Nocategory kàLßimĐèkiihTiLàL İnsanların mal ve servette çoğalma yarışlarının kendilerini felakete sürüklemesinden söz edildiği için bu adı almıştır. Sekiz ayettir. Tekasür Suresinde; mal, mülk ve servet yarışının insanları oyalayıp kendinden geçiren bir hata olduğu belirtilmiştir. Nasr Suresi Arapça Okunuşu. 3 ayetten oluşan Nasr Suresi, Kur'an-ı Kerim'in en kısa sureleri arasındadır. Nasr Suresi okunuşu itibarı ile son derece ahenkli ve ölçülü bir yapı arz eder. Felâk suresinin anlamını ve bu surede nelerden söz edildiğini defterinize yazınız. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla başlarım. De ki: Sabahın sahibi olan Allah’a sığınırım. Ve hased ettiği zaman hasetçinin şerrinden Allah’a sığınırım. Duha Suresinin Anlamı. Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle. 1- Andolsun kuşluk vaktine. 2- ve dindiği zaman o geceye ki, 3- Rabbin sana veda etmedi ve darılmadı! 4- Ve kesinlikle senin için sonu önünden (ahiret dünyadan) daha hayırlıdır. 5- ileride Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın! Vay Tiền Nhanh Ggads. FELAK SURESİFelak Suresi’nin Kur’an-ı Kerim’deki YeriFelak, sabah manasına geldiği gibi yarmak manasına da gelir. Bundan sonra gelen Nâs sûresiyle birlikte ikisine “iki koruyucu” anlamında “muavvizeteyn” denir. Bu sûrelerin şifa maksadıyla okunduğuna dair hadisler vardır. Medine’de inmiştir. 5 beş Suresi’nin İnişiBu iki sûrenin Felak ve Nâs nüzul sebebi şöyle olmuştur “Lebîd bin Asım” Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem’e büyü yaptı. Bu herif yahûdi idi. Rasûlü EkremSallallahü Aleyhi ve Sellem’ in tarağı ve saç telleri ele geçirildi. Bunlar “hurmadan bir kılıf içine yerleştirildi. ;Felak Suresi Hakkında Bilinmesi Gerekenler ve Kuran-ı kerim“Zervan” adlı kuyuya içinde ve bir taşın altına konuldu. Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem’ de sihrin bir yol boyunca tesiri az-çok görülmeye başladı. Son kırk günde şiddetlendi. Son üç gün içinde de çok şiddetlendi. Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem sıkıntılı idi. Bazen yapmadığı bir işi yaptığını zannediyordu. Hanımlarını ziyaret ettiğini ziyaret etmeyi düşününce ziyaret ettiğini sanıyordu. Bu, kimsenin bilmediği bir durumdu. Peygamberlik görevini eksiksiz yapıyordu. Âyeti yanlış okuduğu rivayeti yoktur. Bir gün Hz. Âişe radıyallâhu anh’ nin evinde bulunuyordu. Allah’a dua ve niyaz ediyordu. O arada uykuya daldı. Uyanınca Hz. Âişe radıyallâhu anh’ye“— Ben Allah’tan sorduğum sorunun cevabını aldım,” Âişe “O nedir?” diye EkremSallallahü Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu“— İki kişi bana geldi. Birisi başım, diğeri ayaklarım tarafına durdu. Birincisi sordu Ona ne oldu? Öbürü Buna sihir yapılmış? Diğeri Kim sihir yapmış? Diğeri Lebîd bin Âsim. Diğeri Ne içinde? Öbürü Tarak, saçlar ve hurma lifi içinde. Öbürü O nerede? Diğeri Benîzureyk’ın kuyusu Zervanda Öbürü Ne yapmalı?. Diğeri Kuyunun suyunu boşaltarak o taşın altındaki bu şeyleri çıkarmalı. Rüyasında Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem a olay, olduğu gibi gösterildi. Bunun üzerine Rasûlü Ekrem Hz. Ali radıyallâhu anh, Ammar bin Yâsir’i ve Zübeyr önce oraya gönderdi. Kendisi de birkaç kişi ile o kuyuya geldi. Sihir ortaya çıkarıldı, üzerinde on bir düğüm ve bir putçuk vardı. Bu putçuğun üzerine de İğneler batırılmıştı. Cebrail radıyallâhu anh gelerek “Mu-avezeteyn’i oku” dedi. Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem her iki âyeti okudukça bir düğüm çözülmüş ve bir iğne de çıkıyordu. Son âyete geldiğinde hem düğümler çözüldü1 iğneler de çıktı. Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem kendini hafiflemiş hissetti. Lebîd suçunu itiraf etti. Rasûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem onu bağışladı. Onu öldürmemelerini tembih Sallallahü Aleyhi ve Sellem”—Felâk, cehennemde bir ağaçtır. Hak Teâlâ bir kâfire şiddetli azap vermek istediği zaman onun yemişinden yedirirler. Rivayete göre Kaabul Ahbar bir kiliseye uğradı. Bîr kaç kişi ibadet ediyorlardı. Onlara “—Ey azgın kavim! Felak sizin içindir.” Ona “—Felak nedir?” diye sorulunca şöyle dedi “—Cehennem içinde bîr kuyudur. Onun kapısı açılsa, bütün cehennemlikler onun azabından korunmak için feryat ederler.”Felak Suresi Arapça OkunuşuFelak Suresi Türkçe OkunuşuBismillahirahmanirrahimKul e’ûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğasikın izâ vekab. Ve minşerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ Suresi Türkçe AnlamıRâhman ve Rahim Olan Allah’ın AdıylaYaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümle nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım. Felak Suresi İngilizce Çevirisi De ki Sığınırım ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe –> Say I seek refuge in the Lord of DaybreakkYarattığı şeylerin şerrinden –> From the evil of that which He created;Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden–> From the evil of the darkness when it is intense,Düğümlere üfleyip tüküren büyücü kadınların şerrinden –> And from the evil of malignant witchcraft,Ve hased ettiği zaman hasedcinin şerrinden –> And from the evil of the envier when he Suresi’nin FaziletleriUkbe bin Âmir el-Cühenî Radıyallâhu Anh’den rivayetle Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem buyurdu ki-“Allah bana benzeri görülmemiş ayetler indirdi” ve sonuna kadar Nas ve Felak surelerini okudu.”Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem, Ukbe bin Amir Radıyallâhu Anh’e şöyle buyurdu-“Ey Ukbe! Şüphesiz sen Kuran’dan, Allah’a, Felak suresinden ne daha sevimli, ne de O’nun katında gayeye daha ulaştırıcı olan hiçbir sure asla okuyamazsın.”Felak Suresine İlişkin RivayetlerBeş vakit namazdan sonra Felak suresini 3 kere okuyan kişi, semavi belalardan ve dünyevi kazalardan devam etmek, hasetçilerin hasedini devam eden kimseye Allah’u Teâla kolay yoldan rızık nasip eder. İnsanların hasedinden, her türlü şer ve kötülüklerden muhafaza kimse sabah akşam üçer defa İhlas Suresi, Felak ve Nas Surelerini okursa, Allah’u Teâla o kimseyi cin ve insan şerlerinden korur. Ayrıca bela ve musibetlere karşı da koruma altına alır. Hiçbir kötü kişi ona kötülük nefesini vermekte olan kimseye bu sure okunursa ruhu bedenden rahatça ayrılır. Yatağa girerken okuyan kimse, cin ve şeytanların şerrinden kurtulur. Vesvesesiz, korkusuz bir uyku ve büyüyü tesirsiz hale getirmek ve şeytandan korunmak için Felak ve Nas sureleri 41′er defa Suresinin Tefsiri1. “Sabah” diye çevirdiğimiz “felak” kelimesi “yarmak” anlamındaki “felk” mastarından isimdir. Yarma ve çatlatma neticesinde meydana gelen şeyin sıfatı olarak kullanılmaktadır. Yaygın yoruma göre burada Yüce Allah’ın gece karan­lığını yarması neticesinde meydana gelen sabah aydınlığını ifade eder. Ancak, bir sonraki âyetle bağlantısı dikkate alındığında kelimenin, “yokluktan yarılıp çıkan mahlûkat” şeklinde özetleyebileceğimiz daha genel bir anlam içerdiğini kabul et­mek gerekir. Buna göre “felak” kelimesi kâinatın yokluk alanından bir patlama ile ilk meydana gelişini ve yaratılışını ifade eder. Bu cümleden olmak üzere arzdan kaynayan pınarlar, bulutlardan boşalan yağmurlar, tohumlardan filiz veren bit­kiler, rahimlerden çıkan yavrular gibi Yüce Allah’ın kudretiyle bir asıldan, bir kaynaktan ayrılıp çıkan bütün mahlûkat “felak” kelimesinin kapsamına girer. Ay­rıca -Esed’in de belirttiği gibi “felak” kelimesinin “bir belirsizlik döneminden sonra hakikatin ortaya çıkışı” şeklindeki tanımı dikkate alındığında “sabahın Rabbi” deyimiyle “Allah’ın, hakikatin her şekil­deki idrakinin kaynağı olduğuna ve bir kimsenin ona sığınmasının, hakikatin ar­dından koşmak’ ile eşanlamlı olduğuna” işaret edildiği de düşünülebilir. Eski tef­sirlerde “felak” kelimesine “cehennemin ismi, cehennemde bir zindanın veya bit­kinin ya da kuyunun ismi” gibi -bize göre isabetli olmayan- başka yorumlar da getirilmiştir. 2. Bütün mahlûkatın şerrinden Allah’a sığınmanın gereği vurgulanmıştır. Bu ifade, maddî ve manevî, dünyevî ve uhrevî, dış âlemde veya kişinin nefsinde, tabiî ve ihtiyarî, her türlü şerri kapsamaktadır. Allah’ın yarattıklarının şerri, kötülüğü yaratma bakımından Allah’a ait olmakla beraber her yaratılanın bir hikmeti, bir faydası, ilâhî plana uygun bir fonksiyonu vardır. Bu imtihan planında ve ortamın­da insana kötüyü isteyip istememe ve onu icra için iradesini harekete yöneltme yetisi verilmiştir. Öte yandan Allah’ın kötü olarak nitelemediklerini kötü sayan veya kötü kılanlar, bu sınava tâbi olan şuurlu varlıklardır yani kötülük onların tav­rı, tercihi, kullanma ve uygulama biçimi ve yeri ile “Gece” diye çevirdiğimiz “gâsık” kelimesine müfessirler “soğuk, Süreyya yıldızı, güneş, ay, yılan ve zarar veren her şey” mânalarını da vermişlerdir. Buna göre bastırdığında soğuğun, bat­tıklarında Süreyya yıldızı veya güneşin, tutulduğunda ayın, soktuğunda yılanın ve zarar veren her şeyin şerrinden Allah’a sığınmak gerekir. Ancak burada da müfes-sirlerin çoğunluğu bizim mealde verdiğimiz “gece” mânasını tercih etmişlerdir. Çoğu zaman ve özellikle bu âyetlerin indiği devirlerin şartlanandaki insanlar için gece karanlığı korkutucu ve ürperticidir; faydalan yanında bazı sıkıntıları da var­dır. Çünkü gece karanlığında İnsanın faaliyetleri zorlaşır, gündüzün yapılan işlerin bir kısmı gece yapılamaz, hatta bazen imkânsız hale gelir; yolcu yolunu şaşırır, düşmana karşı korunmak güçleşir. Râzî şöyle der “Geceleyin yırtıcı hayvanlar in­lerinden, haşereler yerlerinden çıktığı, hırsızlar ve soyguncular hücuma geçtiği, yangınlar olduğu ve yardım imkânı azaldığı için gecenin şerrinden Allah’a sığınıl­ması emredilmiştir. “Çöken karanlık” mecazî anlamda zulüm ve cehalet karanlığı, karanlık düşünceler ve insanın İçine çöken, onun ruh dünyasını karartan kin, öfke, şehvet ve kıskançlık gibi kötü huylar yahut ölüm, ümitsizlik ve karamsarlık gibi insanı korkutup kaygılandıran haller şeklinde de “Üfürenler” diye çevirdiğimiz “neffâsât” kelimesi hem erkek hem de kadın için kullanılır. Âyet metnindeki “ukad” ise “düğüm” anlamına gelen “ukde” kelimesinin çoğuludur. “Düğümlere üfüren­ler” diye tercüme ettiğimiz ifade, “kadın sihirbazlar, sihirbaz nefisler, sihirbaz gruplar” anlamlarında da yorumlanmıştır. Zemahşerî, âyette Allah’ı sığınılması emredilen asıl kötülüğün ne olduğu hususunda şu ih­timalleri sıralara Sihirle uğraşanların yaptıkları İşten ve bunun Sihirbaz kadınların, yaptıkları sihirle insanları fitneye düşürmelerinden ve bâtıl şeylerle insanları Sihirbazlar üfürdükleri zaman onların et­kisiyle değil Allah’tan gelen bir musibetten Allah’a sığınmak emredilmiştir. Râzî, “neffâsât” kelimesini, “cinsel câzibeleriyle erkekleri âdeta büyülercesine etkileyip türlü türlü işler yaptıran kadınlar” şeklinde özet­leyebileceğimiz mecazî bir anlamda yorumlamanın uygun olacağını belirtmiştir. Bununla birlikte yaygın yoruma göre burada gerçek büyücüler ve üfürükçüler kastedilmiş ve kadınıyla erkeğiyle büyü ile meşgul olan herkesin şer­rinden Allah’a sığınılması emredilmiştir. Câhüiye döneminde ipi düğümleyerek ve düğümlere bir şeyler okuyup üfleyerek büyü yapıldığı birçok kaynakta zikredil­miştir. Âyette düğümlü ipe üflenerek yapılan büyünün etkisinden ve şerrinden değil, bunu yapanların kötülüğünden söz edilmiştir. Şu halde bu tür işlerle meşgul olanlar insanları aldatmakta, kafalarını karıştırmakta, onları bilhassa sıkıntılardan kurtulma hususunda gerçeklere yönelmekten ve bilime uygun tedbirlere başvur­maktan alıkoymakta, yanlış yollara ve davranışlara yönlendirmektedirler. Âyet, müminlerin büyücü ve üfürükçülere itibar etmemeleri, onlardan uzak durmaları, onlara değer vermekten sakınmaları gerektiğini de ortaya koymaktadır. Nitekim Taberî’nin naklettiği bir rivayete göre Hasan-ı Basrî, bu âyet söz konusu olduğun­da “Sihre bulaşanlardan sakının” demiştir. Felak ve Nâs sûrelerinin Medine’de indiğini söyleyen müfessirler burada bir Yahudi tarafından Hz. Peygamber Sallallahü Aleyhi ve Sellem’e sihir yapıldığını, bu sebeple onun altı ay veya daha fazla bir süre rahatsızlanıp söylemediği bir sözü söylemiş ve yapmadığı bir şeyi yapmış gibi hayal ettiğini, bunun üzerine Felak ve Nâs sûrelerinin indiğini ve Resûlullah’ın bunları okuyarak şifa bulduğunu bildiren rivayetlere dayanmaktadır­lar bk. Kurtubî, XX, 253. Ancak diğer Mutezile âlimleri gibi Zemahşerî de âyet­le ilgili yorumunda, bu tür uygulamaların gerçekliğine ve etkilerine inanmayı kesinlikle reddeder. Son dönem âlim ve müfessirlerinden Muham-med Abduh, böyle bir olayın Peygamber Sallallahü Aleyhi ve Sellem’İn ve vahyin sihir vb. beşerî etkilerden korunmuşluğunu ifade eden âyetlere aykırı olduğunu ileri sürerek ilgili rivayetlerin kabul edilemeyeceğini söylemiştir. Benzer görüş Reşİd Rıza tarafından -mevcut psikolojik bul­gulara da dayanılarak- daha ayrıntılı bir şekilde ifade edilmiştir. Bizim kanaatimize göre bilgi ve inanç konularında mütevâtir olmayan rivayetlerin dayanak olamayacağı birçok siinnî âlimin üzerinde birleştiği bir kural olup Peygamber Sallallahü Aleyhi ve Sellem’e büyü yapıldığı iddiasının hem bilgi hem inançla ilgisi bulun­duğundan bu konuda mütevâtir olma değeri taşımayan rivayetlere itibar edil­memesi gerekir. 5. “Kıskanç kişi” diye çevirdiğimiz “hâsid” kelimesi “kıskanmak” anlamına gelen hased kökünden sıfat olup kıskançlık ve çekememezlik” duygusunun et­kisinde kalan kişiyi İfade eder. Bu duygunun etkisiyle “birinin sahip olduğu nimetin zevalini arzulama” anlamına gelen hased, İslâm ahlâk kaynaklarında baş­lıca kötülük kaynaklan arasında gösterilmiştir. Bir tür ruh hastalığı kabul edilen hased duygusunun insan tabiatındaki bencillik eğiliminden, dolayısıyla baş­kalarının kendisinden daha üstün durumda olmasına tahammül edememesinden kaynaklandığı, bu durumun onu bir tür bunalıma soktuğu bildirilmektedir. Bu nedenle âyette, kıskançlığı tutan hasetçinin şerrinden Allah’a sığınmanın önemine dikkat çekilmiştir. Muavvizeteyn sureleri içerisinde yer alan Felak Suresi 5 ayetten oluşurken, Nas Suresi de 6 ayetten oluşan kısa sureler içerisinde yer alır. Felak şafak vakti anlamını taşırken Nas insanlar manasını taşır. Felak Suresi 113, Nas Suresi 114. Suredir. Yaratılanlardan, Gecenin kötülüğünden, üç harflilerden, büyücülerden ve şeytanın şerrinden korunmak için ALLAH’a sığınmayı emreder. Çünkü bütün kötülüklerden kurtarma gücü bir tek O’ndadır. Felak ve Nas Suresi Ne zaman Nasıl İndi? Felak Suresi, sureler içerisinde bir sıralama yapılırsa Mekke’de indiği bilinmektedir. Hemen ardından da Nas Suresi indirilmiştir. Art arda gelen ve birlikte okunan bu sureler bazı kaynaklarda Medine’de indi diye geçse de büyük kesim Mekke olarak kabul etmektedir. Felak ve Nas suresini ALLAH Hz. Peygamber’e indirdi, Cebrail ona bir Yahudi’nin kendisine lanet ettiğini ve lanetin bir kuyuda olduğunu söyledi. Bunun üzerine Hz. Peygamber İmam Ali’den bu iki sureyi okuyarak laneti kaldırmak için kuyuya gitmesini istemiştir. Felak ve Nas Suresi Felak Suresinin Arapça Latince Okunuşu Bismillahirrahmânirrahîm. 1- Gul e’ûzu bi-Rabbi’l-felak. 2- Min şerri mâ halak. 3- Ve min şerri ğasigın izâ vegab. 4- Ve min şerri’n-neffâsâti fi’l-ugad. 5- Ve min şerri hâsidin izâ hased. Nas Suresinin Arapça Latince Okunuşu Bismillahirrahmânirrahîm. 1- Gul e’ûzu bi-Rabbi’n-nâs. 2- Meliki’n-nâs. 3- İlâhi’n-nâs. 4- Min şerri’l-vesvâsi’l-hânnâs. 5- Ellezî yuvesvisu fî sudûri’n-nâs. 6- Mine’l-cinneti ve’n-nâs. Felak Suresinin Anlamı Meali 1. De ki “Şafak vaktinin Rabbine sığınırım” Cabir, Felak’ın sabah anlamına geldiğini söylüyor. İbn Abbas, Felak’ın yaratma anlamına geldiğini söylüyor. Ka’ab el-Ahbar, Felak’ın cehennemde bir yer olduğunu söylüyor. Kapısı açıldığı zaman, ateşin şiddetinden bütün cehennemlikler feryat ederler. İbn Cerir ve İmam Buhari, bunun sabah anlamına geldiğini ve bu görüşün makul göründüğünü söylüyorlar. ALLAH, müminleri Felak’ın Rabbine sığınmaya yönlendirir. 2. De ki “Yarattıklarının şerrinden Rabbine sığınırım” Ve yarattıklarının şerrinden sığınmaktır. Cehennem, İblis Şeytan ve onun neslini içerir. 3. “Gecenin şerrinden, akşam simsiyah korkutucu karanlığının da şerrinden de Rabbine sığınmalıdır” İbn Zeyd’e göre Araplar, Pleiad yıldızının batışını Ghasik olarak adlandırmışlar ve battıktan sonra ve yükseldiğinde hastalığın arttığına ve yayıldığına inanmışlardır. Bazı müfessirler, Ghasik kelimesinin ay anlamına geldiğini söylerler. Peygamber’in bir gün Aişe’nin elinden tutup ayı işaret ederek “Bu gecenin şerrinden sığının” dediği bir hadise dayandırırlar. Ancak ayın doğuşu ve yıldızların ortaya çıkışı geceleri olan şeylerdir. 4. “Düğümlere üfledikleri zaman büyücülük yapanların şerrinden Rabbine sığınırım” 5. “Kıskandığı zaman haset edenin şerrinden de Rabbine sığınırım” Nas Suresinin Anlamı Meali Rahmân ve Rahîm olan ALLAH’ın adıyla. 1. De ki “Sığınırım insanların yaratıcısı Rabbine” 2. Sığınırım insanların mutlak yöneticisine, 3. Sığınırım insanların ilahına, 4. Sığınırım o sinsi vesvesenin şerrinden, 5. O ki insanlara kötü düşünceler üfler, 6. Gerek 3 harflilerden, gerek insanlardan ve diğer vesvesecilerin şerrinden de Rabbime sığınırım. Felak ve Nas Surelerinin Faziletleri ve Sırları Felak ve Nas Surelerinin Faziletleri ve Sırları 1 Ölümcül ve cilt hastalıklardan kurtulmak için okunur Felak ve Nas Suresi, ölümcül ve cilt hastalıkları için en iyi ilaçtır. Felak Suresi’nin ikinci ayeti, yaratılan her şeyin şerrinden ALLAH’ın korunmasını istemekle ilgilidir ve bu aynı zamanda sağlıkla ilgili konuları da içerir Her türlü ateşli ve diğer hastalıklar,Kronik ve hayatı tehdit eden hastalıklar,Depresyon, anksiyete, bipolar bozukluk ve her türlü fobi gibi akıl hastalıklarından,Bir kişinin sağlığını ve fiziksel yaşamını olumsuz yönde etkileyen herhangi bir şeyden korur. Hadis Muhammed her iki Sureyi de hastalık için nasıl kullandı? Hz. Aişe anlatıyor “Resulullah ne zaman hastalansa Felak ve Nas Suresi okur ve sonra nefesini vücuduna üflerdi ve bereketini umarak ellerini vücuduna sürerdi. 2 Yaratılmış her şeyin şerrinden korur Bu iki sûre, yaratılmış her şeyin şerrinden bizi korumak için indirilmiştir. Yaratılan her şeyin kötülüğü, iletişim kurduğumuz ve deneyimlediğimiz her şey anlamına gelir. 3 Her türlü bilinmeyen tehlikeye karşı da koruma sağlar İnsan beyni, bunların ciddiyetini ve insanlar için oluşturdukları tehlike düzeyini algılayamadığından, bilinmeyen sayısız tehlike vardır. Karanlık, bir şeyleri net bir şekilde göremememizi sağlayan, gün ışığını geride bıraktığında gece anlamına gelir. Görünmeyen ve bilmediğimiz yerlerde bir tehdit varsa, bizi koruyabilecek daha yüksek bir güce ve zekâya ihtiyacımız var. Bu tür tehlikelere maruz kaldığımız anları yaşarken, bu ayetin getirebileceği faydalar saymakla bitmez. Bir kişinin karşılaşabileceği en yaygın tehditlerden bazıları şunlardır Arkadaş canlısı ve iyi niyetli görünebilecek, ancak sizin iyiliğinize ve mutluluğunuza karşı olabilecek arkadaşlar. Yüzeyde empati gösterebilen, ancak kıskançlık ve rekabet nedeniyle ikiyüzlüler güvenliğiniz için bir tehdit oluşturabilir. Herhangi bir ortamdan saldırabilecek gizli düşmanlar ve yasadışı olaylar başımıza gelebilir. 4 Kara büyünün kaldırılması Kara büyü uzun zamandır kötü niyetli insanlar için bir araç olmuştur ve bunu sözde düşmanlarının hayatına zarar vermek için kullanırlar. İki Sure, özellikle, kötü niyetin bilinçli kullanımını içeren büyü gibi meseleleri ele almak için özel olarak vahiy edildi. Felak Suresi’nin 4. ayeti, büyü yapanlardan veya profesyonel büyücülere gidenlerden ALLAH’tan nasıl korunmamız gerektiğini anlatır. 5 Kötü cinlerden ve nazardan korunma Bu İki Sureyi günlük hayatınızın bir parçası haline getirin. Bunun manasını anlayın ve ALLAH’ın bu iki güçlü silahı kem gözlere ve cinlere karşı göndererek bize nasıl merhamet ettiğini takdir edin. Görünmeyen dünyanın şerri birçok Müslümanın düşündüğünden daha tehlikelidir. ALLAH bu Sureleri göndererek Peygamberimiz Muhammed aracılığıyla bizi uyardı, ancak ne yazık ki çoğumuz kötü üç harflilerin ve nazarın insan yaşamının yok edilmesindeki rolünü anlamıyoruz. Bu iki tehdit şeytan 3 harfliler ve nazar önce kişinin zihnini ve ruhsal sağlığını etkiler. Sonuç olarak fiziksel dünyada; sağlık kaybı, iş kayıpları, ilişki evlilik, aile sorunları gibi istenmeyen olaylar şeklinde kendini gösterir. 6 Kıskanç kişilerden korunma Kıskançlık, sadece kıskanan kişiyi değil, aynı zamanda karşıdaki kişiyi de incittiği için herkesin uzak durması gereken bir şeydir. ALLAH bu tehditten özellikle Felak Suresi’nin son ayetinde bahsetmiş ve kıskanç varlıkların bizi incitmediği güvenli bir ortam yaratmamız için bize güç vermiştir. 7 Vesveselerden korunmak Vesveseler Şeytan’ın bir hilesidir. Teknik olarak, vesvese, şeytandan ve dış kaynaklardan 3 harfliler ve insanlar bir kişinin kalbine ve zihnine giren düşünce, fikir ve duygu şeklindeki her türlü olumsuz veya kötü bilgidir. Bu olumsuz düşünce ve düşünceler, ALLAH’ın ve O’nun Peygamberi önerdiği güzel olumlu düşüncelerle değiştirilmezse, bir yanılgıya dönüşür ve insanı sonunda istenmeyen durumlara yol açacak işler yapmaya zorlar. Felak Suresi Tefsiri Felak kelimesi sözlükte yarıp çıkarmak manasını taşımaktadır.. Burada birçok ortak görüşe göre, gecenin karanlığının parçalanmasıyla ortaya çıkan şafak vakti anlamı taşır. Cenab-ı Hak kendisi için Gecenin karanlığını yarıp sabahı çıkaran gibi özel bir sıfat da kullanmıştır. Sabah’ın Rabbi manasına gelip, bu sure gecenin siyahlığından aydınlığa yani şafak vaktine çıkmak, bunaltıcı, içinden çıkılmaz durumlardan daha rahat bir yaşama erişmek için aydınlığın ve diğer her şeyin yaratıcısı olan ALLAH’u Teala’ya sığınmayı emretmektedir. Felak ile ALLAH Teala’nın yarıp ortaya çıkardığı her şey kastedilmiş de olabilir Gecenin simsiyah karanlığını parçalayıp aydınlığı, ışığı yani sabahı çıkardığı gibi, yeryüzünü de yarıp birçok farklı ürünleri de parçalayarak ondan nice şelaleleri, nehirleri ve herkesin bulmak için yarıştığı madenleri yaratıyor,Bulutları bir araya getirip ayırarak onlardan yağmurları yağdırıyor,Annelerden birbirinde güzel ve farklı yavruları dünyaya getiriyor. İşte her türlü şerden bu kadar inanılmaz ve kusursuz işler yapan sonsuz güç sahibi ALLAH’a sığınmak gerekir. Nas Suresi Tefsiri Nas’ın birkaç anlamı vardır ve kök kelimelerinden biri de Nasiyya’dır yani unutkan olmak manasına gelir. İnsan her zaman şeytani ayartmalara maruz kalır ve cin ve insan şeytanları onun kalbine girmeye çalışır. Onun bilgisinin ölçüsü ve toplumsal konumunun derecesi ne kadar yüksek olursa, şeytanlar onu doğru yoldan saptırıp saptırıncaya kadar şeytanların ayartmaları o kadar şiddetli olur. Bu Sure, bir lider ve örnek olarak Hz. Peygamber’e her türlü ayartmanın şerrinden ALLAH’a sığınmasını emreder. Bu Surenin içeriği bir önceki Sure olan Felak Suresi ile örtüşmektedir. Nas Suresi ayrıca son sure olma özelliği taşır ve 3 defa tekrar edilmiştir. Felak surenin tamamlayıcısıdır. Her ikisinde de insanın ALLAH’ın adıyla ALLAH’a sığınması istenir. Bir farkla, Felak Suresi’nde çeşitli dış kötülüklerden bahsedilir, ancak bu Surede sinsi varlıkların kötülüğü vurgulanır. Felak sûresi, Medîne-i münevverede nâzil oldu indi. Beş âyet-i kerîmedir. İlk âyet-i kerîmede geçen Felak kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûrede Allahü teâlâ; görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen bütün kötü şeylerden kullarının kendisine sığınmalarını, güvenilecek ve sığınılacak tek varlığın kendisi olduğunu bildirmektedir. Senâullah Dehlevî, İbn-i AbbâsAllahü teâlâ, Felak sûresinde meâlen buyuruyor kiYâ Muhammed! Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöküp bastığı zaman gecenin şerrinden, büyücülerin ipliklere bağladıkları düğümlere üfüren nefeslerin büyücü ve üfürükcülerin şerrinden, hased edenin, hased ettiği zaman şerrinden, karanlığı yırtan nûrun Rabbine sığınırım de! Âyet 1-5Ey Ukbe! Felak sûresini oku. Zîrâ sen, Allahü teâlâya Felâk sûresinden daha sevimli gelen ve daha beliğ olan hiç bir sûre okuyamazsın. Mümkün olursa onu çok oku. Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ahmed ibni Hanbel Oluşturulma Tarihi Ağustos 24, 2020 0218Felak Suresi Kuran-ı Kerim'in 113. suresidir. Toplam 5 ayetten oluşur. Nas Suresi ile birlikte ''Muavvizeteyn'' adını almıştır. Türkçede ''iki koruyucu'' anlamına gelir. Nas ve Felak sureleri cinlere ve görünmeyen düşmanlara karşı birlikte okunur. 7. sınıflar için Felak suresini ve anlamını adını ilk ayette geçen ''Felak'' kelimesinden almıştır Sabah ve gün doğumu anlamlarına gelir. Sıkıntı ve korku anlarında çoğunlukla Nas ile beraber okunur. . Felak Suresi ve Anlamı 1- Felak Suresi ve Okunuşu Bismillahirrahmânirrahîm. 1- Kul e'ûzü birabbil felak 2- Min şerri mâ halak 3- Ve min şerri ğasikın izâ vekab 4- Ve min şerrinneffâsâti fil'ukad 5- Ve min şerri hâsidin izâ hased 2- Felak Suresi ve Anlamı Rahman ve Rahim olan Allah'ın Adıyla 1- De ki Sığınırım ben sabah aydınlığının Rabbine 2- Yarattıklarının şerrinden / yarattığı şeylerin yaptığı kötülüklerden 3-Karanlık çöktüğü zaman gecenin / karanlığın kötülüğünden 4- Düğümlere üfleyenlerin / üfürükçülerin şerrinden 5- Ve haset çıktığı zaman hasetçinin / kıskançlık yapanın kötülüğünden. 3- Felak Suresi ve Meali Felak Suresi yeryüzündeki kötülüklerden sığınmak Allah'a yönelmemiz gerektiğini bildirir. Yeri ve göğü yaratan, insanların ruhuna kendi ruhundan üfleyen, hayrı ve şerri bilen Allah-u Teala bizi tüm kötülüklere karşı koruyacak yegane güçtür. Yalnızca ona sığındığımız takdirde tam anlamıyla güvende oluruz. Allah kullarını gözetir. Onun bize bahşettiği gözlerle etrafımızdakileri görür, kulaklarla işitiriz. İnsan aynı zamanda dünyadaki tek ''natık'' varlıktır. Bu kelime hem konuşabilen hem de düşünebilen varlık demektir. Bize bahşedilen düşünme yeteneği ile nelerin hayırlı nelerin tehlikeli olduğunu anlayabiliriz. Konuşarak çevremizdeki insanları günah ve tehlikeli şeylere karşı uyarabiliriz. Allah, kainattaki her şeyi zıddıyla yaratmıştır. Kış - yaz, sıcak- soğuk, güzel - çirkin gibi. Dünyada karanlık ve kötülük varsa aydınlık ve iyilik de vardır. Önemli olan mümin kulların karanlığa sırt çevirip yüzlerini aydınlığa çevirmesidir. Bu dünyanın karanlığında kalanlar Allah'ı ve peygamberini inkar eden, verdiği nimetleri yalanlayanlardır. Sabahın Rabbine sığınmak demek, hayra ve barışa yönelik ameller yapmak demektir. Surenin ikinci ayetinde yaratılanların şerrinden bahsedilir. Allah insanları da cinleri de özgür iradeyle yaratmıştır. Herkes istekleri doğrultusunda hareket eder. Kimileri haram olandan sakınır, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye eder. Kimisi ise nefsinin isteklerine yenik düşer, hem kendisine hem de insanlara zarar verecek günahlar işler. Yalan söylemek, iftira atmak, haksız kazanç elde etmek, yetimin ve yoksulun malına göz dikmek, mal ve para biriktirmek, dünyadaki en yaygın kötülüklerin başında gelir. Zina yapmak, birilerini arkasından çekiştirmek, insanlarla alay etmek ve hayra engel olmak da en büyük günahlardandır. Hz. Muhammed ve sahabesi kafirlere, müşriklere ve münafıklara karşı yalnızca Allah'a sığındı ve sonunda onlar kazandı. Her kim ki Allah'a yönelir ve ondan merhamet dilerse, er ya da geç muradına erer. Şer yolunu seçenekler ise hesap gününde yaptıkları kötülüklerin hesabını tek tek verecektir. Müslümanlara düşen sabırlı olmak ve ahiret yurduna hazırlanmaktır. Surenin dördüncü ayetinde ''düğümlere üfleyenler'' ifadesi kullanılmıştır. Bu ifade, büyücülükle uğraşan kişileri tanımlar. Büyü, dinimizin kesinlikle reddettiği, en büyük günahlardan biridir. Büyü yaptıran da yapan kadar günah işlemiş sayılır. Çünkü büyü, Allah'ın tecellisini ve insan iradesini yok saymaktır. Surenin son ayetinde ise haset kişilerin şerrinden bahsedilir. Haset, kıskançlık, çekememezlik demektir. Bir Müslüman kimseyi kıskanmaz ve haset etmez. Bunlar düşmanca duygulardır. Mümin ise yeryüzündeki herkesi kardeşi ve dostu gibi görür. Haset kişiler birilerinin parasına ve malına göz dikerek kendilerinde de olsun ister. Müslümanlar ise kimsenin parasıyla malıyla ilgilenmez. O elinde olanlardan bol bol infak eder ve zekat verir.

felak suresinin anlamı ve bu surede nelerden söz edildiği