Busanatın inceliklerini anlatan Cinsel Terapi kitabı; hem sistemik seks terapisini tartışmaya açıyor, hem uygulamalarla ve vaka örnekleriyle desteklenmiş yeni kuramsal açılımlar sunuyor, hem de çok önemli yol haritaları ortaya koyuyor. Cinsel terapi süreçleri uzun süren ve güç olan zor vakaların tedavisiyle ilgili önemli On yılı aşkın süredir ödev yapma desteği veren Ödevcim Akademik, size Vaka incelemesi yapmakta yardımcı olacaktır. Vaka İncelemesi yaptırma konusunda sizde Ödevcim Akademik destek olsun istiyorsanız yapmanız gerekenler çok basit. Öncelikle vaka incelemesi ve ödevlerinizle ilgili belgelerinizi akademikodevcim@gmail.com sayfamızdan gönderebilir ödevleriniz, tezleriniz SonBaşvuru Tarihi Eğitimin Amacı: Cinsel terapi; bireylerin cinsellik alanında duygusal ve davranışsal sorunlarının çözümünü, cinsel ve ruh sağlıklarının geliştirilmesi ve korunmasını amaçlayan tekniklerin genel adıdır. Cinsel işlev bozukluklarından dolayı bozulan ruhsal dengeyi sağlamak, yeniden cinsel eğitim vermek, düşünce ve duygu alışverişi kurmak İkinciöğrenme faaliyetindeyse cinsel işlev bozuklukları, cinsel kimlik bozuklukları, ve parafililer (cinsel sapmalar) ile cinsel bozukluklarda tedavi ve hemşirelik bakımı hakkında temel bilgiler hazırlanmıştır. Cinsel bozukluklarda kliniklere baş vurular, toplumun cinsel Asperger Sendromu varlığını gösteren birçok davranış vardır. Özet olarak, aşağıda gösterilmiştir Bu bozukluğun 10 karakteristik belirtisi : Sosyal etkileşim ve sınırlı sosyal ilişkiler için zorluklar. Diğer insanlarla empati eksikliği. Etrafındaki dünyayı ve diğerlerinin duygularını anlama ve anlama güçlüğü Vay Tiền Nhanh Ggads. Çevrenizde davranışları çok aşırıya kaçıyor dediğiniz kişiler varsa histerik kişilik bozukluğunuz olabilir. İşte, uzmanların anlatımıyla histerik kişilik bozukluğunun deşifresi... HİSTERİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU NEDİR? Histerik Histirionik kişilik bozukluğu olan bireyler genel olarak şöyle tanımlamak mümkün Görünümlerine önem veren, renkli, çevrelerine karşı olumlu izlenim bırakmaya çalışan, dikkatleri üzerine çekmeye isteği ve çabası olan, bu nedenle ilişkilerinde etkileyici tutumlar sergileyen, olayları olduğundan daha abartılı yaşayan çoğu zaman dramatize eden, iş birliği kurup çabuk arkadaş edinebilen fakat bir o kadar da kendilerini çabuk reddedilmiş hisseden bireylerdir. Bireyler duygularını uygunsuz ve abartılı sergileyebilirler. Duygularında ani değişimler görülebilir. Sürekli bir yenilik ve heyecan arayışı içinde olabilirler. Sıradan günlük olaylar karşısında sıkkınlık yaşayabilirler. HİSTERİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU OLANLARDA GÖRÜLEN DÜŞÜNCE BİÇİMLERİ • İnsanların ilgisini çeken biriyim. Mutlu olabilmem için insanların ilgisinin benim üzerimde olması gerekir. İnsanlar bana ilgi göstermezse mutlu olamam. Herkes benimle ilgilenmeli. • İnsanlar beni eğlenceli biri olarak tanımalı. Böylece zayıf yanlarımı fark etmezler. • Ben abartılı davranıp aşırıya kaçmadıkça kimse bana ilgi göstermiyor. İnsanların beni görmezden gelmeleri korkunç! • Duygular ve sezgiler mantıklı düşünmekten daha önemlidir. Histirionik Kişilik Bozukluğu; aşağıdakilerden en az beşinin varlığı ile erişkinliğin erken evrelerinde başlayan, aşırı duygusallık ve sürekli kendisiyle ilgilenilmesi çabası ile devam eden bir bozukluktur. • İlgi odağı olmadığı durumlarda rahatsız olur. • Başkalarıyla olan etkileşimi çoğu zaman uygunsuz bir biçimde cinsel yönden ayartıcı ya da baştan çıkartıcı davranışlarla belirlidir. • Hızlı değişen ve yüzeysel kalan duygular sergiler. • İlgiyi üzerine çekmek için sürekli olarak fiziksel görünümünü kullanır. • Aşırı bir düzeyde başkalarını etkilemeye yönelik ve ayrıntıdan yoksun bir konuşma biçimi vardır. • Gösteriş yapar, yapmacık davranır ve duygularını aşırı bir abartmayla gösterir. • İlişkilerin normalden çok daha fazla yakın ve fazla içli-dışlı olmasını ister. Histerik Kişilik Bozukluğu olan bireyler genellikle ilişkilerinde yaşadığı bazı sorunlar ya da başka psikiyatrik bozukluklar nedeniyle uzman yardımı isterler. Bireysel ya da grup psikoterapisi ve ilaç tedavisinden fayda görebilirler. Yayınlanma Tarihi 17 Nisan 2021 Cumartesi, 1000 Cinsel Terapi; cinsel işlev bozukluklarını tedavi etmek, bireylerin ve çiftlerin hayatında en önemli ilişki sorunlarından biri olan cinsel sorunları çözüme kavuştururken, çiftlerin iletişim örüntülerini düzenleyip daha sağlıklı bir çift veya evlilik ilişkisi sürdürmeleri için yardımcı olmaktır. Bu program katılımcılara; cinsellik, cinsel kültür ve cinsel mitler, cinsel gelişim, cinsel bozukluklar, cinsel yönelim, parafililer, cinsel istismar ve cinsel işlev bozuklukları konularında önce teorik, sonra pratik uygulamalar aktarılarak vaka örnekleri ile taçlandırılan tedavi yöntemleri öğretilerek, cinsel terapi alanında uzman yetiştirilmesi amaçlarına yönelik düzenlenir. Bu program neticesinde katılımcılar cinselliğin her alanında teorik olarak bilgi birikimine sahip olurken, kadın ve erkek cinsel işlev bozukluklarında ilk seanstan son seansa seans yapılanmasını, tüm tedavi ve teknikleri detaylı bir şekilde öğrenecek ve cinsel terapist olarak çalışmak üzerine yetkinlik kazanacaktır. Eğitim İçeriği 1- Cinsellik ve kültür, kadın ve erkeğin cinsel anatomisi, cinsel davranış ve fizyoloji 2- Kadın ve Erkek Cinselliği, Cinsel Bozukluklar ve Sıklığı, 3- Cinsel İşlev Bozuklukları Nedenleri, Cinsel Yakınmaları Olan Çiftlerin İlişkileri 4- Kadın Cinsel İşlev Bozuklukları ve Tedavisi 5- İstek, Uyarılma, Orgazm Bozuklukları ve Tedavileri , 6- Cinsel Ağrı Disparoni ve Vajinismus 7- Erkek Cinsel İşlev Bozuklukları ve Tedavisi 8- İstek, Uyarılma, Orgazm Bozuklukları ve Tedavileri 9- Sertleşme Bozukluğu, Erken Boşalma ve Tedavisi 10- Cinsel Sorunun Öyküsünü Almak ve Vaka Analizi Yapmak 11- Sorunun Sistemik Olarak Ele Alınması 12- Simule Öykü Alma Çalışması 13- Biblioterapi, Erotik ve Pornografik Filmlerin Kullanılması 14- Alınan Öyküleri Değerlendirmek Kesin kayıt için; 0552 802 79 28 numaralı hattımız ile iletişime geçmeniz gerekmektedir. Gerekli yönlendirmeler yapılacaktır. CİSED Genel Sekreteri Psk. Kemal ÖZCAN Terapi Odası’nda bu bölümde “Cinsel İsteksizlik ve Cinsel İşlev Bozukluklarını” anlatıyor…Cinsel isteksizlik, cinsel işlev bozuklukları içinde en karmaşık ve yaygın sorunlardan biridir. Çoğu zaman cinsel isteksizliğin mi diğer cinsel işlev bozukluklarına yol açtığı yoksa diğer bozukların sonucu mu bir cinsel isteksizlik olduğu tam olarak ayırt edilemez. Cinsel isteği belirleyen çok sayıda faktör vardır. Bunlar arasında genel sağlık veya cinsel sağlıkla ilgili bozukluklar, hormonal bozukluklar, stresli yaşam, kişiye veya partnere sıkıntı veren olaylar, yaşam krizleri, ekonomik sorunlar, cinselliği ’ayıp, günah, pis ve utanılacak bir şey’’ gibi gören olumsuz cinsellik algısı, bedeninden hoşnut olmama, özgüven eksikliği ve yetersizlik duyguları, kötü bir evlilik veya çift ilişkisi, eşin çekiciliğini kaybetmesi, geçmişten gelen cinsel taciz veya travma öyküsü, depresyon, kaygı bozukluğu, depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklar ve bunlarla ilgili kullanılan ilaçları örnek gösterebiliriz . Okunma Cinsel işlev bozukluğunun evrensel olarak kabul gören bir tanımı yoktur. Masters ve Johnson cinsel işlev bozukluğunu insan cinsel yanıt döngüsünde tatminkar cinsel uyarılma ve/veya doyuma orgazm ulaşmada yetmezliğe yol açabilecek herhangi bir aksama olarak tanımlarlar. Yani cinsel yaşamından tatmin olmama ve bunun sürekli olması temel kitabı kabul edilen DSM-IV ise cinsel işlev bozuklukları için cinsel yanıt döngüsünü belirleyen sürecin bozulması ya da cinsel ilişkide ağrı ile karekterizedir. Ve tanı konulmadan önce kişinin cinsel istek beklentiler ve performansına yönelik tutumlarını etkileyebilecek etnik, kültürel, dini ve sosyal yapısı göz önünde İstek BozukluklarıCinsel işlev bozuklukları aşağıdaki gibi Azalmış cinsel istek bozukluğu - Cinsel tiksinti bozukluğuCinsel Uyarılma Bozuklukları- Kadında cinsel uyarılma bozukluğu- Erkekte Sertleşme BozukluğuOrgazmla ilgili bozukluklar- Kadında orgazm yokluğu - Erkekte orgazm yokluğu - Erken BoşalmaCinsel ağrı bozuklukları- Disparoni Cinsel ilişkide ağrı duyma - Vajinismus - Genel tıbbi duruma bağlı cinsel işlev bozukluğuCinsel İşlev Bozuklukları1- Azalmış Cinsel İstek Bozukluğu 2- Cinsel Tiksinti Bozukluğu 3- Erkekte Sertleşme Bozukluğu 4- Retarde ejakulasyon Gecikmiş Boşalma 5- Prematüre ejakulasyon Erken Boşalma 6- DisparoniAzalmış Cinsel İstek BozukluğuSürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde cinsel fantezilerin ve cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması ya da hiç olmaması ile cinsel istek bozukluğu için tanı koymada aşağıdakilere dikkat etmek - En az 6 ay süreyle tüm cinsel etkinlik sıklığının ayda iki kez ya da daha az olduğunun bildirilmesi,b - Buna eşlik eden, herhangi bir cinsel davranışta bulunmaya yönelik öznel istek kaybı. Cinsel etkinliğe yönelik ilginin azalması, profesyonel yardım arayışı içinde olan çiftlerde en sık rastlanan yakınmalardan biridir. Bu durumda azalmış ya da tamamen kaybolmuş cinsel ilgi, cinsel ilişki kurmaya yönelik girişimleri olanaksız kılar hatta cinsel tiksinti bozukluğu Tiksinti BozukluğuSürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde bir cinsel eş ile genital cinsel ilişki kurmaktan aşırı tiksinti duyma ve bundan tümüyle ya da hemen tümüyle kaçınma olarak tanımlanır. Cinsel tiksinti bozukluğu hem erkeklerde hem kadınlarda görülebilir. Cinsellikten tiksinen birey cinsel ilişkiden sürekli kaçınır. Daha ağır şekillerinde, cinsel etkinliğe yol açabileceği korkusu ile birey, dokunmaktan ve iletişim kurmaktan da kaçınabilir. Cinsel tiksinti bozukluğu tek başına veya diğer cinsel işlev bozuklukları ile birlikte bulunabilir; diğer cinsel işlev bozukluklarının nedeni ya da sonucu olabilir. Erkekte birincil cinsel tiksinti bozukluğu, birincil erektil disfonksiyon ya da retarde ejakulasyon gecikmiş boşalma ile sıklıkla bir arada Sertleşme BozukluğuLoPiccolo, cinsel ilişkiyi gerçekleştirmeye yetecek nitelikte bir setleşmeyi sağlayamama veya bunu sürdürememeyi sertleşmede yetmezlik olarak ve Johnson, 1970' de cinsel ilişkilerinin en az % 75 inde koitusu penisin vajinaya girmesi gerçekleştirebilecek nitelikte ereksiyona sertleşmeye ulaşamayan erkekler için empotans terimini kullandılar. Ayrıca hiç bir zaman koitusu gerçekleştirebilecek nitelikte ereksiyona ulaşamayan ya da bunu sürdüremeyen erkekleri primer birincil empotans, en az bir kez başarılı ilişkide bulunmuş olanları da sekonder sonradan olan empotans olarak 1974' de empotans teriminin yetersizliğini vurgulayarak erektil disfonksiyon sertleşme bozukluğu terimini önerdi. Temel bozukluğun erektil sertleşmeye ait reflekste olduğunu belirterek erektil disfonksiyonu, penisin ereksiyonunu sağlamak için kavernoz sinüslere yeterli kanı pompalayan damarsal vasküler refleks mekanizmanın yetmezliği olarak tanımladı. Aynı zamanda birincil - ikincil ayırımına tam ve durumsal erektil disfonksiyon ayırımını ekledi. Tam erektil disfonksiyonu olanlar hiç bir durumda ve hiç bir eşle sertleşme olmaz. Durumsal sertleşme bozukluğu ise belli durumlarda veya bazı cinsel partnerlerle eş ortaya çıkar .Yaygın olarak kullanılan empotans kavramı, Alman ekolünde Kockott G,1990; Schmidt ve 16 Arentewicz, 1978 erkekte görülen cinsel işlev bozukluklarının tümünü tanımlar. Pek çok yayında ise empotans sertleşme bozukluğu ile eş anlamlı olarak göre sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde yeterli bir ereksiyon Penis sertleşmesi sağlayamama ya da cinsel etkinlik bitene dek bunu sürdürememe olarak kabul bozukluğunun tanı kriterlerini tekrar gözden Sürekli olarak yada yineleyici bir biçimde yeterli bir sertleşme sağlayamama yada cinsel etkinlik bitene dek bunu sürdürememe,B- Bu bozukluk belirgin bir sıkıntıya kişiler arası ilişkilerde zorluklara neden Bu cinsel işlev bozukluğu başka bir Eksen I tanısı ile daha iyi açıklanamaz Başka bir cinsel işlev bozukluğu tanısı dışında ve sadece bir maddenin Örn kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç, yada genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir. Retarde ejakulasyon Gecikmiş BoşalmaMasters ve Johnson 1970' de prematüre ejakulasyonun erken boşalmanın karşıtı olarak ejakulatuar yetersizlik ejaculatory incompetence terimini ortaya attılar ve bu bozukluğu ejakulatuar refleksin özel bir engellenmesi sonucunda erkeğin vajina içinde boşalamaması şeklinde tanımladılar . LoPiccolo ejakulatuar yetersizlik terimini eşinin uyarısıyla orgazma ulaşamayan erkekler için kullandı . Maurice ve Guze 1970 her tür cinsel uyarana karşı yaşam boyu orgazm yokluğunu birincil primer orgazmik disfonksiyon, sıklıkla orgazm güçlüğü çeken vakalarda cinsel uyaran türünden bağımsız olarak en az bir orgazm yaşantısı olmasını da durumsal orgazmik bozukluk olarak tanımladılar .DSM-IV de retarde ejakulasyonu karşılayan tanı sınıflaması erkekte orgazm bozukluğudur. Bu sınıflama için tanı ölçütü, yoğunluğu ve süresi yeterli bir cinsel etkinlik sırasında, olağan bir cinsel uyarılma evresi sonrası, sürekli ya da yineleyici bir biçimde orgazmın gecikmesi ya da olmaması şeklinde belirlenmiştir. Prematüre ejakulasyon Erken BoşalmaÇeşitli araştırmacılar tarafından vajinaya girişten ejakulasyona kadar geçen zaman veya penisin vajina içersinde gidiş-geliş sayısı esas alınarak tanımlanmaya çalışıldı . Masters ve Johnson 1970' de prematüre ejakulasyonu; erkeğin, cinsel birleşmelerinin en az % 50 sinde, eşinin orgazma ulaşmasına yetecek kadar boşalmayı geciktirememesi olarak tanımladılar. Kadınların orgazma ulaşma sürelerinde ve orgazm olma oranlarında bireyler arası büyük farklılıklar gözlenmesi bu tanımın kullanılabilirliğini sınırladı . Kaplan'ın belirttiği gibi erken boşalma, vajinaya girişle ejakulasyon arasındaki zaman veya giriş-çıkış sayısı ya da ejakulasyondan önce eşin orgazm olma oranı gibi niceliksel terimlerle tanımlanamaz. Önemli olan ejakulatuar refleks üzerinde istemli denetimin olmaması ve yüksek uyarılma düzeylerine, refleks olarak ejakulasyon ortaya çıkmadan dayanılamamasıdırKısaca Erken Boşalma prematüre ejakulasyon sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde, çok az bir uyarılmayla ve kişinin istemesinden önce, vajinaya girme öncesi, girer girmez ya da hemen sonra ejakulasyonun olması şeklinde cinsel ilişki olarak bilinir. Kadınlarda çok yaygın görülmekle birlikte erkeklerde de durumu erkekte ya da kadında cinsel ilişkiye yineleyici bir biçimde ya da sürekli olarak eşlik eden genital ağrı olması şeklinde tanımlar. Kaplan, disparoniye benzer olarak bazı erkeklerde ejakulasyon sırasında ya da ejakulasyondan kısa bir süre sonra şiddetli bir ağrı ortaya çıktığını belirterek bunu, psikojenik ejakulatuar ve post ejakulatuar ağrı sendromu olarak adlandırır. Bu ağrı dakikalarla sınırlı kalabilir ya da günlerce sürebilir. Ağrıya kremaster ve/veya iç genital organların düz kaslarındaki spastik kasılmanın neden olduğu İŞLEV BOZUKLUĞU SIKLIĞITam sıklık bilinmemekle beraber cinsel işlev bozukluklarının çoğunun, özellikle hafif biçimlerinin yaygın olduğuna inanılır. Özellikle ülkemizde yakın zamana kadar tabu olan bu durumların sıklığı hakkında sağlıklı verilerimizin olduğunu söylersek sizi yanıltmış oluruz. Her türlü çalışmanın yapılmış olduğu ABD verilerine ve genel poliklinik pratiğimize dayanarak şunu işlev bozukluğu ile ilgili araştırmalar; cinsel sorunlarla kliniklere başvuran hasta grupları, özel klinik hasta grupları veya gönüllü normaller üzerinde yapılmakta ve sıklık bu araştırmalara dayanmaktadır. Bu nedenle bir çok araştırmacının belirttiği gibi genel toplumda cinsel işlev bozukluğu sıklığına ilişkin uygun veri çiftlerin % 50 sinde cinsel sorun %50 sinin geçici erektil güçlük yaşadığını belirtmiş ve bunun normal cinsel davranış sınırları içinde kabul edilmesi gerektiği düşünülmektedir. Yani bir erkek hayatının her anında yeterli verimli olacak diye bir kayıt cinsel işlev bozukluklarının en sık rastlananı erken boşalmadır. Belki de erkeklerin % 50-60 ı bundan işlev bozuklukları kliniklerine başvuran erkeklerin sıkça yakındıkları bir durumda sertleşme bozukluğudur. Cinsel işlev bozukluğu tedavisi için başvuran erkeklerin %36-40'ında birincil yakınmanın sertleşme bozukluğu olduğunu saptamışlardır .Geçen zaman içinde sertleşme bozukluğundan yakınan erkeklerin tedavi arayışlarında artış olduğu terapisine başvuran erkeklerde erektil disfonksiyon sertleşme bozukluğu oranının %27 cinsel tedavi istemi ile başvuran erkeklerin oranından %36 daha düşük olduğunu saptamışlardır .Yapılan bilimsel çalışmalarla genel popülasyonda erektil disfonksiyon oranı %4-9 arasında bulunmuştur .Erkekte orgazm bozukluğu retarde ejakulasyon daha seyrek görülen bir cinsel işlev bozukluğudur. Klinik çalışmalar, cinsel işlev bozukluğu tedavisi için başvuran vakaların % 3-8' inde bu bozukluğun saptandığını terapisi istemi ile başvuran erkeklerin % 17' sinde orgazm bozukluğu saptanması marital uyum azlığı ile erkekte orgazm bozukluğu arasında ilişki olabileceğini düşündürmekte ve bu bozukluğun psikososyal açıdan önemini ortaya koymaktadır .Özet olarak; klinik gruplarda yapılan araştırmalarda erkekte erektil bozukluk daha sık görülmektedir. Prematüre ejakulasyon ise genel popülasyonda daha yaygın gibi görünmektedir. Erkekte orgazm bozukluğu hem genel popülasyonda hem de klinik gruplarda daha az sıklıktadır .Cinsel işlev bozukluklarının tedavisi, iki ana başlıkta toplanabilir Bunlar ön planda psikojenik etkenin rol oynadığı ve ön planda organik etkenlerin yer aldığı tedavi yöntemleridir. Ancak bütün cinsel işlev bozuklukları özgül bir tedavi gerektirmez. Bu sorunların pek çoğu yanlış ve eksik bilgilenmeler ve bunlara bağlı “abartılı beklentiler”den kaynaklanmaktadır. Cînsel işlev bozuklukları, uygunsuz çevresel koşullar nedeni ile de ortaya çıkabilir. Evde başkalarının varlığı ya da çocukların, ebeveynin yatak odasına özgürce girip çıkabilmeleri ereksiyon sertleşme sorunlarına yol istekler ve ihtiyaçları ifade etme güçlükleri, erektil işlev bozukluklarının bir diğer nedenidir. Cinsel isteklerinin normal sınırlar içinde olup olmadığı konusunda bireyin kuşkuları da varsa ifade güçlükleri özellikle belirgin olur. Bu sebeple çok yaygın olarak uygulanan oral genital ilişki biçimleri bireye anormal danışmanlık verilerek bu ve benzeri sorunların üstesinden gelmek mümkün olabilir. Danışman bazen ilk kez ifade edilen bir isteğin aracısı konumundadır; bazen de çekinik olan partnere, o ana kadar söylemeye cesaret edemediği isteklerini dile getirmesi yolunda yardımcı olabilir ve var zannedilen bir çok sorunda halledilmiş olabilir. Bu nedenle uyumsuz bir çift psikoterapi içerikli birkaç görüşmeden sonra tamamen Ruhsal etkenlere yönelik tedavilerBu tip tedaviler önceleri marital tedavinin parçası iken giderek bağımsızlaşıp seks terapi cinsel terapi adını aldı. Cinsel terapi günümüzdeki kullanımıyla cinsel sorunları olan çiftlere uygulanan bir tür bilişsel davranış tedavisi olarak kabul edilebilir. Tedavi başarısında, uygulanan yöntemin ve terapistin profesyonel becerisinin olduğu kadar çiftin tedaviye uyumunun, düzelme istek ve çabasının da rolü vardır. Tedavi şekilleri, bireysel psikoterapi, çift tedavisi, grup terapi, kendi kendine yardım programları, minimal terapist kontaktı ile terapi olarak öncesi, psikoseksüel işlev bozukluğunun tedavisi bireysel psikoterapiydi. Klasik psikodinamik teoriye göre seksüel yetersizliğin kökünde erken gelişim dönemi çatışmaları yatar ve cinsel, bozukluk yaygınlaşmış duygusal bozulmanın bir kısmının tedavi edilmesidir. Tedavide, bilinç dışı çatışmaların ortaya çıkarılması, motivasyon, fantezi ve değişik bireyler arası güçlükler üzerinde durulur. Bu yaklaşım cinsel işlev bozukluğunun tedavisini tam olarak sağlayamamış ve sorunun düzelmesi için davranışçı tekniklere ihtiyaç duyulmuştur. Davranışçı yaklaşımlar; çifte yönelik cinsel terapi dual-seks terapi davranış tedavisi, grup tedavisi ve hipnoterapidir. Ayrıca davranışçı tekniklerle psikanalizin birleştirilmesiyle oluşan analitik yönelimli seks terapisi de tedavide uygulanabilmektedirÇifte Yönelik Cinsel Terapi Dual-sex terapiMasters ve Johnson tarafından geliştirilen bir yöntemdir. Bu yöntemde eşlerle ayrı ayrı görüşülür. Bazı araştırıcılar, görüşmecilerin aynı cinsten olmasını yeğlerler. Görüşmede eşlerin her birinin geçmiş cinsel yaşamları, cinsel yaşamdan ve eşlerinden beklentileri, eşleri ile ilişkilerinin özellikleri araştırılır. Çiftin ilişkisinin uyumu, cinsel sorunlarının niteliği ve boyutları, eşlerin beklentilerine uygun bir değişimin gerçekleşebilirliği değerlendirilir. İlk görüşme aşamasından başlayarak tüm tedavi süreci boyunca en önemli güçlük insanların cinsel konuları konuşmakta çektikleri sıkıntıdır. Çifte cinselliğin doğal ve gerekli olduğu, çektikleri sıkıntının olağan ve herkes tarafından yaşanabilecek bir sıkıntı olduğu anlatılır. Ayrıca, cinsellik üzerine konuşma alışkanlığı olmayan kişilerin, sorunlarını tanımlayacak sözcükleri bulamamaları da beklenir. Hastaların sıklıkla kullandıkları “olmadı”, “başarısız oldum”, “normal değildi” gibi tanımlamalar sorunun niteliğine ilişkin hiç bir bilgi içermez. Bu aşamada karşımızdakini sosyokültürel düzeyine uygun ortak bir dil bularak cinsel işlev aşamalarına yönelik ayrıntılı sorular sorar ve sorunu net olarak ön görüşmeler tamamlandıktan sonra terapist cinsel sorunun niteliksel ve niceliksel boyutlarını içeren bir tanımlamasını her iki eş için de yapar. Bütün davranış tedavilerinde olduğu gibi sorun alanları belirlendikten sonra, tedavi hedefleri çiftle birlikte saptanır. Görece kısa bir tedavi olan cinsel terapide, çiftin tedavinin anlamını, basamaklarını ve hedefini kavrayıp paylaşması büyük önem taşır, çiftin tedaviye katılımını arttırır ve direnci azaltır. Kuramsal olarak cinsel terapinin hedefi, davranış değişikliği, bilişsel kognitif yeniden yapılanma ve fizyolojik yanıtın değiştirilmesi olarak tedavi programına ilişkin ayrıntılı bilgi verilir. cinsel ilişkide ve tedavi sürecinde karşılıklı sorumlulukları olduğu ve sonucu kendi katılımı ile çabalarının belirleyeceği anlatılır. Bir tür ön anlaşma yapılarak tedavi sürecinde cinsel yaşamlarına özel bir önem vermeleri, ev uygulamaları için gerekli koşulları sağlamaları davranış tedavilerinde olduğu gibi seks terapide de terapist tedavi sürecinde etkin rol alır. Terapistin yönlendiriciliği tedavinin başlarında daha belirginken tedavi sürecinin sonuna doğru giderek azalır ve terapist danışman konumuna geçer. Çiftin genel ve cinsel iletişimi geliştirilirken bir yandan da özel teknikler öğretilmeye başlanır. Çifte cinsel ilişkinin birleşme ve orgazmdan ibaret mekanik bir olay olmadığını göstermek için cinselliğin odağı cinsel organlardan tüm bedene yayılır. Bu çerçevede bir bakış açısı yerleştirebilmek için beklentileri ve alışılmış hedefleri ortadan kaldıran hatta yasaklayan ödevler verilir. Ev ödevleri duyumsal keşif sensate focus dönemiyle başlar. Çifte cinsel isteğini belli etme, ilişkiyi başlatma, eşinin cinsel isteğini reddetme durumlarına uygun ifade yolları geliştirmeleri için yardım edilir. Eşler arasındaki cinsel yaklaşımlarda esneklik ve değişkenlik sağlanmalıdır. Genelde seks terapinin yapısı hiyerarşik bir duyarsızlaştırma içerir. Bu temel yapı üzerinde her cinsel işlev bozukluğuna özel teknikler öğretilir. Prematür ejakulasyon için Masters Ve Johnson'ın “Squeeze-Sıkıştırma tekniği veya Semans'ın “stop-start, dur-başla” tekniği kullanılır. Kaplan' ın vurguladığı gibi prematür ejakulasyon niceliksel terimlerle tanımlanamaz. Önemli olan süre değil ejakulatuar refleks üzerinde istemli denetim olup olmamasıdır. Ejakulatuar denetim, refleks olarak ejakulasyon ortaya çıkmadan yüksek uyarılma düzeylerinin tolere edilebilmesidir. Tedavi, ejakulasyondan hemen önceki duyumların farkındalığını sağlayarak ejakulasyonu denetlemeyi öğretmeyi amaçlarÇifte Yönelik Cinsel Terapi Dual-sex terapiErektil sorunların tedavisi, performans beklentilerini ve anksiyeteyi azaltmaya ve yeterli cinsel uyarılmayı sağlamaya odaklanmıştır. Ön sevişmenin süresi ve çeşitliliği arttırılır, kadının etkin katılımı sağlanır. Duyumsal keşif sırasında spontan ereksiyonlar ortaya çıktığında bunlar paradoksal olarak sıkıştırma tekniği ile yok edilebilir. Amaç her iki eşin de ereksiyonun oluşabileceğine inanmasının ve güven kazanmasının sağlanması ve ereksiyon olmadan da zevk alabileceklerinin öğretilmesidir. Zor vakalarda bunun için sabah veya uyku ereksiyonu da terapistler, cinsel işlev bozukluğunu öğrenilmiş uyumsuz davranış olarak kabul ederler. Davranışçı yaklaşımlar başlangıçta fobilerin tedavisinde kullanılmaktaydı. Cinsel işlev bozukluğu vakaları da cinsel ilişki fobisi olan hastalar olarak teknikler kullanılarak, hastada anksiyete yaratan durumlar hiyerarşik bir düzen içinde sıralanır. Standart bir sistematik duyarsızlaştırma programı izlenerek hastanın anksiyetenin üstesinden gelmesi program, anksiyete doğuran öğrenilmiş yanıtın, anksiyete karşıtı cesaret verici davranışlarla engellenmesi esasına dayanır. Tedaviye en az anksiyete uyandıran durumun hayal edilmesi ile başlanır ve adım adım en fazla anksiyete uyandıran duruma ulaşılır. Hastanın cinsel ihtiyaçlarını korkmadan ve açıkça ifade etmesi açısından destekleyici yaklaşımların kullanılması da faydalıdır. Hastanın evde uygulamasına yönelik cinsel etkinlik ödevleri verilebilir ve geçmişte en çok hoşlanılan ve başarıyla uygulanan etkinlikler en yukarıda yer almak üzere hiyerarşik bir düzen cinsel partnerinin duyarsızlaştırma programına katılımı ile tedavi şekli biraz değiştirilebilir. Bu durumda,hastanın tedavi seanslarında elde ettiği kazançları evde cinsel etkinliğe dönüştürmesine yardım edebilecek işbirliği yapan bir partnere gerek tedavisiGrup tedavi yöntemleri,cinsel bozukluğu olan hastalarda hem intrapsişik hem de bireyler arası sorunları araştırmak için kullanılmaktadır. Terapi grubu belli cinsel sorunlar hakkında suçluluk, sıkıntı ve utanç duyan hastalar için kuvvetli bir destek sağlar. Böyle bir oturum cinsel mitlerin engellenmesi, yanlış kavramların düzeltilmesi ve cinsel anatomi,fizyoloji ve davranış şekillerine yönelik doğru bilgilerin sağlanması açısından bozuklukların tedavisine yönelik gruplar bir kaç şekilde oluşturulabilir. Grup üyelerinin hepsi aynı cinsel sorunu paylaşabilirler;cinsiyetleri aynı, cinsel sorunları farklı üyeler olabilirler;ya da gruplar farklı cinsel sorunları olan kadın ve erkeklerden oluşabilir. Grup terapisi birincil tedavi şekli olabilir veya diğer tedavi şekillerine ek olarak başarı ile uygulanması ile hasta , benlik saygısını azaltan ve psikolojik dengeyi bozan cinsel işlev bozukluğunun üstesinden gelebilir. Başlangıçta nonhipnotik seanslar yardımı ile güvenli bir doktor hasta ilişkisi kurulur, hasta açısından fıziksel ve psikolojik rahatlama sağlanır ve karşılıklı olarak tedavi hedefleri belirlenir. Bu süre içinde terapist hastanın trans kapasitesini değerlendirir. Nonhipnotik seanslar klinisyene, hipnoterapiye başlamadan önce ayrıntılı bir psikiyatrik öykü alma ve mental durum değerlendirmesi yapma fırsatı da verir. Tedavinin odak noktasını semptomun giderilmesi ve davranış değişiklikleri oluşturur. Trans durumundaki hasta,her zamanki gerçeklik algısı ile uyumlu olmayan düşünceleri benimsemeye eğilimlidir. Hastaya, anksiyete doğuran durumla başa çıkabilmesi için alternatif yollar gösterilir. Hipnoz altında davranışçı,bilişsel teknikler uygulanır. Analitik yönelimli cinsel terapiPsikodinamik ve psikanalitik yönelimli psikoterapi ile birlikte cinsel terapinin uygulanması, cinsel işlev bozukluklarına eşlik eden psikopatolojisi olan hastaların tedavisinde kullanılabilecek en etkin yöntemlerden biridir. Bu tedavi yöntemi,azalmış cinsel istek bozukluğu olan hastalar için de uygundur. İç görü-yönelimli terapi,sıklıkla sorunun kökünde yatan intrapsişik çatışmalar ya da bireyler arası ilişkilerdeki sorunlarla başa çıkmada hastaya yardımcı etkenlere yönelik tedaviOrganik kökenli cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde amaç esas hastalığın tedavisi olmakla birlikte cinsel sorunların sadece küçük bir kısmı bu yolla düzelebilir. Bu sebeple penis protez cerrahisi, intrakavernöz enjeksiyon tedavisi gibi özel tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Altta yatan nedene bağlı olarak damar cerrahisi de tedavide kullanılmaktadır. 16İntrakavernöz enjeksiyon tedavisiVazo aktif maddelerin corpus cavernosum'a tanı amacı ile enjeksiyonu sonucunda geliştirilmiştir. Son yıllarda Papaverin, Fenoksibenzamin, Prostaglandin E ve bu maddelerin karışımı tedavi amacı ile de kullanılmaktadır. İlaca bağlı olarak enjeksiyondan bir kaç dakika sonra ortaya çıkan ve yarım saat kadar süren ereksiyon yanıtı oluşur. Birincil endikasyonu Esas kullanım alanı, penis kanlanmasında bozulmaya neden olan nörojenik ve vaskülerözellikle arteriyel hastalıkların yol açtığı erektil disfonksiyonlardır. Enjeksiyon yöntemi öğretilerek hastanın tedaviyi kendi kendine uygulaması sağlanabilir. Komplikasyonlar nadir gibi gözükse de priapizm gelişebileceğinden oldukça düşündürücüdür. Daha uzun sürede ortaya çıkabilecek bir başka yan etki de corpus cavernosumda oluşabilecek fıbrotik değişikliklerdir. Yakın zamanda yeni bir endikasyon alanı olarak psişik kaynaklı kronik erektil disfonksiyon üzerinde tartışılmaktadır. Bunun kuramsal temeli, enjeksiyonlar yardımı ile performans anksiyetesine bağlı olarak gelişen kısır döngünün kırılabileceği görüşüdür. Yavaş yavaş arttırılan enjeksiyon miktarı ile hastanın ereksiyon oluşabileceğine dair kaybolan güveni yeniden Cerrahisi GirişimleriYıllardan beri uygulanmaktadır. Alt ekstremitelerdeki iskemik hastalıklar nedeniyle aorta-iliac damarlarda yapılan ameliyatlardan etkileyici sonuçlar alınmaktadır. Endarterektomilerden sonra hem iskemik belirtilerde hem de cinsel işlev bozukluklarında düzelmeler gözlenmektedir. Bu girişimler damar cerrahisinde rutin olarak uygulanan işlemlerdir. Buna karşın penil damar anastomozları örneğin Arteria epigastrica inferior ile Arteria dorsalis penis arasında gibi cerrahi girişimler sadece bazı özel merkezlerde cerrahisiErkeklerde görülen cinsel işlev bozukluklarında kullanılan en eski cerrahi tedavi şeklidir. Son zamanlarda yarı sert,eğilebilir,şişirilebilir protezler geliştirilmiştir. Eskiden organik kökenli, geri dönüşümsüz bütün erektil disfonksiyonlar bu yöntemin endikasyon alanı içerisindeydi. Gelişen intrakavernöz enjeksiyon tedavisi ve damar cerrahisi yöntemleri sayesinde penis protezlerinin endikasyon alanı daralarak yakın bir gelecekte corpus cavernosum'un geri dönüşümsüz hasarına yol açan travmatik penis yaralanmaları ile sınırlı cerrahisi ve intrakavernöz enjeksiyon tedavisi ile yapay ereksiyonlar elde edilmektedir. Bazı hastaların cinsel partnerleri ,özellikle bu konuda önceden bilgilendirilmemiş iseler bu yapay cinselliği reddetmektedir. Bu nedenle enjeksiyon tedavisi ya da protez uygulanması düşünülen hastaların eşlerine mutlaka danışmanlık verilmelidir. Cinsel işlev bozuklukları; olumsuz deneyimler, travmalar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, istenmeyen gebelikler gibi olayları kapsamaktadır. Cinsel işlev bozuklukları sorunları bazen de başka psikiyatrik bozuklukları da ortaya çıkarabilmektedir. Bu durumda mutlaka bir psikiyatri uzmanına başvurmak gereklidir. Cinsel işlev bozuklukları tedavisinde öncelikle nedenin bulunması ve sonrasında tedavinin planlanması gerekmektedir. Bu durumda izlenecek yolu belirlemek daha sağlıklı olacaktır. Cinsel işlev bozuklukları tedavisinde kişinin hayatını olumsuz etkileyen psikolojik nedenlerin azaltılması ve kişinin normal cinsel hayatına geri kazandırılması hedeflenmektedir. Cinsel işlev bozukluğu olan kişinin bu noktada tedavi desteği alması ileride yaşanacak diğer psikolojik problemlerinde önüne geçecektir. Sağlıklı bir ilişkide cinsellik önemlidir. Cinsel İşlev Bozukluğu Nedir? Cinsellik birden çok boyutu ve aşaması olan bir kavramdır. Bu aşamaların en az bir tanesinde meydana gelen bozulmalara cinsel işlev bozukluğu denmektedir. Cinselliğin aşamaları; cinsel isteğin artması, penisin sertleşmesi ve vajinanın ıslanmasıyla cinsel uyarılma gerçekleşmesi ve orgazm olmadır. Bu aşamaların hepsinde teker teker farklı ve birbirinden bağımlı ya da bağımsız cinsel bozukluklar meydana gelebilir. Cinsel İşlev Bozukluğu Belirtileri Nelerdir? Erkeklerde Peniste yeterli sertliğin olmaması Peniste yeterli sertlik olması ancak yeterli haz alınmaması Erken boşalma olması ve bu yüzden penis sertliğinin azalması Kontrol edilemeyecek şekilde boşalma yaşanması Cinsel tatminin yetmemesi Cinsel birliktelik öncesi, esnasında ve bitiminde yaşanan gerginlik Kadınlarda Cinsel ilişkinin ağrılı geçmesi Vajina ve penis birleşmesinin çok zor olması ya da hiç gerçekleşememesi Tampon kullanırken ağrı ve acı meydana gelmesi Jinekolojik muayene esnasında vajinada ağrı oluşması Cinsel birliktelik esnasında kaslarda kasılma olması Cinsel İşlev Bozuklukları Neden Olur? Sağlıklı cinsel yaşantının mutluluk, iyi uyku, beden ve ruh sağlığı getirmektedir. Cinsel işlev bozuklukları, sorunları cinsel yaşantıdaki olumsuz deneyimler psikiyatrik sorunları da ortaya çıkarabilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımına göre cinsel sağlık; cinsellik ve cinsel ilişkilere olumlu ve saygıdeğer bir yaklaşım getirmenin yanı sıra zorlama, ayrımcılık ve şiddetten uzak olarak keyifli ve güvenli cinsel deneyime sahip olmanızı gerektirir. Cinsel işlev bozukluklarının sorunlarının aşılması, cinsel sağlığın sağlanması ve sürdürülmesi için, tüm kişilerin cinsel hakları korunmalı ve yerine getirilmelidir. Kişinin cinselliği erken çocukluk döneminden itibaren tanımaya, deneyimlemeye başlamaktadır. Cinsel kimliğimizin ilk çizgileri 3-6 yaş arasında oluşur; ergenlik döneminde iyice belirginleşir. Bu dönemlerde kişinin duyduğu, öğrendiği, yaşadığı cinsellikle ilgili her ayrıntı ilerideki cinsel yaşantısının kalitesi için temel belirleyicilerdir. Cinsel işlev bozukluklarının sorunlarının yaşamaması için kişilerin bu dönemi her bakımdan sağlıklı geçirmeleri gerekmektedir. Testosteron düzeyinin düşük olması Antideprasan ve hipertansiyon benzeri ilaçların kullanılması Ateroskleroz yani damar sertleşmesi ve diğer dolaşım bozukluklarının yaşanması Diyabet veya herhangi bir cerrahi sebeple gerçekleşmiş sinir hasarı veya inme Sigara kullanılması Aşırı düzeyde alkol ve bağımlılık yapan maddelerin kullanılması Bazı ilaçların yan etkileri Hamilelik ve doğum sonrası emzirme dönemi Cinsel performans hakkında endişelenmek İlişki ve evlilik ile ilgili sorunlar Depresyona girme ve suçlu hissetme Önceden yaşanmış cinsel ilişkilerden kalan travmalar İş yerinde oluşan stres Yaşlılık Fazla abartılı performans beklentisine sahip olma Eksik cinsel eğitimi Cinsellik konusundaki tabular Cinsellik ve birçok konuda baskıcı bir ortamda büyümüş olma Kişisel özellikler Kişinin kendine güvenmemesi Aile ilişkilerinin sorun olması Erkeklerde Cinsel İşlev Bozuklukları Nelerdir? Erkeklerde cinsel işlev bozukluğu sıklıkla görülür ancak özellikle yaşanılan toplumla alakalı olarak birçok sebepten dolayı bahsedilmeyip üstü kapatılmaktadır. Bununla sonucunda da profesyonel bir destek yerine kişinin kendi bulduğu etkisiz veya geçici çözüm yollarıyla durum daha da ilerleyebilmektedir. Erken Boşalma İktidarsızlık Penis ve vajinanın birleşme yaşamasından önce ya da hemen sonrasında, normalden daha az bir cinsel uyarı ile erkeğin istemeden boşalmasına erken boşalma denir. Erken boşalma erkeklerde sıklıkla görülen bir cinsel işlev bozukluğudur. Bu sorun sürekli yaşanmıyorsa endişelenecek bir şey yoktur. Erken boşalmanın herkes için geçerli net bir tanısı yoktur ancak sıralanan özellikler görülüyorsa erken boşalma tanısı konulabilir Çoğu ilişkide penisin vajinanın içine girmesinin hemen ardından boşalmanın gerçekleşmesi Penis vajinanın içine girmeden boşalmanın gerçekleşmesi Stres ve kaygı sebepli olarak cinsel ilişkiden uzaklaşmak Erken boşalma çoğu erkek için utanç verici bir durum olarak görülür ve konuşmaktan kaçarlar ancak erken boşalma hem sıkça rastlanan hem de tedavisi olan bir durumdur. Erken boşalma ilk başta hafif olup daha sonra artarak devam edebilir. Erken boşalma görmezden gelinirse ve dikkate alınmazsa bu hem çift arasında iletişim sorunlarına yol açar hem de başka cinsel işlev bozuklarının yaşanmasına sebep olur. Erken boşalmanın dört adet çeşidi vardır. 1. Yaşam boyu devam eden erken boşalma Bu erken boşalma türü, ilk cinsel birliktelikte yaşanır ve diğer tüm cinsel birlikteliklerde yaşanmaya devam eder. Genel olarak en az görülen boşalma çeşidi budur. 2. Kazanılmış erken boşalma Fizyolojik veya psikolojik değişimler yaşanmasıyla ortaya çıkan bu boşalma çeşidine erkekler arasında daha çok rastlanır. 3. Değişken erken boşalma Bazen erken bazen de normal boşalmanın gerçekleştirdiği bu erken boşalma çeşidi en çok görülen türdür. 4. Duyusal subjektif erken boşalma Bu boşalma çeşidinde aslında fiziksel olarak cidden bir erken boşalma gerçekleşmez ancak bazı kültürel ve psikolojik sebepler ile kişi erken boşalma yaşadığını sanabilir. Erkekler erken boşalma sorununu kendileri çözmeye çalışırken başka cinsel sorunların oluşmasına yol açabilirler. Ayrıca partneri ile aldıkları cinsel haz ile iletişimin azalmasına sebep olabilirler. Örneğin ön sevişme aşamasını kısaltmak bunlardan birisidir ve etkisiz bir çözüm yoludur. Bir başka etkisiz çözüm yolu da dudaklarını ısırmak veya penisi sıkmak gibi kendi canlarını yakacak hareketler gerçekleştirmektir. Bu hareketler süreyi uzatsa bile kaliteyi düşürmüş olacaktır. Erkeğin tek başına yapabileceği en doğru hareket ön sevişmeyi uzatıp partnerinin cinsel tatminini sağlamaktır. Bir erkeğe erken boşalma teşhisini koyabilmek için öncelikle aktif bir cinsel hayatının olması beklenmektedir. Doktorla uzun görüşmeler ve fiziksel muayenenin yapılması gereklidir. Hasta tıbbi özgeçmişini detaylı şekilde vermelidir, cinsel yaşamını anlatmalıdır. Erken boşalmanın tedavisi için en çok kullanılanı Selektif Seratonin Reuptake İnhibitörü SSRI ismi verilen ilaçların kullanımıdır. Kullanımından yaklaşık 10 gün sonra etkisi görülmeye başlayan bu ilaçlar yorgunluk, mide bulantısı, esneme ve benzeri yan etkiler ortaya çıkarttığı için hastada tedaviye karşı isteksizlik meydana gelir. Benzer ilaçlardan dapoksetin etken maddesine sahip yeni bir ilaç, ilişkiden birkaç saat önce kullanılır ve başarı gösterir. Sürekli kullanım gerektirmeyen bu ilaç hastalar tarafından daha çok tercih edilmektedir. Üreme organlarını tutan pelvik kaslarını çalıştıran kegel egzersizleri de erken boşalmayı tedavi ederken kullanılan bir yöntemdir. Aynı zamanda ilişki öncesinde penise sürülen ve lokal anestezik etkiler içeren krem, jel ve spreyler peniste duyu kaybı oluşumuna yol açarlar ve böylelikle boşalmanın gecikmesine sebep olurlar. Bu yöntem lokal etkili olduğu için haplar gibi yan etki göstermezler. Ancak bazı krem ve jeller ne kadar sürüldüklerine bağlı olarak her iki partnerde de orgazm hissini azaltabilir hatta bitirebilir ve bazılarının kötü kokusu ilişki esnasında rahatsız bir ortama sebep olabilir. Prezervatifler aynı krem ve jellerin yaptığı şekilde duyu hissinde azalma meydana getirdiği için erken boşalma tedavisinde kullanılırlar. Bir diğer yöntem de seks terapisi yapılmasıdır. En son yöntem ameliyattır ve bu yöntemin bir geri dönüşü bulunmamaktadır. Penisin fazla duyarlı olduğu kabul edilerek penisteki sinirlerin kesimi gerçekleşir ve bu sayede penisin fazla duyarlılığının azalması beklenir. Tüm bunların sonucunda erken boşalma için en doğru ve sorunsuz tedavinin bir uzman ile görüşülüp kişiye özel hazırlanmış bir tedavi planının uygulanması olduğu söylenebilir. Erken Ereksiyon Erken ereksiyon orgazmın beklenenden daha önce meydana gelmesi sorunudur. Bu sorun hem üreme konusunda soruna yol açabildiği gibi çiftlerin cinsel hazzının da azalmasına yol açar. Bu ve diğer cinsel sorunlar dile getirilmediği için net bir şey denemese de erken boşalma gibi erken ereksiyon da erkekler arasında sıkça görülür. Eğer erken ereksiyon tedavi edilmezse beraberinde sertleşme sorunlarını da getirir. Erken ereksiyonun sebebi tam anlamıyla bilinmemektedir. Yine de şu şekilde sıralanabilir; Serotonin eksikliği Psikolojik sorunlar Yaş Erken ereksiyon tedavisi bir seansta bile oldukça başarılı olabilir. Tedavide en önemli olan şey çiftlerin birbirini desteklemesi ve çift terapisi almalarıdır. İlaç ve terapi tedavilerine ara verildiğinde veya bırakıldığında bu sorun tekrardan meydana gelebilir. Erken ereksiyon gibi cinsel bozuklukların ana sebebi çoğunlukla psikolojiktir, bu yüzden alanında uzman etkili bir doktor ile birlikte gerçekleştirilecek tedavi bu sorunun kolayca aşılmasında büyük rol oynayacaktır. Erken Sertleşme Erektil disfonksiyon da denebilen erken sertleşme, penisin vajinaya girmeden önce erkenden sertleşmesi ve bu sertliğini koruyamayıp aynı zamanda kaybetmesi olarak tanımlanabilir. Bu durum sık tekrar etmiyorsa erken sertleşme teşhisi konulmaz. Diğer cinsel işlev bozukluklarında olduğu gibi erken sertleşmede konusunda da erkekler bu durumu paylaşma konusunda sorunlar yaşarlar ve kendileri çözüm yolu üretmeye çalışırlar. Erken sertleşme; hastalık, ilaç yan etkileri, yaralanma ve psikolojik sorunlar sonucunda ortaya çıkabilir. Bunları şu şekilde listelenebilir Peyronie hastalığı Kanser Ameliyat Omurilik ve pelvik yaralanması Hormonel bozukluk Depresyon Alkol ve sigara bağımlılığı Cinsel performans hakkında kaygı Kullanılmakta olan ilaçlar Erken sertleşme sorunu sürekli yaşanıyorsa doktora başvurmak gereklidir. Kişi doktora başvurduğu zaman öncelikle cinsel yaşamı ile birlikte hayatı hakkında ayrıntılı bilgi alınır. Erken sertleşmenin ne kadar gerçekleştiği ve ne zaman başladığı ile ilgili soruların cevabı aranır. Daha sonra kişiye bazı testler uygulanır ve en sonunda kişiye en çok uyacak olan tedavi yöntemi seçilir. Kadınlarda Cinsel İşlev Bozuklukları Nelerdir Kadınlarda cinsel işlev bozuklukları genel olarak uyarılma bozukluğu şeklinde gözükürken cinsel isteğin azalması, tamamen bitmesi ve cinsellikten iğrenme biçiminde de görülebilir. Vajinismus Vajinismus, kadınların vajinasındaki kasların istemeden kasılmasıyla ortaya çıkan cinsel işlev bozukluğuna verilen isimdir. Kadın cinsel ilişkiye girmek istemesine rağmen vajina kadının istemi dışında kendini kasar ve penisin vajinadan içeri girmesini engeller. Bu hastalığın vajinanın boyutu ile bir alakası yoktur, bu sadece ilişki sırasında vajinanın istemsizce kasılması ile oluşur. Vajinismus hastalığı olan kadınlar çoğunlukla bacaklarını sıkıca kapatırlar ve ilişkiye izin vermezler ya da ilişki sırasında çok fazla düzeyde ağrı çekerler. Vajinismus hastalığı, kadınların cinsel hayatının denk geldiği dönemine göre ikiye ayrılır. Primer Vajinismus Vajinismus, ilk cinsel birliktelik sırasında meydana geliyorsa primer vajinismus ismini alır. Bu vajinismus türünde kadınlar sadece penise karşı değil vajinaya girebilecek her şeye karşı kasılma sorunu yaşarlar. Vajinal bir tedavi göremezler ve vajinaya fitil ya da ilaç türü bir şey koyulmasına izin veremezler. Primer vajinismusun temelinde genellikle ilk gece korkusu vardır. Sekonder Vajinismus Edinilmiş vajinismus da denen sekonder vajinismus; normal bir cinsel hayat süren kadınlarda ağrılı şekilde yapılan jinekolojik tedavi, düşük, kürtaj ya da zorlu geçen bir doğum sonrası yaşanan travmalar sonucunda oluşan vajinismus türüne denir. Bu tür vajinismusun teme primer vajinismusta olduğu gibi korku vardır. Yaşın ilerlemesiyle östrojen seviyesi düşer ve bu sebeple vajina içinde oluşan nemlilik azalır, elastiklik de git gide kaybolur. Bu yüzden cinsel birliktelik sırasında fazlaca ağrı meydana gelir. Bu ağrı hissi zamanla vajinismus oluşmasına da sebep olabilir. Bu sınıflandırma yöntemiyle birlikte vajinismus; durumsal ve spazmodik vajinismus olarak ikiye ayrılabilir. Durumsal vajinismusta, kişi vajinanın içine tampon dışında herhangi bir şeyin girmesine izin vermez. Spazmodik vajinismusta, vajinadaki kaslar fazla düzeyde kasılırlar. Spazmodik vajinismusa sahip olan kişilerde ön sevişme esnasında vajinada mesane kasılmasına benzeyen bir kasılma oluşur. Bu sınıflandırmanın yanında bir de komplet vajinismus adlı bir tür de vardır. Komplet vajinismus en ağır türüdür ve herhangi bir seviyede vajina ve penis veya başka bir cisim birleşmesi gerçekleşemez. Vajinismus vakalarında da temel olarak toplum baskısı sebebinden dolayı kadınlar susmak zorunda kaldıkları için kadınlar arasında ne kadar sıklıkla görüldüğünü ölçmek zordur. Yaklaşık olarak vajinismus kadınların %20’ye kadarını etkilemektedir. Vajinismusun sebepleri psikolojik ve fiziksel olarak ikiye ayrılır. Psikolojik sebepler bu ayrımın %90’a yakın bir kısmını kaplar. Çoğu kadında oluşan ilk gece korkusu, kızlık zarına atfedilen fazla önem, namus kavramının yanlış ve sürekli kadınlara baskı kurma amacıyla kullanılması, toplumsal yargılar ve cinsel birliktelikle ilgili abartılı cümleler vajinismusun oluşmasında çok büyük etkendir. Aynı zamanda kadınların yaşadığı ilk cinsel birliktelik esnasında çok acı duyup kanama yaşaması, partnerinin onu zorlaması ve tecavüze uğraması da vajinismusun oluşmasında önemli sebeplerdendir. Bunlarla birlikte özellikle küçük yaşlarda ebeveynlerinin ya da başkalarının cinsel birlikteliğine şahit olmak, doğum görerek korkmak kişide travma oluşturur ve bunun da sonucunda vajinismus ortaya çıkar. Bu psikolojik sebeplerin yanında bazı fiziksel nedenler de vajinismusa sebep olmaktadır Vajina kısalığı ve vajina içerisinde bulunan perde Kızlık zarının olması gerekenden daha kalın ve daha sert olması, hatta daha da yüksek kenarlara sahip olması gibi yapısal bozukluklar Vajinada meydana gelen enfeksiyonlar Bartholin kisti denen vajinadaki açıklığın etrafında bulunan hassas, yumuşak ve ağrı yapan yumru Fallop tüpleri ve yumurtalıklarda meydana gelen ve pelvik inflamatuar adını alan hastalıklar Kızlık zarının kenarında meydana gelen ve vulvar vestibulitis adı verilen cinsel ağrı rahatsızlığı Vajinismus tanısının konabilmesi için uzmanlara karşı şeffaf olmak ve tüm şikayetleri olduğu gibi aktarmak çok önemlidir. Hastalığın ilk fark edildiği zaman, ne kadar sık yaşandığı ve nelerin tetikleyebileceği soruları çok önemlidir. Vajinismusun fiziki muayenesi ve tedavisinde hekimlerin olabildiği kadar nazik ve dikkatli olmaları gerekmektedir. Muayene esnasında genital bölgede oluşmuş olabilecek yara ya da enfeksiyonlar da incelenmelidir. Vajinismus tedavisi olan bir rahatsızlıktır. Öncelikle hasta bu problemini kabul etmeli ve yüzleşmelidir. Kişi tedaviyi kabul etmeli, negatif düşüncelerini kafasından uzaklaştırmalı ve uzman bir jinekologla iş birliği içinde olmalıdır. Tedavinin ilk aşamasında vajina incelenir ve fiziksel bir sıkıntı olup olmadığı anlaşılmaya çalışılır. Eğer kızlık zarı fazla sert ve kalın ise ameliyatla müdahale edilebilir. Tedavinin bir sonraki anında cinsel terapi uzmanı psikolog ve psikiyatristlerin desteği ile hastanın ruh hali ve düşünceleri incelenir. Hastaya alanında yetkili ve başarılı bir ekip tarafından uygulanan psikoterapi ile hastanın tekrardan sorunsuz bir cinsel hayata kavuşmasına olanak sağlanır. Cinsel İşlev Bozuklukları Nasıl Tedavi Edilir? Cinsel işlev bozukluklarının tedavisi için öncelikle uzman doktora karşı tamamen şeffaf olunmalıdır. Hasta, tüm hayatı ile birlikte özellikle cinsel hayatı hakkında detaylı ve açık bilgiler vermelidir. Bu bilgiler ışığında uzman doktor işlev bozukluğunun sebebini tespit edip kişiye ve durumuna uygun tedavi yöntemini seçmelidir. Eğer hastada bulunan cinsel işlev bozukluğu psikolojik bir sebepten dolayıysa uzman doktor hastayı cinsel terapi uzmanlarına yönlendirmelidir. Hastanın terapi uzmanına karşı açık ve rahat olma seviyesi terapinin başarısını etkiler. Çoğunlukla bir seansta bile büyük farklar görülebilir. Yine de seansların uzman kontrolünde olması gerekir ve hasta kafasına göre terapiye ara vermemelidir. Çünkü bu verilen aradan dolayı problem başa dönebilir. Eğer cinsel işlev bozukluğu fiziksel bir nedenden oluşuyorsa, sebebe bağlı olarak hastaya bazı egzersizler ve ilaçlar verilebilir. Bazı durumlar için ameliyat da gerçekleştirilebilir. Cinsel sağlığın önemli bir kısmının sağlıklı cinsel işlevselliktir. Cinsel işlev bozuklukları cinsel yaşantıyı etkilemektedir. Cinsel yaşantı, cinsel zevk, doyum ve yakınlık hayatın doğal bir parçası olarak, kişi arzu ettiğinde deneyimlenebilmelidir. Cinsel yaşantı için “doğru” olarak tanımlanacak bir yol olmamakla birlikte; cinsellikle ilgili en önemli önyargılardan biri sadece güdülerle yaşandığıdır. Yaygın bilinenin aksine cinsellikle ilgili genel geçer bilgiler mevcuttur ve bu bilgileri öğrenmek ve uygulamak cinsel yaşantının kalitesini arttırır. Bununla birlikte herkesin kendi cinselliği ile ilgili keşfedeceği bireysel nitelikler vardır. Bunlar başka kişilerin ve hatta canlıların cinsel-fiziksel ve ruhsal sınırlarına saygı gösterildiği ölçüde deneyimlenebilir; bu noktada cinsel sağlık açısından kabul görmüş ve tanımlanmış bir “normal” yoktur. Sonuç olarak cinsellik zevk alarak, kendi beden sınırlarımızı iyi tanıyarak ve koruyarak, partnerimizin sınırlarına saygı göstererek, sorumluluk duygusuyla ve istendiğinde yaşanması gereken, sağlıklı yaşamın mutlak bir işlevidir. Cinsel işlev bozukluklarının temel nedeni çözümlendikten sonra biyolojik veya psikolojik tedavisi daha kolay olmaktadır. Cinsel işlev bozuklukları tedavi edilebilmektedir. Sağlıklı cinsellikle ilgili bir diğer yanlış bilgi de mutlaka partnerle yaşanması gerekliliğidir. Bazı kişiler cinselliği tek başlarına da deneyimlemek isteyebilirler. Tek başına da olsa düzenli cinsel yaşantı kişinin bedensel ve ruhsal sağlığı ve kendi bedenini tanıması adına faydalıdır. Bilinmelidir ki cinsel yaşantı, cinsel zevk ve cinsel tatmin öncelikle kişinin kendi kendine sorumluluğudur; partnerin cinsel yaşantısından tatmin ve zevk alması ikinci adımdır. Cinsel işlev bozuklukları kişinin cinsel yaşantısını çok olumsuz etkileyebilmektedir. Cinsel sorunların yaşanmaması için , kişilerin cinsel sağlık hakkında bilgi, eğitim ve tıbbi bakıma erişebilmesi gerekmektedir. Konuyla ilişkili sağlık çalışanları kadın hastalıkları ve doğum, üroloji, psikiyatri uzmanları, aile hekimleri, ebeler olarak sıralanabilir. İstenmeyen gebeliklerin ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların önlemleri alınmalı; gerektiğinde bakım ve tedavi istenebilmelidir.

cinsel işlev bozuklukları vaka örnekleri