10SINIF. Ders Notları Bitkilerde Eşeyli Üreme; Canlılar ve Çevre; YKS. Büyüme ve Gelişme. BÜYÜME VE GELİŞME. Zigotun hücre bölünmeleri, büyüme ve farklılaşma olaylarıyla ergin bireye dönüşmesine GELİŞME adı verilir. Hücre bölünmeleri mitoz F. Bitki ve hayvanlardaki büyüme ve gelişme süreçlerini örnekler vererek açıklar. Kazanımına ait sorular. Soru bankamız öğretmen ve öğrencilere yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Şu an deneme sürümü yayınlanmaktadır ve sadece Fen ve Teknoloji dersine ait sorular bulunmaktadır. İngilizceana başlığı altındaki 6. Ünite: Canlılarda Üreme, Büyüme ve Gelişme konusuna ait ücretsiz ders videolarına buradan ulaşabilirsiniz. | Khan Academy Türkçe Herkese, her yerde, dünya standartlarında, ücretsiz eğitim. 7sınıf #Fen dersinin güncel konu anlatımını bu videoda bulabilirsin. ''Bitki ve Hayvanlarda Üreme,Büyüme ve Gelişme'' konusunu detaylı konu anlatım ve sınav 75.3.Işığın Kırılması ve Mercekler; 6.Ünite- Canlılarda Üreme, Büyüme ve Gelişme. 7.Ünite- Elektrik Devreleri. Deneme & Testler. ULTRAFEN Denemeleri; Kurumsal Denemeler; Soru Bankası Pdf Dosyaları; MEB Çıkmış Sorular; MEB Beceri Temelli Sorular; MEB Çalışma Fasikülleri; MEB TEGM Çalışma Sayfaları; MEB Kazanım Vay Tiền Nhanh Ggads. 6. Ünite Canlılarda Üreme, Büyüme ve Gelişme ==> Bitki ve Hayvanlarda Üreme, Büyüme ve Gelişme Kazanımlar Bitki ve Hayvanlarda Üreme, Büyüme ve Gelişme Önerilen Süre 12 ders saati Konu / Kavramlar Eşeysiz üreme vejetatif üreme, bölünme, tomurcuklanma ve rejenerasyon, eşeyli üreme, büyüme ve gelişme Bitki ve hayvanlardaki üreme çeşitlerini karşılaştırır. a. Eşeyli üreme türlerine girilmez fakat eşeysiz üreme türlerine örnek verilerek değinilir. b. Metagenez döl almaşı konularına değinilmez. c. Hayvanlardaki iç ve dış döllenme ile iç ve dış gelişmeye değinilmez. Başkalaşım, doğurarak ve yumurtayla çoğalma konularına kısaca değinilir. Bitki ve hayvanlardaki büyüme ve gelişme süreçlerini örnekler vererek açıklar. a. Tohumun çimlenmesini etkileyen faktörlerle ilgili olarak bağımlı, bağımsız ve kontrol edilen değişkenleri içeren bir deney yapılması sağlanır. bir bitki örneği üzerinde durulur. Bitki ve hayvanlarda büyüme ve gelişmeye etki eden temel faktörleri açıklar. Bir bitki veya hayvanın bakımını üstlenir ve gelişim sürecini rapor eder. Canlıların kendilerine benzer bireyler meydana getirmesine üreme ya da çoğalma denir. Bütün canlılar çoğalma özelliğine sahiptir, ancak üreyebilme canlının yaşaması için gerekli değildir. Canlılarda üreme eşeyli üreme ve eşeysiz üreme olmak üzere iki çeşittir. üreme Eşeysiz üremede cinsiyet yoktur, tek bireyden yeni canlılar oluşur. Üreme hücreleri kullanılmaz. Eşeysiz üremenin özellikleri 1. Tek canlıdan yeni canlılar oluşur. 2. Oluşan yeni canlılar ata canlı ile aynı özelliktedir. 3. Eşeysiz üreme canlılarda çeşitliliğe sebep olmaz. 4. Eşeysiz üreme hücrenin çoğalması ile gerçekleşir. 5. Üreme hücreleri kullanılmaz. 6. Hızlı gerçekleşir. İlkel yapılı canlılarda görülür. 7. Bu üreme tek hücrelilerde, mantarlarda, bazı bitki ve hayvanlarda görülür. Eşeysiz üremenin çeşitleri 1. Bölünme Tek hücreli canlıların ortadan ikiye ayrılması, bölünerek çoğalmadır. Yeterli olgunluğa erişmiş canlı, ortadan ikiye bölünür. Oluşan yeni canlılar birbiri ile aynı özelliğe sahiptir. Bakteri, paramesyum terliksi hayvan, öglena, amip bölünerek çoğalan canlılardır. 2. Tomurcuklanma Ana canlının vücudunda bir çıkıntı oluşur. Meydana gelen çıkıntı zamanla gelişerek, ana canlıdan ayrılır. Tomurcuklanarak üreyen canlılar bağımsız yaşayabilir ya da bir arada bulunarak koloni oluştururlar. Bira mayası, hidra, deniz anası ve mercanlarda görülür. 3. Rejenerasyonla Yenilenme Üreme Hayvanlarda kopan parçanın yerine yenisinin gelmesine rejenerasyon denir. Kopan kısımdan yeni bir canlı meydana gelir ise rejenerasyon ile üreme gerçekleşmiş olur. Omurgasız canlılarda görülür. Deniz yıldızı, planarya yassı solucan, toprak solucanı gibi canlılarda görülür. İnsanda yaranın iyileşmesi, kırılan kemiğin onarılması, kertenkelenin kopan kuyruğunun yenilenmesi rejenerasyondur, fakat bu olaylarda yeni canlı meydana gelmez. Planaryanın rejenarasyonla üremesi 4. Vejatatif Üreme Bitkilerin dal, yaprak ve kök gibi kısımlarından yeni bitki oluşmasıdır. Menekşe, söğüt, kavak, gül, asma, muz, çilek bu şekil ürerler. Bu bitkilerin tohumu olmadıkları için bu şekilde çoğalırlar. Vejatatif üremede iyi özellikleri olan bitkiler, bu özelliklerini kaybetmeden nesiller boyu çoğalırlar. 5. Sporla Üreme Şapkalı mantarlar, eğrelti otu, karayosunu sporla üremektedir. üreme Eşeyli üremede dişi ve erkek olmak üzere iki cinsiyet vardır. Bitkilerde üreme, büyüme ve gelişme Bitkiler çiçekli ve çiçeksiz bitkiler olmak üzere iki gruptur. Çiçeksiz bitkiler Çiçeği bulunmaz, tohum oluşturmazlar. Çiçeksiz bitkilerde eşeyli ve eşeysiz üreme görülür. Kara yosunu, su yosunu, eğrelti otu, at kuyruğu, kibrit otu, ciğer otu çiçeksiz bitkilerdir. Çiçeksiz bitkiler, çiçekli bitkilere göre daha az gelişmiştir. Basit yapılıdır Çiçekli bitkiler Çiçekli bitkilerde üreme organı çiçektir. Çiçekten tohum ve meyve oluşur. Çiçeğin kısımları Çiçeğin Kısımları 1. Çiçek sapı Çiçeği, bitkinin gövdesine bağlar. 2. Çiçek tablası Çiçeğin diğer kısımlarının üzerinde bulunduğu kısımdır. 3. Çanak yaprak Çiçek tomurcuk halindeyken çiçeği dış etkilere karşı korur. Yeşil renklidir ve fotosentez yapar. 4. Taç yaprak Çiçeğin renkli kısmıdır. Canlı renkleri ile birçok hayvanı çiçeğe çeker. Tozlaşmaya yardımcı olur. Erkek ve dişi organı sarar ve korur. 5. Erkek organ Başçık ve sapçık olmak üzere iki kısımdan oluşur. Başçık çiçek tozlarının polenlerin bulunduğu kısımdır. Polenler erkek üreme hücrelerini içerir. Sapçık ise başçığı taşır. 6. Dişi organ Dişicik tepesi, dişicik borusu ve yumurtalık olmak üzere üç kısımdan oluşur. Dişicik tepesi Polenlerin dişi üreme organına yerleşiği ilk kısımdır. Yapışkan yapıdadır. Dişicik borusu Polenlerin tepecikten yumurtalığa taşındığı borudur. Yumurtalık İçinde bir veya birkaç tane tohum taslağı bulunur. Tohum taslağının içinde dişi üreme hücresi yumurta yer alır. Not Çiçeğin erkek organ, dişi organ, taç yaprak ve çanak yaprak kısımları bulunuyorsa tam çiçek denir. Bazı çiçeklerden bu kısımların bir kısmı olamayabilir bunlara eksik çiçek denir. Çiçekte Tozlaşma ve Meyve Oluşumu Tozlaşma Polenlerin, rüzgar su ve hayvanlar aracılığı ile dişicik tepesine taşınması olayıdır. Dişicik tepesine gelen polenler burada nemli ortamdan dolayı çatlar, polen çekirdeğini iki kısımdan oluşur. Çekirdeğin birisi dişicik borusunda ilerleyerek polen tüpünü oluşturur. Diğer çekirdek ise yumurtalığa ulaşır. Döllenme Polen çekirdeğinin yumurtalığa ulaşarak, yumurta ile birleşmesine döllenme denir. Döllenmiş yumurtaya zigot denir. Zigot gelişerek embriyoya Tohum taslağı dönüşür. Meyve Yumurtalık gelişerek meyveyi oluşturur. Çiçekten oluşan meyve olduğu için domates, biber, kabak, elma, armut birer meyvedir. Not Meyve oluşumundan önce tohum meydana gelir. Zigot - embriyo - tohum - meyve şeklinde sıralanır. Tohumlar Tohum uyku halindedir, uygun şartlar sağlandığında su, oksijen ve uygun sıcaklık embriyo gelişmeye başlar. Tohum çimlenerek bitkiyi oluşturur. Tohumun çimlenmesinde ışık, toprak, karbondioksit gerekli değildir. Çiçekli Bitki Tohumun yapısı Embriyo Tohum içindeki bitkinin taslağıdır. Embriyo çimlenerek, yeni bitkinin oluşmasını sağlar. Çenekler İçinde bol miktarda besin bulunur. Bu besin yaprak çıkıncaya kadar kullanılır. Tohum kabuğu Tohumu dış etkilere karşı korur. Tohumların yayılma yolları 1. Uçarak Tohumlar paraşüt gibi uçarak uzak yerlere gider. Karahindiba, akçaağaç, ıhlamur gibi 2. Suda yüzerek Tohumlar suda yüzerek uzak yerlere gider. Hindistan cevizi gibi 3. Hayvanlara yapışarak Tohumların taşıdıkları çengeller hayvanlara yapışarak uzak yerlere gider. Pıtrak gibi 4. Patlayarak Meyve kabuklarının kuruması sonucu tohumlar etrafa saçılır. Bezelye gibi 5. Meyveleri yenmesi ile Bazı hayvanlar bitkinin meyvesini yerken tohumunu da yutar, sindirilmeyen tohumlar dışarı atıldığında uzak yerlere taşınmış olur. İncir, böğürtlen, domates, çilek, karpuz gibi Tohumların yararları Besin olarak kullanılır. Fındık, fasulye, nohut, mercimek İlaç ham maddesidir. Haşhaş, kenevir, çörek otu Boya sanayinde kullanılır. Dokumacılıkta kullanılır. Pamuk, keten, kenevir Hayvanlarda üreme, büyüme ve gelişme Hayvanlarda değişik üreme yöntemleri vardır. Omurgasız hayvanlarda eşeyli ve eşeysiz üreme görülür. Eşeysiz olarak rejenerasyon ve tomurcuklanma şeklindedir. Omurgalı hayvanlarda eşeyli üreme görülmektedir. 1. Memeli hayvanlar İç döllenme, iç gelişim görülür. Döllenme sonucu oluşan zigot oluşur. Zigot gelişerek embriyo olur. Embriyo anne karnında gelişimini tamamlayarak yavru doğar. Memelilerde yavru bakımı vardır, yavrularını sütle beslerler. Derileri kılla kaplıdır. Kedi, köpek, tavşan, aslan, inek, at, koyun, yunus, fok, balina, yarasa memeli canlılardır. 2. Kuşlar İç döllenme, dış gelişim görülür. Yumurta ile çoğalırlar. Yumurtalarının üzerinde kuluçkaya yatarlar. Her kuşun kuluçka süresi farklıdır. Tavuklarda 21 gündür. Yavru bakımı vardır. Vücutları tüylerle kaplıdır. Bülbül, kartal, kümes hayvanları tavuk, hindi, ördek, kaz, deve kuşu, penguen birer kuştur. 3. Balıklar Dişi balıklar yumurtalarını bırakır. Ardından erkek balıklar spermlerini yumurtaların üzerine bırakır. Dış döllenme, dış gelişim gerçekleşir. Yavru bakımı görülmez. Balıklar solungaç solunumu yapar, vücutları pullarla kaplıdır. Balıklar çok fazla sayıda yumurta üretir. Balıklar neden fazla yumurta üretir Dış döllenmede döllenme şansının az olması Yumurtaların diğer canlılar tarafından yenmesi Yumurtaların akıntılarla başka yerlere taşınabilmesi 4. Sürüngenler İç döllenme dış gelişim görülür. Döllenmiş yumurta kabuklu olarak anne vücudundan çıkar. Yavru yumurta içindeki besinle gelişimini tamamlar. Annenin yavru bakımı ve kuluçka yoktur. Vücutları pullarla kaplıdır. Kaplumbağa, timsah, yılan, kertenkele sürüngen canlılardır. 5. Başkalaşım Metamorfoz geçiren canlılar Bazı canlıların yavruları yumurtadan çıktıklarında ana canlıya benzemezler. Zamanla değişerek ana canlıya benzer hale gelmesine başkalaşım denir. Kurbağa, güve ve böceklerdekelebek, arı, karınca, sinek başkalaşım görülür. İpek böceğinin yaşam döngüsü Kelebek yumurtalarını uygun yerlere bırakır. Yumurta içinden larva çıkar. Larva beslenerek hızla büyür, tırtıla dönüşür. Tırtıl etrafında koza örer. Pupa içerisinde başkalaşım geçirir, dışarıya kelebek olarak çıkar. Kelebeğin Yaşam Döngüsü Kurbağanın yaşam döngüsü yumurtalar Kurbağalar su içine yumurtalarını bırakır, burada döllenir. Yumurtadan larvalar çıkar. Solungaç solunumu yapar. Larvalar gelişerek iribaşa dönüşür. Ayakları çıkmaya başlar. kurbağa İribaş başkalaşım geçirerek yavru kurbağaya dönüşür. Ön ve arka ayakları çıkar. Kuyruk kaybolur. Sudan çıkar, akciğer solunumu yapar. kurbağa Yavru kurbağa gelişerek yetişkin bir kurbağa olur. Kurbağanın Başkalaşımı 1-HÜCRE 2-İNSANLARDA ÜREME, BÜYÜME VE GELİŞME 3-HAYVANLARDA ÜREME, BÜYÜME VE GELİŞME 4-ÇİÇEKLİ BİTKİLERDE ÜREME, BÜYÜME VE GELİŞME 1-HÜCRE BİTKİ HÜCRESİ OYUNU TIKLA HAYVAN HÜCRESİ OYUNU TIKLA SORULARLA HÜCRE TIKLA HÜCREDEN ORGANİZMAYA TIKLA HÜCRE YAPISI HÜCRE ZARI HÜCRE ANİMASYONU BİTKİ HÜCRESİ VE HAYVAN HÜCRESİ ARASINDAKİ FARKLAR 2-İNSANLARDA ÜREME, BÜYÜME VE GELİŞME Dünyaya nasıl geldik, hiç düşündünüz mü? Canlılar annenin özel bir hücresiyle babanın özel hücresinin birleşmesi sonucunda oluşur. Birleşen hücreler annenin vücudunda gelişip büyür. Doğum yalnızca insan türüne mi özgüdür? Daha önce doğum yapan bir hayvan gördünüz mü? Yavrularını doğuran hayvanlara örnek verebilir misiniz? Canlıların soylarını sürdürebilmek için kendine benzer yeni bireyler oluşturmasına üreme denir. İki farklı cinsiyetin oluşturduğu üreme hücrelerinin birleşmesiyle yeni canlının meydana gelmesine eşeyli üreme denir. Erkek üreme hücresi olan sperm; baş, boyun ve kuyruk olmak üzere üç kı­sım­dan oluşur. Kuyruk sıvı içinde ha­reket ederek spermin yumurtaya doğ­ru ilerle­mesini sağlar. Hareket için de enerji gerekir. Spermin hareketi kuy­rukla sağla­nır. Buna göre, spermin kuy­­ruk kıs­mında hangi organelin sa­yısı fazladır? Dişi üreme hücresi olan yu­murta, er­kek üreme hücresi olan sperm­den daha büyüktür. Yumurtanın spermden büyük ol­ma­sının nedenini daha önce hiç düşündünüz mü? Neden yumur­tanın kamçısı yok? O halde sperm mi yumurtayı bulur? Birleşme dişi vücudunda mı yoksa erkek vücudunda mı olur? Eşeyli üremede üreme hücrelerini oluşturan özel bir bölünme ve döllenme görülür Canlının kendine benzer bireyler oluşturabilmesi için yumurta ve spermin döllenmesi gerekir. Bu olay annenin bedeninde gerçekleşir. Şimdi yumurta ve spermin üretildiği dişi ve erkek üreme sistemini üreme sisteminde, karın boşluklarında yu­murtalıklar bulunur. Yumurtalıklarda yu­mur­ta üretilir. Yumurta kanalı döl yatağı ile yumur­talık arasındaki bağlantıyı sağlar. Yu­mu­r­tanın döllenmesiyle oluşan embriyo, döl yatağına tu­tu­nur ve ge­li­şimini burada sür­dü­rür. Döl yolu, döl yata­ğına kadar uzanır. Spermlerin döl yatağına iletilme­sini sağlar. Yumurta oluşumu ergenlik döneminde başlar ve menopoz olarak adlandırılan 50’li yaşlarda sona erer. Erkek üreme sistemini inceleyecek olur­sak, ergin erkeklerintes­tislerinde spermler üre­tilir. Vücut sıcaklığı sperm üretimi için çok yük­sek olduğundan testisler vücut dışın­da­dır. Tes­tislerde üretilen spermler, sperm ka­­nalı ile penise iletilir. Er­kek üreme sis­te­minde yardımcı bezler prostat gibi spermlerin pe-nis ile dışarı atılmasını sağlar. Sperm oluşu-mu er­genlikte başlar, ileri yaşlara kadar de-vam eder. Babanın üreme hücresi sperm, annenin üreme hüc­­resi yumurta ile annenin yumurta kanalında birle­şerekzigotu oluşturur. Bu olaya döllenme de­nir. Başka spermin yumurtaya girmemesi için yu­murta etrafında bir zar oluşur. Bu durumda zi­gotta anne ve babadan gelen birer hücre çekir­deği birleşmiştir. Zigot oluştuktan sonra hızlı şekilde bölünmeler geçirerek embri­yoyu oluşturur. Bu arada anne­nin döl yatağı, embri­yonun gelişimine uygun bir ortam hazır-lamak için bir takım değişimlere uğrar. Döl ya­tağının çeperleri kalınlaşır ve kan damar­ları bakımından zenginleşir. Bu sayede embri­yonun içinde rahat ede-ceği yumuşak bir yatak oluşur. Embriyo döl yatağına tu­tunarak gelişimine devam eder ve fetusu oluş­turur. Yan­daki şekilde yumurtalıkta yumurtanın oluşumu, yu-murta ve spermin döllenmesi ve döllenmemiş yumur-tanın döl yatağına tutunmasını görüyorsunuz. EMBRİYONUN YOLCULUĞU Embriyo döl yatağında gelişir. Bu ortamda embriyo ile anne arasında besin alışverişini plasenta sağlar. Zigot, embriyoyu oluş­turmak için bölünmeler geçirir. Zigot, bölün­mey­le önce iki hücreli, daha sonra dört hücreli, sekiz hücreli olacak biçimde katlanarak hücre sayısını arttırır. Oluşan hücre yığını küreye benzer bir biçim alır. Daha sonra hücreler kenara çekilerek içi boş topu andıran bir şekil alır. Gelişmenin ileri evrelerine doğru bütün dokular bu tabakalardan oluşur. Gebeliğin ilk haftalarında embriyonun çevresindeki ko­ruyucu zardan döl yatağına doğru uzantılar oluşur. Bu uzantıların içinde kılcaldamarlar bulunur. Bu uzan­tılar ile bu bölgedeki döl yatağı duvarının doku­larına,plasenta denir. Plasenta ve embriyo, göbek bağı ile birbirine bağlıdır. İnsanda embriyo nasıl ko­runur, beslenir, solunum yapar, bü­yür ve gelişir? Emb­riyo, gelişmesi sırasında ge­rekli olan bütün maddeleri plasenta aracılığı ile an­neden alır. Artık maddeleri de plasenta yoluyla an­neye verir. Anne karnında gelişmesini tamamlayan yavru, doğum yoluyla dünyaya gelir. Bir bireyin canlılığının devamı için üreme gerekli midir? Bir canlı üreme olmadan da yaşamını sürdürebilir. Ancak üreme olmazsa dünyada türün devamı sağlanamaz. Bugün koruma altına alınmış bir çok canlı türü vardır. Bunlardan biri de pandalardır. Zigotun arka arkaya bölünmeler geçirmesiyle oluşan embriyo, anne karnında plasenta aracılığıyla ge­lişmesini tamamlar. Embriyonun beslenmesi ve gelişmesi için plasenta oldukça elverişli bir yapı­dadır. Plasenta, yavru doğana kadar anne ile embriyo arasında besin, oksijen ve artık madde aracılığı yapmakla taşımakla görevlidir. Yeni doğmuş bir bebeğin göbeğindeki bağı gördünüz mü? Bu bağ bebekle anneyi bağlıyordu ve doğum sonrasında kesildi. Çünkü artık bebek besin ihtiyacını annesinin süt bezlerinden gelen sütü içerek karşılayacak. Embriyonun anne karnında sağlıklı gelişmesi için anne adayının dikkat etmesi gereken etmenler şunlardır * Öncelikle anne kendi sağlığına dikkat etmelidir. * Anne dengeli ve düzenli beslenmelidir. * Annenin aldığı alkol ve uyarıcı maddeler de embriyonun geliş­mesini olumsuz yönde etkiler. Alkol ve uyarıcı madde kulla­nan gebe annelerin bebeklerinde bedensel gerilik ve zeka gelişiminde anormallikler görülür. * Anne, gebeliği süresince kesinlikle röntgen çektirmemelidir. Rönt­gen ışınları, embriyonun gelişmesini olumsuz etkile­yerek sakat doğumlara neden olur. Özellikle de gebeliğin ilk aylarında çekilen rönt­genin embriyoya olan olumsuz et­kisi oldukça fazladır. Rönt­gen, X ışınlarıyla bebeğin kalıtım bilgisinde düzeltilemez anor­malliklere neden olabilir. Oysa ultrason, gebelik boyunca bebeğin gelişimini göre­bilmek için kullanılabilir. * Annenin sigara içmesi, karnındaki embriyoyu olumsuz et­kiler. Sigara içen anne yeterince oksijen almadığından an­ne karnındaki bebek de embriyo oksijensiz kalır. Bunun sonucunda bebeğin beyin gelişiminde gerilikler olur. * Annenin gebelik sırasında geçirdiği ateşli hastalıklar da bebeğin gelişimini olumsuz etkiler. Çünkü bebeğin bağı­şıklık sistemi geliş­mediğinden savunmasızdır. * Anne gebelik süresince doktor önerisi olmadan ilaç kul­lanma­malıdır. Çocuğun Gelişimindeki Bazı Önemli Noktalar YAŞ YAPABİLDİKLERİ aylık Görme sınırları içerisindeki nesnelere dikkat eder, konuşulduğu zaman gülümser, karın üstü düz yatar ve oturur pozisyona doğru getirilirken başını geriye atar. 3 aylık Kendiliğinden gülümser, ses çıkarır, gözleri ile hareketli nesneleri izler, otururken başını dik tutar ve eline konulan nesneleri tutar. 6 aylık Destekle oturabilir, omurgasını tutabilir, oyuncaklarla oynar. 9 aylık Kendi başına bir çok hareketi gerçekleştirir. Anne, baba kelimelerini söyler. 1 yaşında Yürümeye başlar, birkaç kelime konuşmaya ve bazı ufak tefek işleri becermeye başlar. yaşında Davranışlar ve hareketlerin gelişimi süratle ilerler, bir çok şeyi kendi yapmaya başlar, çevreye ilgisi artar, söyleyebildiği kelime sayısı artmaya başlar. 2 yaş Tuvalet ihtiyacını söyler, 2-3 kelimeli cümleler kurabilir, bazı şeyleri kendi başına yapar. 3 yaş Sürekli soru sorar, üç tekerlekli bisiklete biner, ona kadar sayar, konuşmasında çoğul kullanabilir. 4 yaş Tuvalet ihtiyacını kendi giderir, sportif hareketlerde başarısı artar, şekil çizer ve renkleri öğrenmeye başlar. 5 yaş Kendi başına giyinip soyunabilir, el becerileri çok artar. 4-5 haneli sayıları tekrarlayabilir. Çocukluktan Ergenliğe Geçiş Çocukluğunuzdan bu yana vücudunuzda bazı değişimler gözlüyor musunuz? Boy uzamasının en net gözlenebileceği yaş dönemleri hangileri? Kız ve erkekte bu yaş dönemlerinde farklar var mı? İnsanın doğumundan sonra geçirdiği gelişme evrelerini be­beklik, çocukluk, ergenlik, erişkinlik ve yaşlılık olarak birbirinden ayırabiliriz. Bebekler, sinir sisteminin gelişimi henüz ta­mam­lan­ma­dı­ğın­dan konuşamaz, ayakta duramaz. Çocukluktan ergenliğe ge­çişte belki de çok kısa sü­rede gerçekleşen değişimler gözlenir. Hor­mon­la­rın ve beslenmenin de etkinliği ile boy uzaması, üreme organlarının gelişimi, sesin değişmesi ve ruhsal bazı değişimler hızlı bir şekilde ortaya çıkabilir. Bu zamanlarda kendinizi yalnız hissettiğiniz oldu mu? Bu yalnızlığınızı giderecek neler yapıyor­sunuz? Ergenlik dönemini sağlıklı geçirmeniz son derece önemlidir. Arkadaş grubunuzda büyüme, gelişme ve ergenlik ile ilgili ko­nuları konuşabilir ve sonuçlarını paylaşabilirsiniz. VİDEOLU KONU ANLATIMI 1 VİDEOLU KONU ANLATIMI 2 VİDEOLU KONU ANLATIMI 3 3-HAYVANLARDA ÜREME, BÜYÜME VE GELİŞME 1- Hayat Döngüsü Doğada bulunan hayvanlar beslenme, çoğalma şekli, gelişim özellikleri ve yavru bakımı açısından farklılık gösterirler. Bu nedenle hayvan gruplarının hayat döngüleri birbirinden farklıdır. Doğada yaşayan canlıların doğması, büyümesi, gelişmesi, üremesi çoğalması ve ölmesini içine alan süreye hayat döngüsü denir. Hayat döngüsü üreme olayı ile başlar. Hayvanlarda da üreme, insanlar gibi döllenme olayı sayesinde gerçekleşir. Hayvanlarda, erkek ve dişi üreme hücrelerinin sperm ve yumurta hücrelerinin çekirdeklerini birleşmesine döllenme, döllenme sonucu oluşan döllenmiş yumurta hücresine zigot denir. Zigot oluştuktan sonra gelişerek embriyo denilen canlı taslağını oluşturur. Oluşan embriyoda gelişimini tamamlayarak yeni bir canlıyı oluşturur. Embriyonun büyüyerek gelişebilmesi için beslenmesi ve korunması gerekir. Bunun için embriyoya uygun bir ortam sağlanmalıdır. 2- Döllenme Çeşitleri a Dış Döllenme Sperm ve yumurta hücrelerinin vücut dışında, suda birleşmesidir. Bu canlılar döllenme şansını arttırabilmek için aynı anda aynı yerlere çok sayıda üreme hücresi bırakırlar. Döllenme ve döllenme sonucu oluşan embriyonun gelişimi suda olur. Balık, kurbağa ve suda yaşayan omurgasızlarda görülür. b İç Döllenme Sperm ve yumurta hücrelerinin dişi canlının annenin vücudunda birleşmesidir. Karadaki çevresel olumsuzluklardan dolayı iç döllenme gerçekleşir. İç döllenme olayında erkek birey çok sayıda, dişi birey az sayıda üreme hücresi oluşturur. İç döllenme şansı, dış döllenme şansından daha yüksektir. Kuşlar, sürüngenler, suda yaşayan memeliler omurgalılar ile karada yaşayan memeliler, insanlar ve diğer canlılarda görülür. 3- Hayvanlar ve Özellikleri Hayvanlar, iskelet sisteminin bulunup bulunmamasına göre; omurgalı ve omurgasız hayvanlar olarak iki grupta incelenir. a Omurgalı Hayvanlar İskelet sistemine sahip olan hayvanlara omurgalı hayvanlar denir. Omurgalı hayvanlar kendi aralarında; balıklar, kurbağalar, sürüngenler, kuşlar ve memeliler olarak beş gruba ayrılırlar. Bütün omurgalı hayvanlar; • İskelet sistemine sahiptir. • Döllenme ile çoğalırlar. • Döllenme sonucu yumurta veya doğurarak çoğalırlar. • Dolaşım sisteminde kapalı dolaşım görülür. Kanın sadece damarlar içinde dolaşması. 1- Balıklar • Solungaç solunumu yaparlar Suda çözünmüş havanın oksijenini kullanırlar. • Yumurta ile çoğalırlar. • Genellikle yavru bakımı görülmez. • Dış döllenme görülür. Döllenme olayı ana canlının vücudu dışında gerçekleşir. • Gelişmeleri sırasında başkalaşım geçirmezler. • Yavrularını sütle beslemezler. • Kalpleri iki odacıklıdır. • Kirli kan solungaçlarda temizlenir. • Kalplerinde daima kirli kan bulunur, küçük kan dolaşımı görülmez. • Vücutları pullarla kaplıdır. • Soğukkanlı canlılardır. 2- Kurbağalar • Larva döneminde suda solungaç solunumu, ergin dönemde karada deri ve akciğer solunumu yaparlar. • Yumurta ile çoğalırlar. • Yavru bakımı görülmez. • Dış döllenme görülür. • Gelişimleri sırasında başkalaşım geçirirler. • Yavrularını sütle beslemezler. • Kalpleri üç odacıklıdır. • Kirli kan akciğerlerde temizlenir. • Kalplerinde temiz ve kirli kan taşırlar. Vücutlarında kirli ve temiz kan dolaşır. • Nemli bölgelerde yaşarlar. • Soğukkanlı canlılardır. 3- Sürüngenler • Akciğer solunumu yaparlar. • Yumurta ile çoğalırlar. • Yavru bakımı görülmez. • İç döllenme görülür. • Gelişimleri sırasında başkalaşım değil, gömlek değişimi görülür. • Yavrularını sütle beslemezler. • Kalpleri 3 odacıklıdır. • Kirli kan akciğerde temizlenir. • Kalplerinde temiz ve kirli kan taşırlar. Vücutlarında kirli ve temiz kan dolaşır. • Vücutları pullarla kaplıdır. • Soğukkanlı canlılardır. a Kertenkeleler • Tehlike anında kuyruğunu koparır. Düşman kuyrukla uğraşırken kaçar. Daha sonra kopan kuyruğun yerine yenisini yapar. Buna rejenerasyon yenilenme denir. b Yılanlar • Hareket üyeleri yoktur. Sürünerek hareket ederler. • Bazı türleri zehirlidir. • Gelişimleri sırasında gömlek değişimi görülür. • Besinlerini çiğnemeden yutarlar. c Kaplumbağalar • Vücutlarını düşmandan koruyan kabukları vardır. Bu kabuk dış iskelet değildir, iç iskelete bağlıdır. d Timsahlar • Nehir ve göllerde yaşarlar. • Alt çeneleri sabit, üst çeneleri hareketlidir. • Kalpleri dört odacıklıdır. • Kalpte kirli ve temiz kan karışmaz. Kalp çıkışında panizza kanalında karışır. Vücudu karışık kan dolaşır. 4- Kuşlar • Akciğer solunumu yaparlar. • Yumurta ile çoğalırlar. • Yavru bakımı görülür. • İç döllenme görülür. • Gelişimleri sırasında başkalaşım geçirmezler. • Yavrularını sütle beslemezler. • Kalpleri 4 odacıklıdır. • Kirli kan akciğerde temizlenir. • Kalpte kirli ve temiz kan karışmaz. Vücudu temiz kan dolaşır. • Vücutları tüylerle kaplıdır. • Sıcakkanlı canlılardır. • Ağızlarında diş bulunmaz. Katı besinler taşlıklarındaki taşlar ve kaslar yardımıyla parçalanır. a Et Yiyen Yırtıcı Kuşlar Kartal, atmaca b Tırmanıcı Kuşlar Ağaçkakan c Tane Yiyen Kuşlar Güvercin, serçe d Su Kuşları Pelikan, martı, ördek, leylek e Uçamayan Kuşlar Deve kuşu, tavuk, kivi f Bal Özü Emen Kuşlar Gagaları ince ve uzun olan Kolibri g Ötücü Kuşlar Tohumla beslenen keklik, kanarya. 5- Memeliler • Akciğer solunumu yaparlar. • Doğurarak çoğalırlar. • Yavru bakımı görülür. • İç döllenme görülür. • Gelişimleri sırasında başkalaşım geçirmezler. • Yavrularını sütle beslerler. • Kalpleri 4 odacıklıdır. • Kirli kan akciğerde temizlenir. • Kalpte kirli ve temiz kan karışmaz. Vücudu temiz kan dolaşır. • Vücutları kıllarla kaplıdır. • Sıcakkanlı canlılardır. • Beslenme özelliklerine göre 3 grupta incelenirler. a Otçul Memeliler Koyun, keçi, inek, ceylan, geviş getiren at ve eşek gibi hayvanlar ile geviş getirmeyenler. b Etçil Memeliler Kedi, köpek, kurt, aslan, kaplan. c Hem Etçil Hem Otçul Memeliler İnsan, ayı, maymun, domuz, kuşların büyük kısmı ve bazı balıklar. d Kemirgen Memeliler Sincap, kunduz, fare, tavşan. e Uçan Memeliler Yarasa. f Yüzen Memeliler Balina, köpek balığı, yunus, fok. b Omurgasız Hayvanlar Vücutlarında kemikten veya kıkırdaktan yapılmış iskelet sistemine sahip olmayan hayvanlara omurgasız hayvanlar denir. Omurgasız hayvanlar kendi aralarında; tek ve çok hücreli omurgasız hayvanlar olarak iki gruba ayrılırlar. Bütün omurgasız hayvanlarda; • İskelet sistemi bulunmaz. Vücudun dik durmasını sağlayan başka yapılar bulunur. • Dolaşım sisteminde açık dolaşım görülür.Açık dolaşımda kılcal damarlar bulunmaz • Çeşit sayısı çok fazladır. • Karada ve suda yaşarlar. • Karada yaşayanları trake ve deri, suda yaşayanları solungaç solunumu yaparlar. 1- Solucanlar • Nemli yerlerde yaşarlar. • Yapı bakımından üç çeşittirler. a Halkalı Solucan Toprak solucanı ve sülük. b Yassı Solucan Tenya = Şerit. c Yuvarlak Solucan Bağırsak solucanı, tirişin, kıl kurdu. 2- Eklem Bacaklılar • Vücutlarının dışında kitin denilen örtü bulunur. Sert ve dayanıklı olan bu örtü vücuda diklik ve desteklik sağlar. • Vücutlarındaki halkalar ve deri kıvrımlarının birbirine eklenmesiyle oluşan yapıya dış iskelet denir. • Yumurta ile çoğalırlar. • Böcekler grubunda olan eklembacaklılar başkalaşım geçirirler. • Yumurtadan çıkan kurtçuğa larva denir. • Larvanın ergin hale gelinceye kadar geçirdiği uyku dönemine pupa denir. • Pupa dönemi karasinekte kabuk içinde, ipek böceğinde ise kendi salgıladığı ipekten yaptığı koza içinde geçirilir. a Böcekler Arı, karasinek, sivrisinek, bit, pire, kene, çekirge, tahta kurusu, hamam böceği ve kelebek. b Kabuklular Yengeç, karides. c Örümcekler Örümcek, akrep. d Çok Ayaklılar Çıyan, kırkayak. 3- Süngerler 4- Mercanlar 5- Yumuşakçalar Salyangoz, midye, istiridye, mürekkep balığı, sümüklü böcek, ahtapot. 6- Derisi Dikenliler Deniz yıldız denizkestanesi. 4- Başkalaşım ve Başkalaşım Geçiren Hayvanlar Bazı canlılar dünyaya geldiklerinde ana canlıya benzerken bazıları da benzemezler. Ana canlıya benzemeyen canlılar gelişim dönemleri boyunca başkalaşım geçirerek ana canlıya benzer hale gelirler. Kurbağaların ve böceklerin yumurtadan çıktıktan sonra yapısal değişikliğe uğrayarak ana canlıya benzer hale gelmesine başkalaşım denir. Kurbağaların ve böceklerin yumurtadan çıktıktan ergin hayvan oluncaya kadar geçirdikleri gelişim evrelerinin hepsine birden başkalaşım denir. Kurbağalar ve eklem bacaklılardan böcekler, başkalaşım geçiren hayvanlardır. a İpek Böceğinin Gelişim Dönemleri Başkalaşım Evreleri • İpek böceği salgıladığı yapışkan bir maddeyle iplikle yumurtalarını birbirine bağlayarak etrafa dağılmalarını önler. • Tırtıl, yumurtaların gelişebilmesi için salgıladıkları iplikle kendilerine koza örmeye başlarlar. Tırtıl bunu 3 – 4 günde örer. • Yumurta olgunlaşınca tırtıl oluşur. • Tırtılın ergin hale gelinceye kadar geçirdiği uyku dönemine pupa denir. • Pupa dönemi sonunda koza yırtılır ve kelebek oluşur. b Kurbağanın Gelişim Dönemleri Başkalaşım Evreleri • Kurbağadaki döllenmiş yumurta hücresinin gelişmesi sonucu larva oluşur. • Balığa benzeyen larvalar gelişerek iribaş olur. • Zamanla iribaş büyüdükçe önce arka bacaklar, sonra ön bacaklar çıkar ve en sonunda kuyruk kaybolur. • Bundan sonra genç yavru kurbağa oluşur. Yavru kurbağa da gelişerek ergin kurbağa haline gelir. VİDEOLU KONU ANLATIMI 1 VİDEOLU KONU ANLATIMI 2 VİDEOLU KONU ANLATIMI 3 4-ÇİÇEKLİ BİTKİLERDE ÜREME, BÜYÜME VE GELİŞME ÇİÇEĞİN KISIMLARI Yüksek yapılı bitkilerin üreme organına çiçek denir. Çiçekler, uzunlukları farklı bir sapın ucunda ve bir eksen etrafında iç içe geçmiş birkaç bölümden oluşur. Bunlar 1- Çiçek sapı 2- Çiçek tablası 3- Çanak yaprak 4- Taç yaprak 5- Erkek organ 6- Dişi organ • Tam Çiçek Bir çiçekte yukarıda saydığımız kısımların hepsi varsa buna tam çiçek denir. • Eksik Çiçek Erkek ya da dişi organdan yalnızca birini bulunduran çiçektir. • Erselik Çiçek Erkek ve dişi organların ikisini birden bulunduran çiçektir. 1- Çiçek Sapı Çiçeği dala bağlayan kısımdır. 2- Çiçek Tablası Çiçek sapının ucundaki genişlemiş kısımdır. Çanak yaprak, taç yaprak, erkek ve dişi organlar çiçek tablasına yerleşmiştir. 3- Çanak Yapraklar Çiçeğin en dışında yer alan, yeşil renkli kısım olup, yaprağa benzer. Görevi, çiçeğin iç kısmını dış etkilerden korumaktır. Bazı bitkilerde fotosentez yapabilir. 4- Taç Yaprak Çanak yapraktan sonra gelen, değişik renklerde olabilen kısımdır. Taç yaprakların dip kısımlarında lezzetli ve güzel kokulu salgı salgılayan hücreler bulunur. 5- Erkek Organ Taç yaprakların iç kısmında, bir ya da birkaç daire üzerinde sıralanmış organlardır. Yapısı bir toplu iğneye benzer. Bir erkek organda iki kısım vardır. Bunlar 1- Sapçık 2- Başçık’tır. Sapçıkların uç kısımlarında bulunan başçıklar, yan yana dört keseden oluşur. Bu keseler içinde, erkek üreme hücresi olan çiçek tozları polen bulunur. Başçık olgunlaşınca, keseler çatlar ve içindeki polenler çevreye dağılır. 6- Dişi Organ Çiçeğin tam orta kısmında yer alır. Küçük bir sürahiye benzer. Üç bölümde incelenebilir 1- Tepecik Dişicik borusunun yassılaşmış üst kısmıdır. Tepecik, pürüzlü görünümlü olup, nemli ve yapışkan bir salgı salgılar. Böylece, tepecik üzerine gelen çiçek tozlarının burada tutulması sağlanır. 2- Dişicik Borusu Yumurtalıktan yukarı doğru uzanan kısımdır. 3- Yumurtalık Dişi organın alt kısmında bulunan şişkin kısımdır. Dişi organın üreme hücresi olan yumurta, yumurtalıktaki tohum taslağı içindedir. TOZLAŞMA Olgunlaşan erkek organdan dağılan çiçek tozlarının polenlerin, çeşitli vasıtalarla dişi organın tepeciği üzerine gelmesine tozlaşma denir. Tozlaşmanın başarılı olabilmesi için, bitkiler çok fazla polen üretir. Böylelikle çiçek tozlarının dişi organ tepeciklerine ulaşma olasılığı artar. Polenlerin dışında bulunan dış gömlek, uçuşmalarına yardımcı olacak yapı kazanmıştır. Milyonlarcası rüzgârla uçuşan çiçek tozlarının yalnızca çok az bir kısmı dişi organa ulaşır. Ancak, bu genellikle bitkinin neslini sürdürmesi için yeterli sayıdadır. Tozlaşma, böcekler aracılığıyla da yapılır. Böcek vücudu üzerinde birçok çıkıntı ve kıllar vardır. Çiçek tozlarının yapısı da böceklere yapışmaya uygundur. Böcekler, vücutlarına yapışan çiçek tozlarını çiçekten çiçeğe taşırlar. Yağmur ve akarsular, kuşlar, insanlar, diğer birçok hayvanlar da tozlaşmayı sağlayabilir. DÖLLENME Tozlaşma ile dişi organın tepeciğine konan polen, buradaki nemli ve yapışkan sıvıya tutunur ve polenin dış gömleği açılır. Dişicik borusuna doğru bir uzantı oluşur. Bu uzantıya polen tüpü denir. Polen tüpü yumurtalığa kadar uzanır ve yumurta hücresini bulur ve birleşir. İşte erkek üreme hücresi çiçek tozu polen ile dişi üreme hücresi yumurtanın birleşerek, çekirdeklerinin kaynaşması olayına döllenme denir. Döllenme sonucu döllenmiş yumurta hücresi zigot oluşur. Kısa süre içinde bölünmeye başlayan zigot, bitkinin küçük bir taslağı olan embriyoyu meydana getirir. Bu aşamadan sonra, çiçekte çanak ve taç yapraklarla erkek organın görevi bitmiştir. Bu organlar sararır, solar ve dökülür. ÇİÇEKLİ BİTKİLERDE MEYVE VE TOHUM Döllenmeden sonra bitki, embriyonun ve besin deposunun bulunduğu bir yapı oluşturmaya başlar. Tohum taslağı denen ve tohumu oluşturacak olan bu yapı, yumurtalık içinde meyve ile birlikte gelişir. Bitkinin tohumu olgunlaşır. EMBRİYO + ÇENEK BESİ DOKU = TOHUM Bitki türüne göre tohumlar birçok farklılıklar gösterir. Ancak, tüm tohumlarda üç yapı bulunur. Bunlar; 1- Tohum Kabuğu Tohumu sarar, dış etkilerden korur. Çimlenme sırasında suyla şişerek patlar. 2- Embriyo Zigotun bölünüp çoğalmasıyla oluşur. Bitkinin küçük bir taslağıdır. Kök, gövde, yaprak taslaklarını içerir. 3- Çenek Besi Doku Embriyoya bağlı besin deposudur. Çimlenme sırasında embriyonun beslenmesini sağlar. Fasulye, nohut gibi bitkilerde besi doku yoktur. Embriyo besinini çenek yaprak içinden alır. Döllenmiş tohum taslağı embriyo tohumu oluştururken, başta yumurtalık olmak üzere çiçeğin diğer kısımları gelişerek meyveyi oluşturur. O halde tohum ve tohumu çevreleyen kısımların hepsine meyve denir. • Meyvenin temel görevi tohumu korumak ve tohumun taşınıp dağılmasına yardımcı olmaktır. Gerçek Meyve Yalnız yumurtalığın gelişmesiyle oluşan meyvedir. Ör Portakal, limon, kavun, böğürtlen. Yalancı Meyve yumurtalıkla beraber çiçeğin diğer organlarının da gelişmesiyle oluşan meyvedir. Ör elma, armut, incir. Bunlarda etli ve tatlı kısımlar çiçek tablasından oluşmuştur. Besin ve su biriktirerek etlenen meyvelere etli meyveler denir. Erik, kayısı, kiraz, domates, üzüm gibi. Bazı bitkilerde meyve etlenmez. Bunlara kuru meyve denir. Fındık, ayçiçeği, haşhaş, kestane, bakla, fasulye gibi. TOHUMUN ÇEVREYE YAYILMASININ ÖNEMİ Bitkiler toprağa bağlı canlılardır. Bir toprak parçasında aşırı bitki olması, bitkinin topraktan alacağı su ve mineral miktarını azaltır. Ayrıca bitkilerin bir yerde aşırı çoğalması birbirlerini gölgelemeleri demektir. Bu da fotosentez yapmak için gerekli olan güneş ışığını kapatmaları anlamına gelir. Bu nedenle bitkiler neslini sürdürebilmek için yayılmak zorundadır. Bitkiler birçok yolla tohumlarını uzağa gönderirler. Öncelikle tozlaşmada bol miktarda çiçek tozu polen yaparlar. Ayrıca bol miktarda tohum yaparak da yayılma olasılıklarını artırırlar. Tohumların yayılmasında hayvanlar için besleyici ve lezzetli meyveler büyük rol oynar. Bu sayede tohumların bir kısmı hayvan tarafından çevreye dağıtılır, bir kısmı da yenir. Tohumların bir bölümü dayanıklı kabukları sayesinde, hayvanların sindirim siteminden zarar görmeden geçer ve dışkıyla atılır. Böylece yeni yetişecek bitki, çok uzaklara taşınıp, gübre katmanıyla beraber toprağa düşmüş olur. Bazı bitkilerde tohumun şekli ve yapısı dağılımı sağlar. Dikenli, paraşütlü, kanatlı, tüycüklü, suda yüzen tohumlar gibi. Ayrıca insanlar da tohumların yayılmasında çok önemli etkendir. MEYVE VE TOHUMDAN NASIL YARARLANIYORUZ? Bitkiler meyve ve tohumlarını üremek için oluştururlar. Bazı bitkiler meyvelerinde şeker, vitamin ve mineral biriktirir. Birçoğu da tohumlarında protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineraller içeren besinler depolamıştır. içeren besinler depolamıştır. İnsanlar ve hayvanlar için, meyve ve tohumlar sevilen besin maddeleridir. Bazı bitkilerden sebze olarak da yararlanırız. Bunlar domates, biber, kabak, patates, turp gibi bitkilerdir. Bunların yaralandığımız kısımları meyve, yaprak, yumru gövde, çiçek, kök gibi organlarıdır. Sebze sözcüğü genelde, pişirerek yediğimiz, tatlı olmayan bitkisel yiyeceklerin adıdır. Sebze diye adlandırdığımız domates, biber, patlıcan, kabak da aslında birer meyvedir. Bitkilerden besin olmalarının dışında, başka amaçlar için de yararlanırız. Teknolojik gelişmeler, bitkilerden elde ettiğimiz ürünleri artırmıştır. Ayrıca yararlanılan bitki çeşitleri de giderek artmaktadır. Eskiden çöp olarak adlandırılan madde artıkları, şimdi ham madde olarak adlandırılıyor. BİTKİLERİN YAŞAM DÖNGÜSÜ VAR MI? Kışın sona ermesi, baharın yüzünü göstermesiyle, topraktan otlar bitmeye başlar. Yağışlı havalarda büyür ve gelişirler. Havalar ısınıp topraktaki nem azaldığında çiçek açıp, yazın da kuruyup ölürler. Ama bu sırada dayanıklı tohumlarını toprağa saçmışlardır. Bazı bitkiler ise uzun yıllar yaşar. Bin yıllık bir zeytin ağacı, iki bin yıllık bir sedir ağacı, beş yüz yıl önce dikilmiş bir ulu çınar bizi şaşırtmaz. Bitkiler ister uzun, ister kısa yaşasın bir yaşam döngüsü sürdürür. ÇİÇEKLİ BİTKİNİN YAŞAM DÖNGÜSÜÇİMLENME Döllenme olayından sonra oluşan tohumlar su, yağmur suları, rüzgâr ve canlıların etkisiyle çevreye dağılır. Çevreye dağılan tohumlar, uygun ortam şartlarında su alarak şişer ve kabuğu çatlayarak embriyosu serbest kalır. Bu olaya çimlenme denir. Çimlenme demek, tohumun canlı kısmı olan embriyonun bölünüp çoğalarak kök, gövde, yaprak kısımlarını oluşturup, bitkiyi meydana getirmesi demektir. Çimlenme sırasında embriyonun ihtiyacı olan besin, besi doku çenek tarafından karşılanır. Çünkü bu esnada embriyo fotosentez yapamaz. Ancak, solunum yapabilir ve havaya karbondioksit verir. Çimlenmenin olabilmesi için gerekli şartlar 1Belli sıcaklık 2 Su nem 3 Oksijen dir. Çimlenme için ışık, besin, toprak, karbondioksit gerekli değildir!!! Işık, su, yeterli sıcaklık, besin, toprak büyüme için gereklidir. Gübre, çimlenmeyi ve de büyümeyi hızlandırır. Çimlenme sırasında embriyo büyüklüğü, metabolik etkinlik hızı, solunum hızı, su emilimi, hücre sayısı, yeni dokuların oluşumu artarken, çenek büyüklüğü ve bitkinin kuru ağırlığı azalır. Bitkilerin ilk yaprakları oluşup, fotosentez olayına başladıkları andan itibaren kuru ağırlık tekrar artmaya başlar. VİDEOLU KONU ANLATIMI 1 VİDEOLU KONU ANLATIMI 2 TEST 2 TEST 3 Fen Bilimleri – 7. Sınıf – 6. Ünite – Bölüm A ÜremeCanlıların ortak özelliklerinden biri olan üreme yeni yavruların ortaya çıkmasını sağlar. Canlılar farklı şekillerde ürer. Örneğin bitkiler tohumlarla, tavuklar yumurtayla, bakteri gibi canlılar ise bölünerek ÜremeEğer bir canlının üremesi için dişi ve erkek bireylere ihtiyaç oluyorsa bu tür üremelere eşeyli üreme eşeyli üreyen canlılardır. Mayoz bölünme konusundan bileceğimiz gibi;Erkeklerde üremeyi sağlayan hücreye sperm hücresi, dişilerde üremeyi sağlayan hücreye yumurta hücresi denir. Sperm ve Yumurta Nerede Üretilir?Üreme hücreleri insanların üreme organlarında ve erkeklerin üreme organları birbirlerinden farklıdır. Dişi Üreme Organı Yumurtalık Dişi üreme organıdır. Sağda ve solda olmak üzere iki tanedir. Dişi üreme hücresi olan yumurtayı Kanalı Döllenmenin gerçekleştiği yerdir. Yumurtalıklarda oluşan yumurtanın döl yatağına ulaşmasını Yatağı Rahim Döllenme sonucu oluşan zigotun yerleştiği yerdir. Kaslı yapısı sayesinde zigotun gelişmesine olanak Döl yatağının dış ortama açıldığı kısımdır. Esnek yapıdadır. Testis Erkek üreme organıdır. İki tanedir. Erkek üreme hücresi olan spermi oluşturur. Vücut Bezleri Spermin hareketini kolaylaştırmak için salgıladığı sıvı ile kaygan bir ortam Kanalı Testislerde oluşan spermi penise Spermlerin ve idrarın vücut dışına çıkmasını sağlar. Vücut dışındadır. Üreme Organlarının Sağlığı– Üreme organlarının temizliğine dikkat edilmeli.– Üreme organlarındaki normal dışı akıntı, koku, şişlik, ağrı gibi durumlarda doktora gidilmeli,– Düzenli spor yapılmalı– Sigara, alkol gibi bağımlılık yapıcı maddelerden uzak durulmalıdır. Döllenme Sperm ve yumurtanın birleşmesine Döllenmiş yumurtanın Zigotun mitoz bölünmeyle çoğalmış halidir. Yaklaşık ilk 2 ay embriyo evresi devam Embriyo 2 ay sonra fetüs adını alır. toprak solucanı KONU 7 .Sınıf Bitki ve Hayvanlarda Üreme Büyüme ve Gelişme Konu Anlatımı Canlıların kendilerine benzer bireyler meydana getirmesine üreme ya da çoğalma denir. Bütün canlılar çoğalma özelliğine sahiptir, ancak üreyebilme canlının yaşaması için gerekli değildir. Canlılarda üreme eşeyli üreme ve eşeysiz üreme olmak üzere iki çeşittir. üreme Eşeysiz üremede cinsiyet yoktur, tek bireyden yeni canlılar oluşur. Üreme hücreleri kullanılmaz. Eşeysiz üremenin özellikleri 1. Tek canlıdan yeni canlılar oluşur. 2. Oluşan yeni canlılar ata canlı ile aynı özelliktedir. 3. Eşeysiz üreme canlılarda çeşitliliğe sebep olmaz. 4. Eşeysiz üreme hücrenin çoğalması ile gerçekleşir. 5. Üreme hücreleri kullanılmaz. 6. Hızlı gerçekleşir. İlkel yapılı canlılarda görülür. 7. Bu üreme tek hücrelilerde, mantarlarda, bazı bitki ve hayvanlarda görülür. Eşeysiz üremenin çeşitleri 1. Bölünme ile üreme Tek hücreli canlıların ortadan ikiye ayrılması bölünerek çoğalmadır. Yeterli olgunluğa erişmiş canlı, ortadan ikiye bölünür. Oluşan yeni canlılar birbiri ile aynı özelliğe sahiptir. Bakteri, paramesyum terliksi hayvan, öglena, amip bölünerek çoğalan canlılardır. Amip mitoz bölünme 2. Tomurcuklanma ile üreme Ana canlının vücudunda bir çıkıntı oluşur. Meydana gelen çıkıntı zamanla gelişerek, ana canlıdan ayrılır. Tomurcuklanarak üreyen canlılar bağımsız yaşayabilir ya da bir arada bulunarak koloni oluştururlar. Bira mayası, hidra, deniz anası ve mercanlarda görülür. Tomurcuklanma hidra 3. Rejenerasyonla Yenilenme Üreme Hayvanlarda kopan parçanın yerine yenisinin gelmesine rejenerasyon denir. Kopan kısımdan yeni bir canlı meydana gelir ise rejenerasyon ile üreme gerçekleşmiş olur. Omurgasız canlılarda görülür. Deniz yıldızı, planarya yassı solucan, toprak solucanı gibi canlılarda görülür. İnsanda yaranın iyileşmesi, kırılan kemiğin onarılması, kertenkelenin kopan kuyruğunun yenilenmesi rejenerasyondur, fakat bu olaylarda yeni canlı meydana gelmez. 4. Vejatatif Üreme Bitkilerin dal, yaprak ve kök gibi kısımlarından yeni bitki oluşmasıdır. Menekşe, söğüt, kavak, gül, asma, muz, çilek bu şekil ürerler. Bu bitkilerin tohumu olmadıkları için bu şekilde çoğalırlar. Vejatatif üremede iyi özellikleri olan bitkiler, bu özelliklerini kaybetmeden nesiller boyu çoğalırlar. 5. Sporla Üreme Şapkalı mantarlar, eğrelti otu, karayosunu sporla üremektedir. üreme Eşeyli üremede dişi ve erkek olmak üzere iki cinsiyet vardır. Bitkilerde üreme, büyüme ve gelişme Bitkiler çiçekli ve çiçeksiz bitkiler olmak üzere iki gruptur. Çiçeksiz bitkiler Çiçeği bulunmaz, tohum oluşturmazlar. Çiçeksiz bitkilerde eşeyli ve eşeysiz üreme görülür. Kara yosunu, su yosunu, eğrelti otu, at kuyruğu, kibrit otu, ciğer otu çiçeksiz bitkilerdir. Çiçeksiz bitkiler, çiçekli bitkilere göre daha az gelişmiştir. Basit yapılıdır Çiçekli bitkiler Çiçekli bitkilerde üreme organı çiçektir. Çiçekten tohum ve meyve oluşur. Çiçeğin kısımları Çiçeğin Kısımları 1. Çiçek sapı Çiçeği, bitkinin gövdesine bağlar. 2. Çiçek tablası Çiçeğin diğer kısımlarının üzerinde bulunduğu kısımdır. 3. Çanak yaprak Çiçek tomurcuk halindeyken çiçeği dış etkilere karşı korur. Yeşil renklidir ve fotosentez yapar. 4. Taç yaprak Çiçeğin renkli kısmıdır. Canlı renkleri ile birçok hayvanı çiçeğe çeker. Tozlaşmaya yardımcı olur. Erkek ve dişi organı sarar ve korur. 5. Erkek organ Başçık ve sapçık olmak üzere iki kısımdan oluşur. Başçık çiçek tozlarının polenlerin bulunduğu kısımdır. Polenler erkek üreme hücrelerini içerir. Sapçık ise başçığı taşır. 6. Dişi organ Dişicik tepesi, dişicik borusu ve yumurtalık olmak üzere üç kısımdan oluşur. Dişicik tepesi Polenlerin dişi üreme organına yerleşiği ilk kısımdır. Yapışkan yapıdadır. Dişicik borusu Polenlerin tepecikten yumurtalığa taşındığı borudur. Yumurtalık İçinde bir veya birkaç tane tohum taslağı bulunur. Tohum taslağının içinde dişi üreme hücresi yumurta yer alır. Not Çiçeğin erkek organ, dişi organ, taç yaprak ve çanak yaprak kısımları bulunuyorsa tam çiçek denir. Bazı çiçeklerden bu kısımların bir kısmı olamayabilir bunlara eksik çiçek denir. Çiçekte Tozlaşma ve Meyve Oluşumu Tozlaşma Polenlerin, rüzgar su ve hayvanlar aracılığı ile dişicik tepesine taşınması tepesine gelen polenler burada nemli ortamdan dolayı çatlar, polen çekirdeğini iki kısımdan oluşur. Çekirdeğin birisi dişicik borusunda ilerleyerek polen tüpünü oluşturur. Diğer çekirdek ise yumurtalığa Polen çekirdeğinin yumurtalığa ulaşarak, yumurta ile birleşmesine döllenme denir. Döllenmiş yumurtaya zigot denir. Zigot gelişerek embriyoya Tohum taslağı Yumurtalık gelişerek meyveyi oluşturur. Çiçekten oluşan meyve olduğu için domates, biber, kabak, elma, armut birer Meyve oluşumundan önce tohum meydana gelir. Zigot – embriyo – tohum – meyve şeklinde sıralanır. Tohumlar Tohum uyku halindedir, uygun şartlar sağlandığında su, oksijen ve uygun sıcaklık embriyo gelişmeye başlar. Tohum çimlenerek bitkiyi oluşturur. Tohumun çimlenmesinde ışık, toprak, karbondioksit gerekli değildir. Çiçekli Bitki Tohumun yapısı Embriyo Tohum içindeki bitkinin taslağıdır. Embriyo çimlenerek, yeni bitkinin oluşmasını sağlar. Çenekler İçinde bol miktarda besin bulunur. Bu besin yaprak çıkıncaya kadar kullanılır. Tohum kabuğu Tohumu dış etkilere karşı korur. Tohumların yayılma yolları 1. Uçarak Tohumlar paraşüt gibi uçarak uzak yerlere gider. Karahindiba, akçaağaç, ıhlamur gibi 2. Suda yüzerek Tohumlar suda yüzerek uzak yerlere gider. Hindistan cevizi gibi 3. Hayvanlara yapışarak Tohumların taşıdıkları çengeller hayvanlara yapışarak uzak yerlere gider. Pıtrak gibi 4. Patlayarak Meyve kabuklarının kuruması sonucu tohumlar etrafa saçılır. Bezelye gibi 5. Meyveleri yenmesi ile Bazı hayvanlar bitkinin meyvesini yerken tohumunu da yutar, sindirilmeyen tohumlar dışarı atıldığında uzak yerlere taşınmış olur. İncir, böğürtlen, domates, çilek gibi Tohumların yararları Besin olarak kullanılır. Fındık, fasulye, nohut, mercimek İlaç ham maddesidir. Haşhaş, kenevir, çörek otu Boya sanayinde kullanılır. Dokumacılıkta kullanılır. Pamuk, keten, kenevir Hayvanlarda üreme, büyüme ve gelişme Hayvanlarda değişik üreme yöntemleri vardır. Omurgasız hayvanlarda eşeyli ve eşeysiz üreme görülür. Eşeysiz olarak rejenerasyon ve tomurcuklanma şeklindedir. Omurgalı hayvanlarda eşeyli üreme görülmektedir. 1. Memeli hayvanlar İç döllenme, iç gelişim görülür. Döllenme sonucu oluşan zigot oluşur. Zigot gelişerek embriyo olur. Embriyo anne karnında gelişimini tamamlayarak yavru doğar. Memelilerde yavru bakımı vardır, yavrularını sütle beslerler. Derileri kılla kaplıdır. Kedi, köpek, tavşan, aslan, inek, at, koyun, yunus, fok, balina, yarasa memeli canlılardır. 2. Kuşlar Kuşlar İç döllenme, dış gelişim görülür. Yumurta ile çoğalırlar. Yumurtalarının üzerinde kuluçkaya yatarlar. Her kuşun kuluçka süresi farklıdır. Tavuklarda 21 gündür. Yavru bakımı vardır. Vücutları tüylerle kaplıdır. Bülbül, kartal, kümes hayvanları tavuk, hindi, ördek, kaz, deve kuşu, penguen birer kuştur. 3. Balıklar Dişi balıklar yumurtalarını bırakır. Ardından erkek balıklar spermlerini yumurtaların üzerine bırakır. Dış döllenme, dış gelişim gerçekleşir. Yavru bakımı görülmez. Balıklar solungaç solunumu yapar, vücutları pullarla kaplıdır. Balıklar çok fazla sayıda yumurta üretir. Balıklar neden fazla yumurta üretir Dış döllenmede döllenme şansının az olması Yumurtaların diğer canlılar tarafından yenmesi Yumurtaların akıntılarla başka yerlere taşınabilmesi 4. Sürüngenler İç döllenme dış gelişim görülür. Döllenmiş yumurta kabuklu olarak anne vücudundan çıkar. Yavru yumurta içindeki besinle gelişimini tamamlar. Annenin yavru bakımı ve kuluçka yoktur. Vücutları pullarla kaplıdır. Kaplumbağa, timsah, yılan, kertenkele sürüngen canlılardır. 5. Başkalaşım Metamorfoz geçiren canlılar Bazı canlıların yavruları yumurtadan çıktıklarında ana canlıya benzemezler. Zamanla değişerek ana canlıya benzer hale gelmesine başkalaşım denir. Kurbağa, güve ve böceklerdekelebek, arı, karınca, sinek başkalaşım görülür. İpek böceğinin yaşam döngüsü Kelebek yumurtalarını uygun yerlere bırakır. Yumurta içinden larva çıkar. Larva beslenerek hızla büyür, tırtıla dönüşür. Tırtıl etrafında koza örer. Pupa içerisinde başkalaşım geçirir, dışarıya kelebek olarak çıkar. Kelebeğin Yaşam Döngüsü Kurbağanın yaşam döngüsü yumurtalar Kurbağalar su içine yumurtalarını bırakır, burada döllenir. Yumurtadan larvalar çıkar. Solungaç solunumu yapar. Larvalar gelişerek iribaşa dönüşür. Ayakları çıkmaya başlar. kurbağa İribaş başkalaşım geçirerek yavru kurbağaya dönüşür. Ön ve arka ayakları çıkar. Kuyruk kaybolur. Sudan çıkar, akciğer solunumu yapar. kurbağa Yavru kurbağa gelişerek yetişkin bir kurbağa olur. Kurbağanın Başkalaşımı Fen Bilimleri dersi "Bitki ve hayvanlarda üreme büyüme ve gelişme" konusu testiSoru sayısı251 Çiçekli bitkilerin erkek üreme hücresini içeren yapı aşağıdakilerden hangisidir?A Dişicik tepesi B Taç yaprakC Başçık D Çiçek tablası2 Aşağıdakilerden hangisi çiçekli bir bitkinin dişi organının kısımlarından değildir?A Yumurtalık B SapcıkC Dişicik borusu D Dişicik tepesi3 Aşağıda verilen canlı ve bu canlılara ait üreme şekillerinin hangisinde yanlışlık yapılmıştır?A Amip - Bölünerek üremeB Sünger - Tomurcuklanarak üremeC Deniz Yıldızı - Vejetatif üremeD Gül - Vejetatif üreme4 Aşağıda verilenlerden hangisi eşeysiz üreme çeşitlerinden biri değildir?A DöllenmeB Tomurcuklanarak üremeC Vejetatif üremeD Bölünerek üreme5 Hangisinin çoğalma şekli diğerlerinden farklıdır?A Köpek B Tavuk C İnek D Kedi6 Memeli hayvanlar için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?A Yavru bakımı gözlenemezB Doğurarak ürerlerC Embriyo, dişi üreme organında gelişirD Zigot iç döllenme ile oluşur7 Kuşlar için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?A Yumurtayla çoğalırlarB Yavru bakımı görülmezC Başkalaşım geçirmezlerD Döllenme olayı ana canlının vücudunda Eğer bitki üzerindeki çiçekler toplanırsa bitki hangisini gerçekleştiremez?A Büyümeye devam etme B Besin yapmaC Tohum oluşturma D Su ve mineralleri topraktan gövdeye iletme9 verilen hayvanların hangilerinde iç döllenme ve dış gelişme görülür?A I ve II B I ve IV C III ve V D IV ve V10 Bir tohumun çimlenmesi için; I. Uygun sıcaklık II. Su III. Hava IV. Işıkgibi etkilerden hangilerinin bulunması gerekir? A I – IIB II – IIIC I –II – IIID I – II – III – IV11 "Çiçekli bitkide tozlaşmadan sonra çiçek yapısında görülen ilk olay ..................." ifadesini aşağıdakilerden hangisi doğru olarak tamamlar?A Meyve Yaprak Spor Aşağıdaki çiçeğin kısımlarından hangisi çiçeğin tüm kısımlarını taşır?A Taç yaprakB Çiçek tablasıC Çanak yaprakD Erkek organ13 Tozlaşma ile verilen yargılardan hangisi doğrudur?A Çiçek tozlarının basçıktan, dişicik tepesine Yumurta ile spermin çekirdeğinin Polenlerin dişicik borusundan tüp oluşturarak yumurtalığa Döllenmiş yumurta hücresinin gelişerek embriyoyu Aşağıdaki hayvanlardan hangisinde yavru bakımı görülür?A Balık B KaplumbağaC Kurbağa D Kuş15 Döllenme, Tozlaşma, Meyve, Tohum terimlerini oluşum sırasına göre sıralanışı aşağıdakilerden hangisidir?A Tozlaşma - Tohum - Meyve - Döllenme B Meyve - Tohum - Tozlaşma -DöllenmeC Tozlaşma - Döllenme - Tohum - Meyve D Meyve - Döllenme - Tozlaşma - Tohum16 Yumurtadan çıkan canlının olgun canlıya benzememesi daha sonra erginleşmesi olayına ne denir?A Gelişim B Başkalaşım C Büyüme D Olgunlaşma17 Aşağıdakilerden hangisi kaplumbağa, somon balığı ve güvercin için ortak özelliktir?A Yavru bakımı olmasıB Yumurtlayarak çoğalmaC Başkalaşım geçirmeD Kuluçkaya yatma18 Aşağıdaki canlılardan hangi ikili başkalaşım Deniz yıldızı - ahtapotB Kelebek - kurbağaC Kelebek - yılanD Deniz kestanesi - kurbağa19 İpekböceğinin yaşam evrelerinin doğru sıralanmış şekli hangisidir?A Yumurta, kelebek, koza, tırtılB Kelebek, tırtıl, yumurta, kozaC Yumurta, tırtıl, koza, kelebekD Tırtıl, koza, yumurta, kelebek20 I. Kuşlarda, yumurta ve spermin birleşerek döllenmiş yumurtayı oluşturması, ana canlının vücudu içinde olur ve kuluçkaya Balıklarda yumurta ve spermin birleşmesi canlı vücudunun dışında Sürüngenler ve memeliler sınıfında yer alan canlılarda yumurta ile sperm canlı vücudunda birleşir ve doğurarak verilen açıklamalardan hangisi ya da hangileri doğrudur?A Yalnız I B I ve II C II ve III D I, II, III21 Aşağıda bazı canlılar ile üreme şekilleri eşleştirilmiştir. Verilen seçeneklerden hangisi yanlıştır?A Kurbağa-yumurtlayarakB Penguen-doğurarakC Kertenkele-yumurtlayarakD Balina-doğurarak22 Kuşlarda üreme, büyüme ve gelişmeyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi söylenemez?A Yavru bakımı Yumurtayla Yumurta, dişi canlının üreme kanallarında spermle Yumurta ve spermin birleşmesinden oluşan zigot, gebelik süresinden sonra dışarı Aşağıda verilen canlılardan hangisi memeliler grubuna girmez?A Yarasa B Yunus C Balina D Papağan24 Meyve aşağıdaki kısımların hangisinin gelişmesiyle meydana gelir?A Dişicik borusu B Çiçek tablasıC Yumurtalık D Başçık25 Ayşe, fasulye tohumlarını pamuğun içine koyarak, karanlık bir yerde ve oda sıcaklığında 25 ºC bekletmiştir. Fakat zaman geçtikçe fasulyelerin çimlenmediğini fark etmiştir. Fasulyelerin çimlenmesi için aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır?A Fasulyeler ışığa çıkarılmalıdır. B Pamuk Fasulyeler soğuk bir yere konmalıdır. D Fasulyeler daha sıcak bir yere konmalıdırTestin word halini Anahtarı indir

6 sınıf bitkilerde üreme büyüme ve gelişme