Günümüzdeağırlıklı olarak peynir altı suyu proteini konsantresi, süt proteini konsantresi, süt, yağ ve koruyucu maddelerdir. Yiyecek ve İçecek İdaresi'nin standartlarına göre, bu gerçek peynir değil - bu yüzden FDA, Kraft'ı "peynir yayılımı" etiketini "peynir ürünü" olarak değiştirmeye zorladı.
Yüzde100 meyve sularında ise en çok elma suyu ve portakal suyu tüketilmektedir. Türkiye’de ne kadar meyve suyu tüketiliyor? Türkiye’de yüzde 100 meyve suyu ve nektar olarak kişi başı tüketim 1970’li yıllarda 0,4 litre iken, 2000 yılında 4,4 litreye, 2017 yılında ise 8,5 litreye ulaştı.
ELMA MÜTHİŞ BİR MEYVE 'Bazı meyveler de var ki kemoterapi esnasında büyük zararlar meydana getirebiliyor. Mesela greyfurt, yüksek C vitamini içeriyor, çok faydalı bir meyve ama kemoterapi esnasında iken zararlı, kemoterapinin zincirini kırıyor, hastayı ya zehirliyor veya etkisini azaltıyor.
KolloidalGümüş Zararlı mı?, Kolloidal Altın Zararlı mı?, Gümüş Suyu Nedir?, Altın Suyu Nedir?, Sodyum Florür Nedir?, Sodyum Florürün Zararları Nedir?, Sodyu
- Elma püresi : E adı üstünde elma pestili - Üzüm suyu konsantresi : Şeker yerine kullanılan tatlandırıcı - Elma suyu konsantresi : Şeker yerine kullanılan tatlandırıcı - Mısır nişastası : Hani üründeki tek boş kalori bu ama ürüne doygunluk sağlamak için gerek. - Limon suyu konsantresi : Asitlik dengeleyici.
Vay Tiền Nhanh Ggads. • 18 Mayıs 2021 - 1515 • Son Güncelleme 18 Mayıs 2021 - 1723Piyasada bulunan farklı markalardaki meyve sularıyla ilgili zaman zaman hoş olmayan haberlerle karşı karşıya kalıyoruz. Meyve suyu kutularının içinden çıkan ve ne olduğu bilinmeyen küf ve mukusumsu yapıda, hatta neredeyse canlı gibi duran şeyleri görenler ise “Bizim sağlığımızla oynuyorlar” diyerek isyan ediyor. Peki, bu görüntülerin ardındaki bilmemiz gereken gerçekler neler? Gıda Mühendisi Ebru Akdağ, satın alıp tükettiğimiz meyve suları hakkında merak edilen tüm soruları için cevapladı. • 18 Mayıs 2021 - 1515 • Son Güncelleme 18 Mayıs 2021 - 17231RÖPORTAJ SENİM TANAY olaylar meyve sularına kuşkuyla yaklaşmamıza neden oluyor. Bunlar denetimsizlik sonucu mu yaşanıyor yoksa normal karşılanması gereken bir durum olarak mı kabul etmeliyiz? "Meyve suyundan canavar çıktı" haberleri dönem dönem karşımıza çıkar. Canavar görünümlü o oluşum aslında küf ve maya gelişiminden kaynaklanır. Bu durumlarla denetimsizlikten değil, neredeyse her zaman ürün fabrikadan çıktıktan sonraki sevkiyatı, depolanması ve teşhiri sırasında, bazen de son tüketici kaynaklı olarak karşılaşılır. Meyve suyu üretiminde pastörizasyon uygulanır ve bu yöntemle içerisindeki küf, maya ve olası diğer istenmeyen mikroorganizmalar etkisiz hale getirilir. 2Ancak havadaki çeşitli mikroorganizmalarla meyve suyu bir şekilde buluşursa meyve suyunda mikroorganizmaların gelişimine çanak tutulmuş olunur. %100 meyve suyunun besin içeriğini sadece biz değil, mikroorganizmalar da sever ve havadan meyve suyuna bulaşırlarsa, bu ortamda kolayca üreyebilirler. Bu aslında bir yandan da meyve suyunda koruyucu katkı maddesi olmadığının en net ispatıdır. 3Meyve suyunun raf ömrünün uzun olması; pastörizasyondan geçmesi, steril yani her türlü mikroptan arındırılmış ortamda dolum yapılması ve onu dış etkilerden koruyan ambalajı sayesindedir. Bu ambalajda bir şekilde hasar oluşur ve havayla temas olursa ürünün bozulmaya başlaması normaldir. 4Meyve suyu üretiminde yapılan hangi hatalar istenmeyen görüntülere sebep oluyor? Öyle ki 'Son tüketim tarihinin dolmasına 1 yıl kalmış meyve suyumuzdan küf çıktı!' diyerek sosyal medyada isyan edenler var. Nedir bu görüntülerin asıl sebebi? Meyve suyu üretiminde her türlü kalite kontrol riskini bertaraf etmek için ürünün şahit numuneleri saklanır. Aslında üretimde bir hata olmuş olsaydı şahit numunelerde ve aynı partideki diğer ürünlerde de bu sorunun yaşanması beklenirdi. Dolayısıyla bu sorun; üretimde yapılan hatadan değil, sevkiyat, depolama, satış esnasında gerçekleşen bir aksaklıktan veya tüketici hatasından kaynaklanıyor olduğunu işaret ediyor. 5Bu görüntülerin nedeni ya ürünün ambalajının satın alma öncesinde yıpranmış ve hava geçirmiş olması ya da tüketicinin ürünü açtıktan sonra 2 – 3 gün içerisinde tüketmemesi ve buzdolabında çok kişi belki de durumun farkında olmadan o meyve suyunu tüketiyor, açıp kutunun içerisine bakmıyor bile. Peki bu, gıda zehirlenmeleri açısından büyük bir tehlike değil mi? Böyle tüketmenin zararları neler? Küf ve maya oluşumu ürünün tadını ve kokusunu bozar. Hatta çoğu zaman ürün ambalajında bombe dediğimiz şişme meydana getirdiği için daha ürünü açmadan bozulmaya başladığını anlamak yandan bozulmuş bir meyve suyunu tadından ve kokusundan anlayacağınız için ilk temastan sonra bunu içmeyeceksinizdir. Ancak bir şekilde tüketilmesi elbette gıda zehirlenmesine ve vücutta birtakım zararlara neden olur. Küf oluşumu olan her gıdadan uzak sıkça dile getirilir Meyve suyu üretiminde çürük meyveler kullanılıyormuş!’ İşin doğrusu aslında ne? Üretilen meyvelerin en güzel görünümlülerinin ihracata ve taze pazarına gitmesi çok doğaldır. Aslında son yıllarda gıda israfına karşı “Dışı kötü olsa da içi güzel olabilir” gibi söylemlerle görünüşü yamuk, çirkin olan meyve sebzelerin de tüketilmesi teşvik ediliyor. Ancak kabul etmek gerekiyor ki tüketici karşısındaki tezgahtan simetrik, düzgün ve parlayan bir elmayı poşetine atmayı tercih ediyor. Dolayısıyla taze pazara gitmeyen meyveler, meyve işleme endüstrisine gider. 9Ayrıca nasıl ki pazardan aldığınız birkaç kilo meyve arasında eve geldiğinizde ezik ve çürükler olabiliyorsa tonlarca meyve arasında da bunlara rastlamaktan doğal bir şey olamaz. 10Ancak çürük meyveden meyve suyu yapılamaz çünkü yapılması durumunda son ürünün tadına kokusuna olumsuz etkisi olur ve bozulmaya yol nedenle meyve suyu üretim aşamasının ilk ayağı; seçme bantlarında olgunlaşmamış, ezik, çürük meyvelerin sularının içerisinde uzun ömürlü olmaları için hangi katkı maddeleri kullanılıyor? Buna göre % 100 meyve suyu’ ibaresi gerçeği yansıtıyor mu? Mesela %100 meyve sularının içeriğinde su’ olduğunu görüyorsunuz baktığınızda. Bu bir aldatmaca mı? %100 meyve suyu ve meyve nektarının raf ömrünün uzun olması kullanılan teknoloji ve ambalajdır. Yani pastörizasyonla ürünü bozabilecek etkenlerin bertaraf edilmesi, steril ortamda dolum yapılması ve ürünü dış etkenlere karşı koruyan ambalajıdır. Bu nedenle % 100 meyve sularına ve meyve nektarlarına koruyucu katkı maddesi eklenmesi yasaktır ve uygulanan teknoloji gereği buna gerek de yoktur. Gerek olmadığı durumda ürüne ekstra koruyucu katkı maddesi eklenmesi anlamsız olduğu gibi maliyetlidir de. 12%100 meyve suyu iki temel yöntemle yapılır; ya sıkıldığı gibi doldurulur ya da meyve suyu önce konsantre edilir yani içerisindeki serbest suyu fiziksel yöntemlerle uçurulur ve ardından doldurulacağı zaman uçurulan kadar su tekrar meyve suyu konsantresine eklenir. Ürünün meyve oranı böylelikle en başında olduğu gibi %100 olacak hale dönüştürüldüğü için "%100" ifadesi kullanılabilmektedir. 13Konsantre bizde sıklıkla, evde suyla karıştırılarak içecek hazırlanan şuruplarla karıştırılır. Halbuki meyve suyu konsantresi raflarda bulunan bir tüketici ürünü değil, meyve suyu sektörünün ham maddesidir. İsim benzerliği kafa karışıklığına neden suyu, meyve nektarı, % 100 meyve suyu, meyve suyu konsantresi... Hangisi diğerlerinden daha sağlıklı? Meyve suyu içmeyi sevenler 'Neye güvenip de alıp içeceğiz?' diye soruyor. Besin değeri açısından evde hazırladıklarımız kadar güven duyabilir miyiz gerçekten bu ürünlere? Aslında bunlar meyve oranlarına ve içeriklerine göre birbirinden farklı ürünler. Tüketicilerin aralarındaki farkları anlayarak ve tüketim ihtiyacına göre seçim yapması gerekir. Eğer meyveye yakın olmak ise amaç, tercih edilmesi gereken yüzde 100 meyve suyu; sağlam, olgun, taze veya soğukta ya da dondurularak muhafaza edilmiş, meyvelerin yenilebilir kısımlarından elde edilen, elde edildiği meyvelerin karakteristik renk, aroma ve tadına sahip, fermente olmamış ancak fermente olabilen üründür. 16Meyve sularına şeker ya da koruyucu eklenemez. Yani pastörizasyon, sterilizasyon veya şok pastörizasyondan geçmesi dışında evde sıktığınızdan çok da farklı değildir. Elbette gördüğü ısıl işlem sonucunda sizin hazırlayacağınız meyve suyuna göre vitamin kaybı olacağını unutmamak meyveler vişne gibi fazla ekşi olduğu ve bazıları ise şeftali, kayısı gibi fazla kıvamlı olduğu için tek başına % 100 meyve suyu olarak tüketilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla meyve nektarlarına su ve şeker eklenerek tat dengesi sağlanır. Ürün seçeneğini artırmak için suyu üretilebilen portakal, elma gibi meyvelerden veya farklı meyve karışımlarıyla da meyve nektarı üretilebilir. 18Ancak bilinmelidir ki Avrupa Birliği'ndekiyle aynı şekilde; elde edildiği meyveye göre meyve nektarına eklenebilecek maksimum şeker ve içermesi gereken minimum meyve oranı yasal olarak belirlidir. Örneğin vişne nektarının meyve oranı %35, şeftali ve elma nektarının %50 olmalıdır. Meyve nektarına koruyucu katkı maddesi içecek %10 – 24 arasında, aromalı içecek ise yüzde 10’un altında meyve oranına sahip olan içeceklerdir. Bunlara koruyucu, şeker, tatlandırıcı, aroma verici gibi maddelerin eklenmesine izin verilir ancak koşulları yasal olarak belirlenmiştir. Bu iki kategorideki içecekleri, meyveden alacağınız besinler için tüketmeyi sularının da açıldıktan sonra 2 gün içerisinde tüketilmesi gerektiği belirtiliyor. Ya 2 gün içinde tüketmezsek nelerle karşılaşabiliriz? 2 – 3 gün içerisinde tüketmezseniz veya buzdolabında saklamazsanız işte bu haberlerde gördüğünüz küf ve maya oluşumuyla karşılamanız muhtemeldir. Hatta buzdolabı ortamınız da yeterince hijyenik değilse ürünün bozulma süresi suyu kapağı açıldıktan sonra oda sıcaklığında bekletildiğinde eğer küflenmiyorsa koruyucu madde içerdiğini gösteriyor' diye duymuştum... Evet, eğer %100 meyve suyunu kapağını açtıktan sonra oda sıcaklığında bekletirseniz birkaç gün içerisinde bozulması gerekir. Bozulmaması koruyucu içerdiğini tüketici olarak meyve suyu satın alırken nelere dikkat etmeliyiz? Etiket okurken özellikle bakmamız gereken şeyleri saymanızı istesem neler söylersiniz? Öncelikle ürünlerin ambalajları ve ambalajların üzerindeki görsellerin benzer olması, tüketicinin aklını karıştırabilmektedir. Bu nedenle eğer meyve suyu almak istiyorsanız öncelikle ürünün ismini kontrol etmelisiniz. Ardından son tüketim tarihine bakılmalı. Ayrıca ürün ambalajında şişme olmadığı, delik, yırtık, ıslaklık gibi yıpranma göstergelerinin olup olmadığı da kontrol edilmelidir.
Elma SuyuDondurulmuş Konsantre, Sulandırılmış, 1 bardak içinde 112 kadar kalori Elma suyu kilo aldırır mı?2 Elma suyu konsantresi Sağlıklı mi?3 Elma özü kaç kalori?4 Meyöz meyve suyu kaç kalori?5 Elma suyu yağ yakar mı?6 Elma suyu diyette içilir mi?7 1 bardak şeker ne kadar elma suyu konsantresi?Elma suyu kilo aldırır mı?Elma yüksek lifli ve düşük kalorili içecekleri ile kilo vermeyi kolaylaştıran yiyeceklerdir. Bu meyveler öğün arasında veya öncesinde tüketildiğinde kilo vermeye katkı sağlar. Lezzetli olmasının yanı sıra tok tutmaya yardımcı suyu konsantresi Sağlıklı mi?Elma konsantresi; şeker yerine besinlerde kullanılan, doğal elmadan sıkılan suyun uçurulmasıyla üretilen bir tatlandırıcıdır. Diğer tatlandırıcılar içerisinde vitamin ve mineral bakımından zengin olan bir üründür. Bu nedenle tatlandırıcı alırken elma konsantresini seçerek daha sağlıklı bir tercih yapmış özü kaç kalori?KALORİ ; 441 [kcal]Meyöz meyve suyu kaç kalori?1 su bardağı meysu marka karışık meyve suyu 100 kalori kcal değerindedir. 1 su bardağı içim marka karışık meyve suyu 65 kalori kcal suyu yağ yakar mı?Metabolizmayı hızlandıran elma, vücudunuzdaki yağları yakmaya yardımcı oluyor. Özellikle karın bölgesindeki yağları yakmakta etkili olması, elma diyetini popüler bir hale suyu diyette içilir mi?Normalde 1 kilo elmayı tek oturuşta yiyemezsiniz fakat elmanın suyu çıkarıldığında rahatlıkla tüketilebilir. 1 kilo elmadaki içeriği 1 defada vücuda almış olursunuz. Meyve suyunda tüketeceğiniz miktar yediğiniz kadar meyvenin suyundan ibaret bardak şeker ne kadar elma suyu konsantresi?Sütlü tatlı, reçel, kek, kurabiye, ya da şerbetli tatlıların yapımında; 1 su bardağı rafine şeker yerine 4/3 bardak elma suyu tatlandırıcısı kullanmak yeterlidir.
Sıcak Fırsatlarda Tıklananlar Editörün Seçtiği Fırsatlar Daha Fazla Bu Konudaki Kullanıcılar Daha Az 2 Misafir 1 Mobil - 1 Masaüstü, 1 Mobil 5 sn 22Cevap 0Favori Daha Fazlaİstatistik Konu İstatistikleri Son Yorum 5 yıl Cevaplayan Üyeler 15 Konu Sahibinin Yazdıkları 5 Ortalama Mesaj Aralığı 20 dakika Son 1 Saatteki Mesajlar 4 Haberdar Edildiklerim Alıntılar 5 Konuya En Çok Yazanlar Dark-Child 5 mesaj Survival 3 mesaj Nétwork 2 mesaj tomthejeer 1 mesaj -RüzgarGibiGeçti- 1 mesaj Konuya Yazanların Platform Dağılımı Masaüstü 9 mesaj Mobil 5 mesaj Tablet 1 mesaj Mini 6 mesaj Konuya Özel İsmi lazım değil markanın şekersiz ve katkısız %100 meyve suyunu alıyorum. Portakal veya elma suyu. Tadı 1 litre içsem sağlığa zararı var mıdır ? Kilo aldırır mı ? Şekersiz 1 2 bardak kafi fazlası şeker olduğu için direk kilo meyvede aynı şekilde Şekersiz derken ilave şeker yoktur. Meyve suları oldukça şekerli normal haliyle zaten. Meyve suyu = %1 Meyve suyu konsantresi + koruyucular + belki tatlandırıcı. Yani evet belirli bir miktardan sonra zararlı meyve suyu bulamıyorsanız kola için quoteOrijinalden alıntı Survival Meyve suyu = %1 Meyve suyu konsantresi + koruyucular + belki tatlandırıcı. Yani evet belirli bir miktardan sonra zararlı Özellikle içeriğine baktım , koruyucu ve katkı maddesi yok. %100 meyve suyu yazıyor ve şekersiz quoteOrijinalden alıntı Dark-Child quoteOrijinalden alıntı Survival Meyve suyu = %1 Meyve suyu konsantresi + koruyucular + belki tatlandırıcı. Yani evet belirli bir miktardan sonra zararlı Özellikle içeriğine baktım , koruyucu ve katkı maddesi yok. %100 meyve suyu yazıyor ve şekersiz Marka verirsen bir de ben incelemek isterim. Zira koruyucu olmadan o meyve suyunun aylarca beklemesine imkan yok. Eve aldığın meyve bile o kadar dayanamıyor Aklıma Forumdaki meyve suyumun içindeki yaratık konusu geldi quoteOrijinalden alıntı Survival quoteOrijinalden alıntı Dark-Child quoteOrijinalden alıntı Survival Meyve suyu = %1 Meyve suyu konsantresi + koruyucular + belki tatlandırıcı. Yani evet belirli bir miktardan sonra zararlı Özellikle içeriğine baktım , koruyucu ve katkı maddesi yok. %100 meyve suyu yazıyor ve şekersiz Marka verirsen bir de ben incelemek isterim. Zira koruyucu olmadan o meyve suyunun aylarca beklemesine imkan yok. Eve aldığın meyve bile o kadar dayanamıyor quoteOrijinalden alıntı Dark-Child quoteOrijinalden alıntı Survival quoteOrijinalden alıntı Dark-Child quoteOrijinalden alıntı Survival Meyve suyu = %1 Meyve suyu konsantresi + koruyucular + belki tatlandırıcı. Yani evet belirli bir miktardan sonra zararlı Özellikle içeriğine baktım , koruyucu ve katkı maddesi yok. %100 meyve suyu yazıyor ve şekersiz Marka verirsen bir de ben incelemek isterim. Zira koruyucu olmadan o meyve suyunun aylarca beklemesine imkan yok. Eve aldığın meyve bile o kadar dayanamıyor İçtiğiniz şey meyve suyu konsantresi hocam. Onun harici yazılanlar ne kadar doğru bilemesem de koruyucu yok gözüküyor. Meyve suyu = şeker yuvası/zehir. Yıllar önce bırakmıştım. İçmemenizi ve içenlerin bırakmasını tavsiye ediyorum. Sözde yüzde yüz olanlar bile yaramaz. Meyve suyu konsantresinin bir zararı olur mu sağlığa ? ismi lazım değil ne, söylesene işte. Koskoca resmi görmüyor musun ? Şekersiz sandığın şey şekersiz filan değil. İlave şeker eklenmemiştir anlamında. Meyve suyunun kendisi zaten başlı başına bir şeker deposu. Bişey olmaz iç Bir daha mı geleceksin Atın ölümü arpadan portakalı evinizde sıkıp suyunu çıkarsanız bile tavsiye beraber yenmeli. elma suyunu çok abartmadan tüketmenin zararı olacağını tavsiye ederim. içme taraftarı değilim ara da bir cola zero içerim Meyve suyu konsantre hale getirilirken posasından vs. ayrıştığı için raf ömrü daha uzun dediğimiz şey ise fruktoz. Glikoz veya direkt şeker değil. Yani meyve suyu invert şeker dediğimiz kategoride değil. Fruktoz, fazla alındığında vücutta ayrışmadığı için büyük bir kısmı idrarla atılıyordu fakat yağlanmaya da sebep oluyordu diye 1 lt. içmek gereksiz fazla bi oran. 5 su bardağı yapar. Mantığı yok zaten en başta. Mesela elma suyu yüksek fruktoz içerir. Pektin değeri düşüktür meyve sularında. Bu yüzden doygunluk söz konusu değil en fazla şişkinlik oluyor o da sıvı alımından ötürü. 1 tane elma ile yarım su bardağı 90 ml elma suyu alabilirken meyve suyu olarak 5 su bardağından bahsediyorsun. Elma örnekÖyle ki elma suları reçel yapımında dahi kullanılabiliyor. O kadar yüksek fruktoza 1 lt. süt bile içsen zararlı olabilir senin için. Gaz ve laktozdan günde 1 lt. ve üzeri içilebilecek tek şey su. Başka bir şey o kadar içilmez, zarardır. quoteOrijinalden alıntı Nétwork Meyve suyu konsantre hale getirilirken posasından vs. ayrıştığı için raf ömrü daha uzun dediğimiz şey ise fruktoz. Glikoz veya direkt şeker değil. Yani meyve suyu invert şeker dediğimiz kategoride değil. Fruktoz, fazla alındığında vücutta ayrışmadığı için büyük bir kısmı idrarla atılıyordu fakat yağlanmaya da sebep oluyordu diye 1 lt. içmek gereksiz fazla bi oran. 5 su bardağı yapar. Mantığı yok zaten en başta. Mesela elma suyu yüksek fruktoz içerir. Pektin değeri düşüktür meyve sularında. Bu yüzden doygunluk söz konusu değil en fazla şişkinlik oluyor o da sıvı alımından ötürü. 1 tane elma ile yarım su bardağı 90 ml elma suyu alabilirken meyve suyu olarak 5 su bardağından bahsediyorsun. Elma örnekÖyle ki elma suları reçel yapımında dahi kullanılabiliyor. O kadar yüksek fruktoza 1 lt. süt bile içsen zararlı olabilir senin için. Gaz ve laktozdan günde 1 lt. ve üzeri içilebilecek tek şey su. Başka bir şey o kadar içilmez, zarardır. Bir şey eklemek istiyorum, eğer yemek yedikten sonra, karaciğeriniz vücuda alınan glikozları depolama çalışırken + olarak fruktoz alırsanız bu yağlanmaya sebep olur. örneği yemek yedikten hemen sonra bir elma yerseniz bu yağlanma yapa/bilir.direkt yapar demek de doğru değil, yine biyokimyasal olarak ayrıntılı açıklamaları mevcut. açken yenen meyvenin ise yağlanmaya bir etkisi olmaz. zira vücutta glukoz fazlası yoktur, acil enerji kaynağı ihtiyacı vardır. Sayfaya Git Sayfa
Fabrikaya 7span>Her gün kg. meyveyi tek tek ellerimizle topluyoruz. Aynı gün fabrikamıza götürüyoruz../span> 7/div> ve Kontrol 7span>Her ÅŸiÅŸede aynı lezzet olsun diye hepsini dikkatle kontrol ediyoruz. Her birini itinayla yıkıyoruz../span> zumo-inspect"77/i7 7/div> zumo-boiler1"77/i7 Taze Hem Dayanıklı 7span>Topladığımız kg. meyveyi aynı evinizde yaptığınız gibi tazecik sıkıyoruz. Su katmadan, kimyasal koymadan 9 ay dayansın diye pastörize ediyoruz../span> 7/div> Kadar Her Åey SaÄŸlıklı 7span>Steril ortamda hijyenik ÅŸiÅŸelerimize dolduruyoruz, kapağını özenle kapatıyoruz../span> zumo-bottle"77/i7 7/div> zumo-truck1"77/i7 Yanıbaşınızda 7span>Her gün taze meyve suyu keyfini yaÅŸamanız için size en yakın satış noktasında yerimizi alıyoruz../span> 7/div> 7/div> ./section> %100'lerden Farkımız7/div> DoÄŸanın hediyesi meyveleri kendi saflıklarına hiçbir katkı yapmadan, en doÄŸal halleriyle sizlere sunuyoruz. İşte bu yüzden, %100 meyve suyu deÄŸil gerçek meyvenin suyuyuz. Dalından yeni kopartılmış 2 kilo taze portakaldan 1 litre portakal suyu elde ediyoruz. Pastörize ettiÄŸimiz taze sıkılmış meyve suyunu sterilize ÅŸiÅŸelere koyuyoruz../p> %100 meyve sularında ise meyvenin suyu sıkıldıktan sonra yüksek derecelerde kaynatılarak suyu buharlaÅŸtırılıp, meyve püresi-konsantresi haline getiriliyor. Depolarda bekletilen konsantreler gerektiÄŸi zaman; su, askorbik asit ve sitrik asit ile karıştırılarak %100 meyve suyu elde ediliyor. Zumosol'ün hijyenik ÅŸiÅŸesi içinde meyve suyunun kendinden baÅŸka hiçbir ÅŸey yok../p> 7/div> ./section> Konsantre Meyvesuları ve Nektarlarından 7span style3lcolorwhite;">Farkımız7/div> Taze SıkmaMeyve Suları zumo-orange"77/i7 Meyveler Toplanır zumo-squeezer"77/i7 Taze Olarak Sıkılır zumo-boiler1"77/i7 Pastörize Edilir zumo-bottle"77/i7 Steril Ortamda ÅiÅŸelenir Konsantreden ve Nektarlarından Yapılan Meyve Suları Meyveler Toplanır zumo-branch"77/i7 Meyve Konsantresi Fabrikalarında Sıkılır zumo-factory"77/i7 Su BuharlaÅŸtırılarak Meyvelerin Suları Konsantre Edilir zumo-boiler2"77/i7 Meyve Konsantreleri Meyve Suyu Fabrikalarına Nakledilir zumo-truck2"77/i7 Meyve Konsantrelerine Su, Asit Dengeleyiciler ve Yerine Göre Åeker ve Tatlandırıcılar Eklenir zumo-drop"77/i7 Pastorize Edilir zumo-boiler3"77/i7 Paketlenir zumo-tetrapack"77/i7 ./section> NFC'nin Farkı7/div> 7/div> ./section> Üretimimiz7/div> 7/div> 7p>Zumosol "güneÅŸ suyu" demektir. Avrupa’nın en büyük ikinci meyve suyu üretim tesislerine sahip Zumosol, Sagra Holding güvencesi ve %100 Türk sermayesi ile, Türkiye’de henüz kullanılmayan bir teknoloji sayesinde gerçek taze sıkma meyve suyu üretiyor../p> Dünyanın en lezzetli portakallarının yetiÅŸtiÄŸi Akdeniz, verimli toprağı ve güneÅŸin bereketiyle besliyor bahçelerimizi. Bu bahçelerde yetiÅŸen portakallar o kadar verimli ki, her biri kendi ağırlığının yarısı kadar portakal suyu içeriyor. Zumosol üretim tesisleri iÅŸte bu bahçelerin tam kalbinde, dalından tek tek özenle topladığımız portakallar taze taze gelebilsin diye../p> Taze toplanmış 12milyon portakal, dev tırlarla her gün fabrikamıza geliyor. Önce güzelce yıkanıyorlar, sonra da uygun ÅŸeker miktarı ve asidite oranına sahip olup olmadıklarını test edebilmemiz için laboratuara gönderiliyorlar. Zumosol kalite standartlarına uygun ÅŸekilde ilk sınavı geçen portakallar, tekrar yıkanıyorlar. İçlerinden zarar görmüş olanları, tek tek özenle ayıklanıyor. Hemen ardından boylarına göre tekrar birbirinden ayrılan portakallarımız, sularının sıkılması için özel sıkma makinelerine gönderilmeye hazır hale geliyorlar. DoÄŸal yöntemle özel olarak sıkılan her 2 kilo portakaldan 1 litre portakal suyu elde ediliyor../p> Portakal sularımızı, tazeliÄŸini kaybetmeden pastörize olacakları dev kazanlara aktarıyoruz ve pastörizasyon iÅŸlemini gerçekleÅŸtiriyoruz. Konsantre meyve sularının içinde bulunan; su, ÅŸeker, tatlandırıcı, aroma ve asit dengeleyici gibi hiçbir katkı maddesini, Zumosol’ün doÄŸal taze sıkılmış meyve suyuna katmıyoruz. İşte gerçek doÄŸallık buradan geliyor ve bu doÄŸallığın taze kalabilmesi için, portakal sularımızı özel Zumosol ÅŸiÅŸelerine dolduruyoruz ve steril iç kapaklar takarak kapatıyoruz../p> +18 derecede saklanabilen ve 9 ay raf ömrüne sahip Zumosol portakal sularımıza, dış etiketleri de takıldıktan sonra, sizlere ulaÅŸmak üzere fabrikamızdan yolcu ediyoruz../p> %100 DoÄŸal ve su katılmamış portakal suyu Zumosol iÅŸte böyle üretiliyor..../p> ./section> Ico-01 ./symbol> Ico-02 ./symbol> Ico-03 ./symbol> Ico-04 ./symbol> Ico-05 ./symbol> Ico-06 ./symbol> Ico-07 ./symbol> Ico-08 ./symbol> Ico-09 ./symbol> Ico-10 -742192162h21 0167v8 2=. 16 07316-4628 16249-17..6191 017s172-16ss167s172-16ss46 0 07s8735263153.. 3-e> .585-0 924-8t23916cov-8t23916co-0 924-8t29e,339 136497 . 183172-. 419z"77/446 > ./ 71056 9 ./l./ 005 2325728at27 2325728at27 385 2325728at27 2325728at27 385r,u'8s446 45 23288632213-5572866764 0 0 12 00vt27 385 2325728a 0 0.. 2325728at27 385r,lh7 00at2s t27 385 2325 5/.364 5/.364 0 5/.364 0 092h4385 0 77665-26625 .. < 385r, 0
.• 21 Temmuz 2021 - 1720 • Son Güncelleme 21 Temmuz 2021 - 1758• 21 Temmuz 2021 - 1720 • Son Güncelleme 21 Temmuz 2021 - 17581Hangi besinlerin daha sağlıklı ve organik olduğuna dair yüzlerce iddia var. En tehlikeli olanı da birçok kişinin gıda alanında uzman olmayan kişilerden, çevresinden duyduğu bu iddiaları doğru olarak kabul ederek uygulamaya çalışması. Hatta öyle ki bazen doğru bildiğimiz yanlışlar yüzünden vücudumuza gereksiz kısıtlamalar getirip dengeli beslenmeyi iyice zorlaştırıyoruz. Dondurulmuş gıdalar besin değerini kaybeder mi? Tavuklara antibiyotik veriliyor mu? Yumurta sarısı tazeliği hakkında bilgi verir mi? Meyve suları çürük meyvelerden mi üretilir? Gıda Mühendisi Ebru Akdağ, gıda alanında doğru bilinen yanlışların anlattı. 2Her dönemin cevabı en merak edilen sorusuyla başlamak istiyorum Ambalajlı sütler dediğimiz UHT yöntemiyle üretilen uzun ömürlü sütler sağlık için zararlı mı? “UHT edilmiş sütün hiçbir faydası yok”, “İçine ilaç katıyorlar”, “UHT süt bağımlılık yaratıyor” iddialarında bulunanlar var. Bunların hepsi hurafe… UHT Ultra High Temperature, 1961’den bu yana sıvı gıda işlemesinde tüm dünyada kullanılan yüksek teknolojidir. Süt, 135–150ºC’de 2 – 6 saniye gibi bir kısa sürede ısıtılıp soğutulduktan sonra aseptik mikroplardan arındırılmış koşulda, steril altı katmanlı ambalajlara doldurulur. 3Ambalajı açılmazsa da oda sıcaklığında uzun süre besin değerini korur. Yani UHT süt hem ısıl işlem hem de ambalajlama teknolojisi sayesinde hiçbir koruyucu katkı maddesine gerek olmadan besin değerinin korunduğu bir günlük süt, UHT sütten daha fazla vitamin ve mineral mi içeriyor? Yani daha mı faydalı? Pastörizasyon 72 derecede 15 saniye civarında yapılır. İlk kez 1860'larda Fransız bilim insanı Louis Pasteur tarafından geliştirilen bu yöntem, mikroorganizmaların ısı yardımıyla tahrip edilmesi esasına ve pastörize süt ile çiğ süt arasında besin değeri açısından önemli bir fark olmadığı bilimsel araştırmalarla ortaya konmuştur. Ancak pastörize sütün besin değeri az da olsa UHT’den daha yüksektir. Hastalık yapma riski açısından ise UHT ve pastörize sütte sorun yokken sokak sütü endişelerin ana evde dondurma yöntemi uygulayarak bazı gıdaları depoluyoruz kimimiz de paketli dondurulmuş gıdalara yöneliyoruz. Dondurulmuş gıdanın besin değer değişir mi? İçine koruyucu konuluyor mu? Dondurulmuş gıdalar, mevsiminde toplanmış meyve sebzelerin, yıkanıp temizlendikten sonra “tek tek dondurma” sistemi ile birkaç dakika içerisinde şoklanmasıyla üretilir. Bu şekilde, hiçbir koruyucu katkı maddesi eklenmeden besin değerini raf ömrü boyunca korur. Hatta yapılan araştırmalar dondurulmuş meyve sebzenin besin değerinin pazardan, marketten alınanlardan genellikle daha yüksek olduğunu ortaya dalından kopartılan, kökünden ayrılan meyve ve sebzeler, ilk andan itibaren besin değerini kaybetmeye başlar ve markete gelene kadar genelde yaklaşık 1 haftalık yolculuğu vardır. Bu esnada da besin değerini kaybeder. Dondurulmuş ürünler ise hasattan saatler sonra şoklandığı ve kullanılan teknoloji sayesinde, besin değerini muhafaza pek çok kişinin mutfağından uzak tutmaya çalıştığı margarin, trans yağ ve kolesterol içeriyor mu? Margarin trans yağların riskleri bilinmediği zamanlarda trans yağ içeriyordu. Çünkü trans yağ ürüne eklenen bir şey değil, üretim esnasında istenmeden oluşuyordu. Riskleri ortaya çıkınca üretim teknolojisi değişti. Türkiye bu konuda dünyada trans yağsız üretime geçen ilk ülkelerden yıldır ülkemizdeki margarinlerde trans yağ yok kabul edilen seviyenin altındadır. Kolesterol ise margarinle hiç bağdaştırılamaz çünkü kolesterol hayvansal gıdalarda olur. Halbuki margarin bitkisel yağların karışımından oluşur, dolayısıyla her bitkisel gıda gibi margarinler de kolesterol taze, doğal olduğunu belirlemek için ilk baktığımız şey sarısının rengi oluyor. Sadece gezen tavuk yumurtasının sarısı mı koyu olur? Yumurtanın sarısının rengi, tavuğun cinsine ve beslenme şekline göre değişir. Kalite standardı olarak kullanmak doğru değil. Gezen tavuk yumurtasının besin değerinin diğerlerine kıyasla daha yüksek olduğunu gösteren kanıt da yoktur. Yumurtanızın tazeliğini anlamak istiyorsanız size test etmek için ipuçları feneriyle test Yumurtanın tazeliği, içeriğine bağlıdır. El fenerini yakıp yumurtanın sivri ucu ışığa bakacak şekilde tutun. Yumurta tazeliğini kaybettikçe içindeki hava boşluğunu büyüyecektir. Ayrıca döllenmiş bir yumurta altı gün kuluçkaya bırakılırsa cenin siyah iplikçik şeklinde görülebilir; testi Taze yumurtayı kulağınızın yakınında hafifçe sallarsanız hiçbir ses duymazsınız. Fakat aynı işlemi bayat yumurta ile gerçekleştirirseniz yumurtanın içerisindekilerin hareket ettiğini duyarsınız. Çünkü içerisindeki boşluk testi Yumurtayı kırıp sarısını avucunuza alın. Nazikçe iki parmağınızla yumurta sarısını tuttuğunuzda, zarı patlamıyorsa yumurta taze her gıdada olduğu gibi yumurta alırken de ambalajının üzerindeki son kullanma tarihine kabuk rengine sahip yumurta beyaz kabuklu yumurtadan daha mı iyi? Yumurtanın renginin kalitesiyle hiçbir bağlantısı yoktur. Aslına bakarsanız yumurtanın üstünlüğünü rengine bağlamak, tüy rengine bağlamaktan farklı değil. Tavuğun cinsi yumurtasının renginde belirleyici olan de kulak lopları da beyaz olan İtalyan Leghorn tavuklarının yumurtaları beyaz olur. Tüyleri kırmızı, sarı veya kahverengi olup kulak lopları kırmızı olan Avusturalyalı Orpington tavukları ise kahverengi yumurtalara her yumurta beyazdır. Renklenmesi yumurtanın tavuğun yumurtlama kanalındaki 26 saatlik yolculuğunun sonlarına doğru olur. Yumurtaya kahverengi rengini veren pigmentler yumurtanın oluşumundan sonra eklendiği için kabuğun sadece dış yüzü renkli pişen tavuk doğal olan tavuk mudur? Tavuğun geç pişmesi ırkıyla ve yaşlılığıyla ilişkilidir. Köyde yetiştirilen tavuklar genellikle kesme dönemine kadar yaşlandırılmış olduğu için etleri daha geç pişer. Endüstride en hızlı yetişen, kolay pişebilen körpe tavuk ırkları üretildiği için, markette aldığınız tavuk çok daha kolay gıda’ denildiğinde akla gelen besinlerden biri de tavuk. Öyle ki “Artık eve tavuk almıyorum” diyen hatırı sayılır derecede fazla kişi var. Tavuklara antibiyotik veriliyor mu? Türkiye’de dünyada olduğu gibi kümes hayvanlarında büyüme amaçlı hormon kullanımı yasaktır. Öte yandan bu hem teknik hem de maliyet açısından rasyonel değildir. Çünkü tavuk yemlerine büyüme hormonu katılması bir işe yaramaz, bunlar hayvanın midesine ulaştıklarında parçalanıp etkisiz hale etkili olması için tavuklara enjekte edilmesi gerekir; hem de her gün ve günde bir defadan fazla. Bunun için yetiştiricinin bütün gününü tavuk kovalayarak geçirmesi gerekecektir. Sizce de binlerce tavuğun olduğu üretim hanelerinde her gün, her bir tavuğu birkaç kez yakalayıp enjeksiyon yapmak teknik açıdan anlamsız, maliyet açısından da hayvanları koruma amaçları dışında antibiyotiklerin büyütme amaçlı yem katkı maddesi olarak yemlere katılması tedavi edilen bir hayvanın eti, sütü, yumurtası da antibiyotik içerir mi? Ülkemizde antibiyotik kullanımına ilişkin yasal düzenlemeler AB mevzuatı ile uyumludur. Antibiyotik uygulaması sadece tedavi için hastalık durumunda veteriner hekimin yazdığı reçete doğrultusunda ilgili mevzuata uygun şekilde hasta hayvanların da tedavi edilmesi gerekir. Bunun insanlara bir etkisi olmaması için antibiyotik kullanılması durumunda her türlü riski ortadan kaldırmak adına kesimden önce ilaç arınma süresinin bekleme süresi dikkate alınması yasal gıda katkı maddeleri kansere yol açar mı? Hiçbiri kansere yol açmaz. Bir gıda katkı maddesinin kansere yol açabileceğiyle ilgili en ufak bir şüphe olsa o gıda katkı maddesinin kullanımına izin verilmez. Gıda katkı maddelerinin kullanılmasına izin verilmesi sürecinin arkasında uluslararası bir bilim ordusunun 10 – 15 yıllık çalışması yer katkı maddelerinin yönetiminden Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü FAO ve Dünya Sağlık Örgütünün WHO, Ortak Birleşik Gıda Katkıları Uzmanlar Komitesi JECFA sorumludur. Ayrıca Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi EFSA ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi FDA gibi uluslararası gıda ve sağlık otoritelerinin de görüş birliği olması durumunda ilgili gıda katkısının kullanımına izin kanseri, katkı maddelerinin kullanımı öyle bir ayarlanır ki, bir insan 70 – 80 yıl yaşam ömrü boyunca, her gün o katkıyı tüketse dahi, hiçbir etkinin gözlemlenmeyeceği seviyeye izin verilir. Gıda katkılarına bırakın izin verilmesini, değerlendirme aşamasına geçebilmesi için bile insanlara fayda sağlayacak bir işlevinin olması gerekir. Avantajları arasında ise aşağıdakiler yer alır26-Gıdada hastalık yapıcı mikroorganizmaların gelişmelerini önlemek,-Gıdanın besleyici değerini korumak,-Özgün diyet ihtiyaçları olan insanlara özel üretim,-Lif, vitamin, mineraller gibi sağlığa olumlu etkisi olacak maddelerle güçlendirilerek besin değerinin artırılması,-Daha uzun bir raf ömrü,-Gıda israfının önlenmesi,-Gıdanın dokusal özelliklerini, lezzetini, rengini geliştirmek,-Gıda çeşitliliği sağlamak,-Sağlık riski yaratan oksidasyon gibi istenmeyen reaksiyonları sarı ya da beyaz olması kalitesini mi ortaya koyar? Tereyağının rengi hayvanın beslenme şekline ve besinlerinde belirleyici rol oynadığı için mevsimlere bağlıdır. Rengi tereyağı kalitesinin bir göstergesi değildir. Eğer sütü kullanılan inek, koyun ya da keçi çimen ve ot gibi yeşillik ağırlıklı beslenme şekline sahipse, bu yeşillikler içerisindeki karotenoid maddesi nedeniyle tereyağı daha sarımsı renge sahip besiniyle sütüne geçen karotenoidler, yağda çözünerek aynı zamanda tereyağına rengini verirler. Fakat tereyağı yapımında sütü kullanılan hayvan saman, arpa ve buğday gibi yemlerle besleniyorsa bu gıdalarda renk verici maddeler bulunmadığı için tereyağının daha açık renkte olması tüketiciler aynı renkte tereyağı beklentisinde olduğu için tereyağı üretiminde Kodeks’te izin verilen bitkisel ve mineral kaynaklı renklendirici maddelerin kristalleşmesi o balın doğal, hakiki, halis bal olduğunu gösterir mi? Balın kristalleşmesi normaldir. Ancak bu doğal, hakiki, halis veya başka bir çıkarım yapmak için geçerli bir gösterge değildir. Bal, türüne, saklama koşullarına, saklama uzunluğuna vb. gibi etkilere göre kristalleşebilir de kristalleşmeyebilir en kolay taklit edilebilen, öte yandan gerçekliği en zor anlaşılabilen gıdalardandır. Tüketici olarak bizim balın doğallığını, gerçekliğini anlamamız kesinlikle mümkün değildir. Bunun için çok sayıda özelliğine bakılan laboratuvar amaliz sonuçları ürün tüketmek sağlık için zararlı mı? Metal ambalaj içinde satılan konservelerde metalin gıdaya geçmesi söz konusu mu? Konserveleme yöntemi Napolyon zamanında, ordunun hem yanında bozulmadan hem de besin değerini koruyarak saklayabileceği gıdalara ihtiyaç duymasıyla keşfedilmiştir. Konserve ürün tüketmenin sağlık açısından bir sakıncası olmadığı gibi sebze meyve tüketimini artırmak ve gıda israfını önlemek açısından da olumlu etkisi veya dondurulmuş muadillerine kıyasla konserve gıdalardaki besin değeri biraz daha düşüktür. Ancak bu onları diğerlerine ulaşamadığımız zamanlarda veya yemek pişirmeye vakit olmadığında iyi bir gıda alternatifi olmaktan uzaklaştırmaz. Konservelerde kullanılan ambalajlar gıdaya herhangi bir geçiş olmaması için gerekli testlerden ve meyve çaylarının poşetinde plastik var mı? Poşet çay sanıyorum biraz da ismi dolayısıyla yanlış anlaşılıyor çünkü poşet denildiğinde insanların aklına ilk gelen naylon oluyor. Halbuki poşet çayların poşetinin bununla hiç ilgisi yok. Türkiye’deki başlıca çay üreticilerinin kullandığı poşetler, muz ağacının kuzeni diyebileceğimiz muzgillerden Abaka ağacının liflerinden ketenden üretilen gömlekler yağmurda erimiyorsa Abaka ağacından üretilen çay poşetleri de sıcak suda erimiyor ama çayın içeriğinin suya geçmesine olanak sağlıyor. Dolayısıyla bunlar bitkisel gıdalar paketlenirken içine karışan plastik vücutta birikip hasta eder mi? Gıdaya uygun ambalaj kullanılmıyor veya gıda uygun koşullarda saklanıp kullanılmıyorsa ambalajdan gıdaya istenmeyen bileşiklerin geçişi olabilir. Bu da insan sağlığı açısından risk yaratır. Bunun için kayıt dışı ve açıkta satılan ürünlerin ambalaj gıda ilişkisine güvenemeyiz. Sadece yönetmeliklere uygun üretilmiş ve ambalajlanmış gıdalarda bir sorun olmamasını satılan gıdalarda uygun ambalaj mı kullanılmış yoksa daha önce kullanılmış bir ambalajı tekrar mı kullanmış bilemeyiz. Gıdanın muhafazasında uygun olmayan kimyasallar içeren ambalajlar kullanılması, gıdaya geçen tüketime uygun olmayan kimyasalların vücutta birikmesine neden olabilir, bu da sağlık riski gıdalar paketlenirken içine karışan plastik vücutta birikip hasta eder mi? Gıdaya uygun ambalaj kullanılmıyor veya gıda uygun koşullarda saklanıp kullanılmıyorsa ambalajdan gıdaya istenmeyen bileşiklerin geçişi olabilir. Bu da insan sağlığı açısından risk yaratır. Bunun için kayıt dışı ve açıkta satılan ürünlerin ambalaj gıda ilişkisine güvenemeyiz. Sadece yönetmeliklere uygun üretilmiş ve ambalajlanmış gıdalarda bir sorun olmamasını satılan gıdalarda uygun ambalaj mı kullanılmış yoksa daha önce kullanılmış bir ambalajı tekrar mı kullanmış bilemeyiz. Gıdanın muhafazasında uygun olmayan kimyasallar içeren ambalajlar kullanılması, gıdaya geçen tüketime uygun olmayan kimyasalların vücutta birikmesine neden olabilir, bu da sağlık riski suyunun içinden küf çıkması tamamen üretimsel bir hata mı? %100 meyve suyu koruyucu katkı maddesi konulması yasak olan ve dolayısıyla yüksek besin değeriyle kolay bozulmaya yatkın bir üründür. Meyve suyunda küf oluşumu üretim hatasından kaynaklanabilir. Ancak böyle bir durum üretim hattında yapılan rutin kontrollerde tespit edilir ve ilgili parti ürün imha meyve suyunun tadı kötü olabileceği gibi ambalajı da şişme yapar. Yani satılabilecek bir ürün olmaktan çıkar. Üreticiler üretimin kritik her aşamasında örnek alarak laboratuvarda ürünü analiz suyundan çıkan küfün temel nedeni aslında üretimden çok daha büyük ihtimalle nakliye, satış kanallarında ambalaj zedelenmesi dolayısıyla olur. Ambalaj delinir, yırtılır ve meyve suyu havayla dolayısıyla mikroorganizmalarla buluşursa bozulma başlar. Bir diğer sık rastlanan tüketici kullanımı suyu kapağı açıldıktan sonra buzdolabında saklanmalı ve en fazla 3-4 içinde tüketilmelidir. Doğru saklama koşulları ve saklama ömrüne uyulmaması durumunda meyve suyunda küf oluşur. Zaten bu da meyve suyunda koruyucu olmadığının bir meyve suları gerçekten katkısız mı? %100 meyve sularına şeker, tatlandırıcı, aroma verici, renklendirici koruyucu vb. katkı maddelerinin eklenmesi yasaktır. Yani bunlar evinizde sıktığınız meyve suyuna çok benzerdir. En büyük fark, raf ömrü boyunca bozulmadan besin değerinin korunabilmesi için ısıl işlemden suları çürük meyvelerden mi üretilir? Meyve suyunun yasal düzenlemedeki tanımında “sağlam, olgun, taze veya soğukta ya da dondurularak muhafaza edilmiş” meyvelerden üretilmesi gerektiği ifade edilir. Çürük meyveden meyve suyu elde etmek mümkün değildir. Ancak nasıl kilolarca meyve alırsak aralarında çürüğe rastlamak mümkünse fabrikaya gelen tonlarca meyve arasında da çürükler olması nedenle meyve suyu üretimine geçişte ilk basamak “ayırma”dır. Hareketli bantta ilerleyen meyvelerin başındaki çalışanlara verilen talimat “Yiyemeyeceğin meyveyi ayır” şeklindedir. Bu sadece çürük olanlar için değil, ham olanlar için de geçerlidir. Eğer fabrikaya gelen kamyondaki meyvelerde çürük oranı yüksekse meyveler kabul mikrodalgada ısıtılması herhangi bir sağlık riski yaratır mı? Mikrodalgalar bir "elektromanyetik" radyasyon biçimidir. Bunlar hücrelere zarar verebilen iyonlaştırıcı radyasyondan farklıdır. Mikrodalgalar, radarlarda, telefon, televizyon, saç kurutma makinesi gibi ev aletlerinde mikrodalga fırında pişirilen gıdaların "radyoaktif" hale geldiği büyük bir hurafedir. Bilimsel araştırmalar, bakımlı ve kullanım kılavuzuna uygun şekilde kullanılan mikrodalga fırınların güvenli olduğunu ortaya koyar. Eğer saç kurutma makinenizden korkmuyorsanız mikrodalga fırınınızdan korkmanıza da gerek ürünlere şeker yerine glikoz şurubu, elma suyu konsantresi, yüksek fruktozlu mısır şurubu mu ekleniyor? Glikoz şurubu, elma suyu konsantresi ve yüksek fruktozlu mısır şurubu birbirinden çok farklı değildir. Bunların hepsi formülleri birbirine çok yakın şeker gruplarıdır. Dolayısıyla bir ürüne bunlardan biri yerine diğerinin eklenmesi onu diyet ürün haline tuzu birçok hastalığın önlemesinde etkili mi? Tuz tuzdur. Kaya tuzunun herhangi bir üstünlüğü yoktur. Kaya tuzu, bildiğimiz sofra tuzunun çok az miktarda başka elementlerle karışmış halinden başka bir şey çalışmalar aşırı tuz tüketimi ile kalp, damar hastalıkları ve özellikle hipertansiyon ilişkisini ortaya koymuştur. Bu etkilerin sorumlusu, tuzun ana maddesi sodyumun aşırı alımıdır. Kaya tuzunun da yüzde 97’si, asıl bileşeni “sodyum” olduğuna göre, onun da aşırı tüketimi sağlık açısından sakıncalı tuzlarının, c¸ok sayıda mineral ic¸erdigˆi için birc¸ok hastalıgˆın o¨nlenmesinde etkili oldugˆu söylentisi hurafedir. Evet, kaya tuzunun yapısında başka bazı elementler de bulunur ancak bunlar eser miktarlarda yani sağlık üzerine etki edemeyecek kadar az yandan kaya tuzlarının bileşiminde, insan sağlığı açısında “çok riskli” olduğu bilinen plütonyum, talyum ve radyum gibi maddeler ve “kurşun” gibi ağır metallerin de bulunduğundan ise pek bahsedilmez nedense. Ancak korkmayın, bunlar da yine “eser” miktarlarda olduğu için olumsuz etkisi tuzu çoğunlukla iyot açısından zenginleştirilmiştir. Bundaki amaç, iyot eksikliğinin ve tiroit problemlerinin azaltılmasıdır. Bu yüzden pek çok ülkede yasal düzenlemeler yoluyla sofra tuzlarına iyot tüketimi herkes için zararlı mı? Nüfusun %1’inden azında görülen çölyak hastalarının glüteni beslenmelerinden çıkartmaları gerekir ve glüten intoleransı veya alerjisi bulunanların da hassasiyetlerine göre glütenden mümkün olduğunda uzak durmalarında fayda vardır. Ancak bu glüten hasta ettiği için değil, hastalığı veya alerjisi olan insanların vücudunun glütene tepki vermesi dolayısıyla ortaya çıkan bir düşman ilan edilmesi ise hatalı bir modadır. Glüten buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunan bir proteindir. Bilim dünyası “tam buğday ürünlerine ilişkin olumsuz görüşleri destekleyen hiçbir veri olmadığı ve tüketiminin de şişmanlıkla ilişkilendirilemeyeceği” ötesinde eğer glütenle ilgili bir sorununuz yoksa glütensiz beslenme sağlığı tehdit edici bile olabilir. Amerikan Kalp Birligˆi’nin 2017’deki toplantısının raporunda düşük glutenli beslenmenin tip 2 s¸eker hastalıgˆı riskini artırabilecegˆi beslenmenin uzun sürede insan sağlığına etkilerini gösteren en büyük çalışma ise 2017’de British Medical Journal’da yayınlanmıştır. 110 binden fazla sağlık çalışanının, 25 yılı aşkın bir süre izlendiği bu çalışmada, glüten nedeniyle tam tahılları tüketmeyen bireylerin kalp hastalığı riskinin arttığı go¨sterilmiş ve sonucunda “Çölyak hastalığı olmayan kişiler glütensiz diyete teşvik edilmemelidir” notu yemek pişirmek ya da kızartma yapmak sakıncalı mı? Raflarda çeşitli zeytinyağları natürel sızma, natürel birinci, riviera gibi var ve bunların her biri pişirmeye de kızartmaya da uygundur. Önemli olan yağların defalarca yandan sızmaları sıcak yemeklerde kullanmak sakıncalı olmasa da biraz yazık olur. Çünkü ısıl işlem faydalı bazı fenolik bileşenleri kaybetmemize neden olmaktadır. Aslında pişirme kızartma gibi işlemleri rivieara zeytinyağı veya diğer bitkisel yağlarla yapılması daha hesaplı bir gıdaları tüketmek, vücutta radyasyon birikimin yol açar mı? Gıda ışınlamanın amaçları; hasta edici mikroorganizmaları yok etmek ve gıdayı çürüten mikroorganizmaları azaltmak, parazitleri elimine etmek, küflenme, filizlenme, çimlenme ve tomurcuklanmayı önlemek, olgunlaşmayı geciktirmek ve gıdamızın daha uzun süre güvenle saklanabilmesini kelimesi insanları korkutsa da gıda ışınlanmasında bu gereksiz bir korkudur. Bu uygulamanın etkileri 30 yılı aşkın süredir dünya çapında bilimsel kurumlar tarafından araştırılmış ve ışınlanan gıdaların hiçbir şekilde radyoaktif olmadığı, radyasyon yaymadığı ve kalıntı barındırmadığı ortaya Sağlık Örgütü WHO, ABD Tarım ve Gıda Örgütü FDA, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu IAEA, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri CDC ile ülkemizdeki kamusal ve bilimsel otoriteler uygun teknolojilerle ışınlanan gıdaların hem güvenli hem de beslenme açısından yeterli olduğu sonucuna NASA astronotları uzay yolculukları sırasında herhangi bir gıda kaynaklı hastalığa yakalanmamak için ışınlanmayla sterilize edilmiş gıdaları tüketmektedirler. Milliyet
elma suyu konsantresi zararlı mı